Kâinatın Şahidi
Gözünü açıp bak şu gökyüzüne, Mavi atlas serilmiş yeryüzüne. Her yıldız bir kandil, geceyi süsler, Bu muazzam düzen O’nu müjdeler. Bir tohum çatlar da çiçek açar ya, Kuru toprak can bulup can saçar ya, Hiçbir şey tesadüf, başıboş değil, Düşün de Rabb’inin önünde eğil. Mevsimler sırayla gelir ve gider, Güneş doğup batarak tavaf eder. Bu sessiz nizamın, eşsiz sanatın, Bir tek Sahibi var tüm kâinatın. Kalbine yönel de dinle sesini, O verir aldığın her nefesini. O birdir, tektir, her şeye kadirdir, Aklı olan için varlığı zahirdir...✍🏻 ©EMİRHAN ARSLAN
Şiir
Ey Allah'ım, Aşure gününde, Musa'yı kederden kurtardığın gibi senden diliyorum ki beni de kederimden kurtar, sıkıntımı gider, göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, günahımı bağışla ve bütün hâlimi düzelt. Ey Allah'ım, bu günü ferahlık, bereket ve merhamet başlangıcı kıl; onda bana umduğumu nasip et ve sevdiğimle gözümü gönlüme serinlet. Ey rahmeti bol olan, ey dualara yakın ve çabuk icabet eden, ey merhametlilerin en merhametlisi..
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Her şey yoluna girmeden önce birçok şey ters gider.
Her insanın içinde, yalnızca kendisinin bildiği bir cümle vardır. kimseye söyleyemediği, diline gelse bile sesine dönüşmeyen… hayat devam eder, takvimler değişir, insanlar gelir gider. ama o tek cümle, kalbin en sessiz yerinde beklemeye devam eder. belki de insanı değiştiren yaşadıkları değil, ömrü boyunca söyleyemediği o tek cümledir.
Hayatıma kalıcı olarak birilerini alırken yahut çıkarırken uygulamaya başladığım bir yöntem geliştirdim son zamanlarda; kendimi bu dünya da hatırladığım ilk anı getiriyorum gözümün önüne, küçücük bir kız çocuğu karşımda beliriyor, onu alıyorum kucağıma yüzümü dönüyorum o kişiye diyorum ki içimden “Ben küçük Melike’yi bu adama veya kadına emanet edebilir miyim? Hasta olunca ilgilenirler mi onunla, saygısızlık yaparlar mı? Melike bazen yorulduğunu dile getirdiğinde seni anlıyorum demek yerine bende yorgunum derler mi? Korurlar mı onu kötü insanlardan, koltukta uyuya kalınca üzerine pike örterler mi? Karnın doydu mu diye sorarlar mı, yaralandığı zaman sararlar mı? Bu adam veya kadın Melike’nin gözünde yaş olurlar mı, refahta sırt çevirirler mi, darlıkta paylaşırlar mı? Onun kanatlarını kırarlar mı uçmaya çalışırken yoksa beraberce yol alırlar mı?” biliyorum ki Melike bu ruhla gider karşısında ki dostuna, akrabasına, eşine, arkadaşına. Emanet edemiyorsam eğer onu o insana daha sıkı sarılır devam ederim yoluma…
Duygu ve Düşünce
Bazı insanlar hayatımıza misafir olarak gelir, iz bırakıp gider.