Larende'nin Varisleri serisini okuduğum sevgili Deniz Canan'ın yeni kitabı Altın Krallık Lidya .
Deniz Hanım'ın kalemine aşina ve hayran bir okur olarak elbette bu kitabını da okumasam olmazdı .
Larende'nin Varisleri gibi Altın Krallık Lidya da tarihi bir kurgu . Lidya Medeniyeti'ni hepimiz biliyoruz,çok detaylı bilgiye sahip olmasak bile genel kültür açısından birazda olsa bilgimiz vardır mutlaka.
Batı Anadolu’da Menderes ve Gediz Irmakları arasında kalan bölgeye Lidya, orada yaşayanlara ise Lidyalılar denilmiştir. Hint-Avrupa kavminden olan Lidyalılar bu bölgeye doğudan gelmişlerdir. Lidyalılar, Hititlerin daha sonra da Frigyalılar’ın egemenliği altına girmiştir.Frigler’in yıkılmasıyla Lidyalılar milattan önce 680 yılında bağımsız bir devlet kurmuşlardır. İlk kralları Giges’tir. Başkentleri Sardes’tir. Bu o dönemin en büyük ve en zengin kentidir. Giges çok güçlü bir ordu kurup sınırlarını doğuda Kızılırmak’a kadar genişletti. Kimmerlere karşı yürüttüğü savaşlar sırasında Asurlular’la işbirliği yaptı ve Kral Yolu’nu Asur’a kadar götürdü. Milattan önce 585 yılında Medler’le barış yapılarak Kızılırmak Lidyalılar’la Medler arasında sınır oldu.Son kral Kroisos zamanı devletin en parlak ve en zengin dönemi olmuştur. Ancak Pers İmparatorluğu’nun ani bir saldırısı sonucunda bu zengin devlet, tarihe karışmıştır.
Ve kitabımızda Lidya'nın son kralı Kroisos'un son zamanları , büyük oğlu Atys ve küçük oğlu Pythos ile birlikte saray yaşamı , inançları , ritüelleri , savaşları , geçmişin karanlıkları ile birlikte Lidya'nın yıkılışını anlatmaktadır .
Hiçbir taht kansız ,kavgasız elde edilememiştir ki Lidya tahtı da pek çok kişinin kanıyla gölgelenmiştir.
Sadakât ve ihanetin gölgesinde yaşamlar ...
Kroisos'un gördüğü kehanet rüya...
Güçlü ve zeki kralın aldığı tüm tedbirlere rağmen
Ölülerin çağrı kitabı
Çıldırtan kitap
Ve daha bir sürü farklı isimle anılan bu kitap öncelikle orijinali değil :) Tabii ki orijinali olsa ve okusak nasıl olurdu bilemem ama bunu okuyunca ancak çoğu yeri anlamadığınız için delirirsiniz ( eğer Sümer, Babil vb mitoloji ve tarihi hakkında bilgi sahibi değilseniz.) Onun haricinde korkunç bir yanı yok. Yazarımız olan Deli Arap kendi sonuna yaklaştığı son bölümler belki biraz daha etkileyici diyebilir. Ha bir de Lovecraft ve A. Crowley den bolca bahşedilmiş o yüzden bu yazarları da tanımıyorsanız zaman kaybı olur. Yoksa gayet güzel bir kitap.
Bu kitap bir muskadır, bir Koruma Mührüdür! Mürekkebim Tanrıların mürekkebidir...
Bu, Tanrıların Hizmetkar'ının kitabıdır.
Sümerlerin perde arkasıdır bu kitap. Bir destanın(madalyonun öteki yanı) gölgesinde kalanlardır. Haklarında efsaneler, gizemler ve uyduruk bilgiler üretilen inanışların destanıdır bu kitap. Bir korunma, bir def etme, bit savaş ve kurtuluş kitabıdır.
okuyan insanı delirttiği iddia edilen, kadim tarihin en tehlikeli büyü kitabı: "necronomicon."
pek çok kitap hakkında duymuşsunuzdur bu tanımları aslında. “okuyanın ruh sağlığını etkileyen, doğaüstü güçlerin anlatıldığı, büyü ve diğer varlıklarla alakalı ilginç bilgilerin olduğu kitap!” tanımıyla birçok kitabı duymuşsunuzdur mutlaka.
peki, ya bir kitap bu yazılanları gerçekleştirme kudretine gerçekten sahipse?
