Puan vermedi·348 syf.··
2026 307. kitabı
Nikos Kazancakis, Zorba adlı bu ölümsüz modern klasik romanında, hayata tamamen kitapların ve felsefenin penceresinden bakan entelektüel, genç bir yazar ile onun Girit'te işleteceği linyit madeninde ustabaşı olarak işe aldığı, hayatı tüm coşkusuyla, içgüdüleriyle ve kuralsızca yaşayan Aleksi Zorba'nın dostluğunu konu alır. Yazar; bu iki zıt karakterin çatışması ve derin sohbetleri üzerinden akıl ile tutku, teori ile pratik, ruh ile beden arasındaki ebedi çelişkiyi sorgularken; hayatın anlamını, ölümü, özgürlüğü, müziğin ve dansın iyileştirici gücünü felsefi, sarsıcı ve yaşama sevinci aşılayan destansı bir dille işler.
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
9/10
·68 syf.··
2026 7. kitabı
Plutarkhos, MS 1. yüzyılda yaşamış, Yunan düşüncesinin en önemli biyografi yazarlarından biri olarak gösterilen bir büyüğümüz. :) Sparta’nın efsanevi yasacısı Lykurgos hakkında da biyografik bir eser üretmiş… Okuduğumuz kitap tam da bu işte. Plutarkhos’un amacı yalnızca tarihi olduğu gibi aktarmak değil, onun için biyografi, ahlaki ve politik bir ders verme aracı gibi… Bu nedenle Lykurgos’un Hayatı, tarihsel gerçeklerden çok, bir toplumun ruhunu şekillendiren yasaların ve karakterlerin felsefi anlamını ve değerini ön plana çıkarıyor. Lykurgos’un yaşamı rivayetlerle örülü… Kimliği, dönemi ve hatta gerçekten yaşayıp yaşamadığı bile tartışmalı… Plutarkhos, bu belirsizliği bir eksiklik olarak değil, anlatının ahlaki gücünü artıran bir unsur olarak kullanıyor. Lykurgos’un kısa süreliğine kral olup yeğeni için tahtı bırakması, onun özverisini ve halkın güvenini kazanmasını simgeliyor. Ardından yaptığı seyahatler (Girit, Anadolu, Mısır…) farklı yönetim biçimlerini incelemesine ve Homeros’un destanlarını Sparta’ya taşımasına vesile oluyor. Bu geziler, onun yasalarının entelektüel temelini oluşturması hasebiyle önemli. Lykurgos’un Sparta’da gerçekleştirdiği köklü reformları anlatılıyor kitapta. Toprakların eşit dağıtımıyla sınıfsal farkların azaltılması, altın ve gümüş paranın kaldırılmasıyla lüksün sınırlanması, ortak sofralarla yurttaşların eşitlik içinde yaşamaya zorlanması, çocukların devlet kontrolünde sert bir eğitimden geçirilmesi ve kadınların da spor yaparak toplumsal düzenin bir parçası haline gelmesi gibi yenilikler dikkat çekici… Bu düzenlemeler, Sparta’yı diğer Yunan şehirlerinden ayıran eşitlikçi, disiplinli ve askeri ruhu güçlü bir toplum haline getirmiş… Lykurgos’un yasaları yazılı bir başvuru kaynağı değil… Törelerden oluşuyor. Bu durum da, halkın bilinçli
Lykurgos'un HayatıPlutarkhos · İş Bankası Kültür Yayınları · 2010627 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
6/10
·744 syf.··
2026 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 13:20
Murakami en sevdiğim yazarlar arasında ilk üçtedir, kitapları bana hep okuma zevki de verir; sırf karakterin kendisine kahve demleyişini, makarna suyu kaynatırken hangi klasik veya caz eserini tercih edeceğini, genelde Cutty Sark ve "on the rocks" tercih edilen içkileri, sigara içilmişse Seven Stars olmasını, Beatles plaklarını ve daha nice "Murakami ögeleri"ni özleyip bile Murakami okuyasımın geldiği dönemler olur. Normalde bir yazarın eserlerinde hep ortak küme barındırması sıkıcı gelebilir -ögeler dahilinde konuşuyorum- ama bu Murakami'de böyle olmuyor benim için. Lakin bu kitapta net bir okuma zevki alamadım, tempo bazen çok yüksekken bazen de aşırı yavaşladı benim için. Niye böyle oldu bilmiyorum. Sürrealist ve büyülü gerçekçilikte yazmayı seven bir yazarımız olan Murakami bu kitabında maalesef beni çok çekemedi o dünyasına. Bu kitapta da yine diğer kitaplarında olduğu gibi ağır bir gizem havası hakim lakin ya haddinden fazla gizem mevcuttu ya da metaforları anlayabilecek kapasiteye ben sahip değildim. Baş karakterimiz Toru Okada, otuzlu yaşlarının başında işsiz bir adam. Eşi Kumiko ile "Noboru Vataya" adını verdikleri kedileri esrarengiz bir şekilde ortadan kayboluyor ve olaylar zinciri böyle başlıyor. Haddinden fazla yan karakter olduğunu düşünüyorum bu kitapta, kimi okuyucular için takibi zor kılabilir. Bir yandan da yer alsa da olur, olmasa da olur diye düşünüyorum birkaçı için. Örneğin May Kasahara neyi temsilen vardı? Düşündüğümde aklıma en yatanı "ölüm" ile ilgili düşünceleri hatırlatabilmek için var olması geliyor, motor kazası olayı ve Zemberekkuşu'nu (namıdiğer Toru Okada) kuyuya kapatarak ölüm korkusuyla yüzleştirmeye çalıştığı anları düşünerek bu kanıya varıyorum. Teğmen Mamiya neden vardı ona dair hiç fikrim yok. Sağ yanaktaki bebek yumruğuna
