“Çaresi yok, Vasya, oğul bağımsız bir kişidir. Şahin gibidir o, istediği zaman, istediği zaman uçar gider. Ama seninle ben, bir ağaç kavuğunda biten mantarlar gibiyiz, burada yan yana dururuz, bir parmak bile kımıldamayız. Yalnız ben kalacağım seninle hep, sonuna değin, sen de benim için öyle kalacaksın.”
“Sözün kısası," dedi Sydney, "umutsuz menfaatler için umutsuz oyunların döndüğü umutsuz bir zaman bu. Bırakalım Doktor kazanmak için oynasın, ben kaybetmek için oynayacağım. Bu ortamda hiç kimsenin hayatının bir değeri yok. Bugün omuzlarda evine kadar taşınan bir adam ertesi gün idama mahkûm edilebilir.”