necronomicon, el hazret isimli arap bir gezgin tarafından m.s. 700'lü yıllarda şam'da yazıldı. kitabın orijinali hiçbir zaman bulunamasa da şu an belli bir kısmının yazılı olduğu hali piyasada dolaşmaktadır. kitabın ünü ise gerçekten ürkütücü detaylar barındırmasından gelir. kitap gerçek bir büyü kitabı olarak kabul ediliyor.
arabın kitabı, ölülerin çağrı kitabı, ölü isimlerin kitabı, çıldırtan kitap gibi farklı isimlerle anılan kitabın insanlara korkunç fikirler aşıladığı, karanlık gerçekleri ile okuyanları deliliğe ve hatta ölüme götürdüğüne inanılıyor. görsel içeriği de oldukça ilginç ve korkutucu detaylarla dolu bu kitabın.
el hazret'in, yıllarca çöllerde arayıp, çok eski günlükleri bulması ve delirmesinden sonra kötü ruhlarla karşılaşmasını, insanların yeryüzüne gelmesinden önce yaşanan azothoth dönemini, ruhlar alemiyle nasıl iletişim kurulacağını ve ölülerin nasıl harekete geçirileceğini anlatır. peki ne var bu korkunç kitabın içinde, ne anlatıyor.
-tufan öncesiyle ilgili inanılmaz gerçekler vardır. el hazret kaybolmuş geçmişin iç yüzünü anlatırken, tevrat´daki “yaradılış” bölümüyle, mitolojik kaynaklar arasında kesin benzerlikler olmasına rağmen tevrat bunları gizlemekte, bugüne kadar yapılan çeviriler ise kutsal kitabın aslından çok uzak. geniş ayrıntılarla geçmişin iç yüzünü anlatıyor.
- insan ırkı, dünyadan önce başka yerdeydi. buna başka
Videoda gördüp merak ettiğim için okudum sadece zaman kaybı oldu. Farklı kitap okusam daha iyiydi 1 günüm boşa gitti. Okumak isterseniz yine okuyun ama ben pek önermiyorum.
İlginçtir. Okurken değil ama bitirdikten sonra arkasından yaptığım araştırmalar sonucunda çok daha fazla keyf aldığım bir sayı oldu. Bazen anlatılan öykülerin arka planında yatan iddiaları bulmaya çalışmak da oldukça faydalı olabiliyor. Verdiğim not sadece maceranın kendisinedir. Şimdi gelelim bu sayıda ne anlatılıyormuşa! :)
İncil'in Eski Ahit bölümünde de birkaç kez bahsi geçen Gog ve Magog (Kur'an'da da Yecüc ile Mecüc olarak geçer) ile ilgili bir macera. Açıkçası Gog ve Magog iki canlı varlık mı yoksa bir yaratık ve Magog adında bir krallık mı olduğu konusu da halen belirsizdir. "Yuhanna'ya Vahiy" olarak bilinen ve 1. yüzyılın son çeyreğinde oluşturulmuş bir derleme gibi görünse de, kendisini İsa'nın "hizmetkarı" olarak adlandıran Yuhanna adlı bir kişi tarafından Ege Denizi'ndeki adalardan Patmos'da yazıldığı düşünülen bir kitap içerisinde yer alan bazı gizemli metinler sayesinde, Gog ve Magog günümüz New York'unda, gizemli bir kadın ve onu izleyen korkunç bir iblis olarak ortaya çıkarlar. Kim bunlar, ne oluyor, nereden geldiler gibi soruların yanıtları ve Kıyamet'in durdurulması için ne yapılacağı Martin Mystère'in bu macerada çözmesi gereken bilmecelerdir.
Bu hikaye ışığında, kitabın sonunda yer alan Alfredo Castelli 'nin yazdıklarına da göz atmakta fayda var.
----- xxxx ----
GOG, MAGOG VE DEMIR PERDE
İmkânsızlıklar Dedektifi'' nin maceralarında gerçek ve kurgu
..."Gog ve Magog! Gelin bana, Tatarlar! Ey Mong, Mosah, Tubal, Aneg, Ageg, Assarn, Pothim, Cephar, Alan halkları, gelin bana! Rum' a kaçtı, Zülkarneyn, demir trompetlerini bırakarak burada, Kuzeyin yuvarlak göğüslerinde. Gog ve Magog, gelin bana!"...
BARBAR GIOVANNI. Yukarıdaki satırların kulağa ürkütücü gelen isimleri, Robert E. Howard'ın Barbar Conan'ından veya başka bir