Zemberekkuşu'nun GüncesiHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20182,944 okunma
Kendime notlar_6
Puan vermedi·441 syf.··
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 20:16
Serinin 3.kitabında; Karınca Adası'na, çoğunlukla yine Anadolu'dan göç eden insanların hikayelerinin detaylarına hakim oluyoruz. Ada yaşantısında birlik ve beraberliğin ve her yeni gelenin sonsuz bir samimiyetle karşılanmasının sıcaklığı yer alıyor. Bu defa ana kahraman Poyraz Musa, yaşadığı travmalarını, derdini anlatarak içinde biraz daha çözüyor. Biraz da aşk gündemi var. Anadolu'dan gelen göçmenler ile Girit'ten gelenler arasında inanilmaz farklılıklar olduğu çok net anlatılmış. Kitabın genelinde doğa anlatımları yine eşsiz. Karakterlerin her birisinin kendi özlemi, kaygısı, dramı ile birlikte insanın insana ve insanın doğaya verdiği zararı da çok incelikli şekilde işlemiş. Nüfuz sahibi olanların kötücül karakterleri ve güç karşısında eğilip bükülüp menfaatlerine gelebilecek zararlara karşı büründükleri kişilikleri de tarihin akıp gitmesinin insan davranışlarında çok değişiklik yaratmadığını düşündürüyor. Iyilik iyidir, gücün kimin elinde olduğu da bir o kadar mühimdir diyebiliriz.
Tanyeri HorozlarıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20133,412 okunma
Puan vermedi·79 syf.·
2026 26. kitabı
Yedikıta Dergisi’nin Mayıs sayısını okurken tarihin sadece geçmişte yaşanıp biten hadiselerden ibaret olmadığını bir kez daha hissettim. Özellikle kapağındaki “Vikingler ve Müslümanlar” dosyası beni oldukça şaşırttı. Vikingleri yalnızca yağmacı ve savaşçı kimlikleriyle bilen biri olarak, Müslümanlarla olan ticari ilişkilerini, diplomatik temaslarını ve hatta Müslüman Vikinglerin varlığını öğrenmek dikkatimi çekti. Endülüs Emevî Devleti ile Vikingler arasında geçen sulh süreci, Yahya el-Gazâl’ın İskandinav topraklarına gönderilişi ve bazı Vikinglerin Endülüs’te kalıp zamanla İslamiyet’i kabul etmeleri, tarihin ne kadar derin ve bilinmeyen tarafları olduğunu düşündürdü bana. Özellikle İslam dünyasının Viking saldırıları karşısındaki direnci ve her şeye rağmen ilimle, ticaretle ve diplomasiyle kurduğu bağ çok etkileyiciydi. Dergide en hoşuma giden bölümlerden biri de Peygamber aşığı devlet adamı Atıf Efendi hakkındaki yazıydı. Hem devlet adamı oluşu hem de gönül insanı tarafı insanı ayrı etkiliyor. Yazıda geçen naatın ilk kıtası uzun süre zihnimde kaldı: “El-meded ey fahr-i âlem rahmeten li’l-âlemîn Mücrim ihsan kapına geldim ya şefîa’l-müznibîn…” Bu dizelerdeki mahviyet ve sığınma hissi gerçekten çok derindi. İnsan bazen bir şiirin yalnızca kelimelerden ibaret olmadığını, kalpten kalbe dokunduğunu hissediyor. Mahmud b. Abdullah el-Antâki hakkında yazılan bölüm ise anne duasının bir evlat üzerindeki tesirini yeniden düşündürdü bana. Annesinin her ip eğirişinde oğluna ilim ve zihin açıklığı için dua etmesi çok ince ama çok güçlü bir ayrıntıydı. Bir anne duasının yıllar sonra bile nasıl meyve verdiğini görmek insanı durup düşündürüyor. Girit Müslüman Emirliği ile ilgili bölüm de oldukça etkileyiciydi. Endülüslü Müslümanların sürgünden sonra Girit’te kurduğu devlet ve
Yedikıta Dergisi - Sayı 213 (Mayıs 2026)Yedikıta Dergisi · Çamlıca Basım Yayın · 202612 okunma
Otobiyografi
9/10
·496 syf.··
2026 37. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 08:42
Nikos Kazancakis'i Zorba ile bilirsiniz. Hani o yaşını başını almış maden işçisi. Girit'in bir deniz kıyısında, linyit bulmak için toprağı kazan, bir yandan santurunu çalıp şarkı söyleyen, diğer yandan dans eden, yalnız kalınca da köy yemeğini yiyip Girit şarabını içerken sohbetine başlamasını sabırsızlıkla beklediğiniz ihtiyar. Hatırladınız mı? Zorba Nikos Kazancakis'in zirvesi. El Greco'ya mektuplar ise, Zorbanl'nın yaratıcısının ruhsal otobiyografisi. Felsefi yolculuğunu öne çıkaran eseri. Kazancakis'in esaret ve özgürlük üzerine düşüncelerini, insanın anlamı ve anlamsızlığı üzerine fikirlerini ve Osmanlı imparatorluğu ve Türkler hakkındaki görüşlerini merak ediyorsanız (ve dahasını da) bu kitap tam size göre.
El Greco'ya MektuplarNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2009340 okunma