8/10
·216 syf.··
2026 37. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:21
Kitap adı gibi huzurunuzu bozacak bir kitap. Stresli ve depresif bir dönemdeyseniz pek tavsiye etmem. Olaylar John Wilder isimli karakterimizin sinir krizi geçirip bir hafta psikiyatri koğuşunda kalmasıyla başlıyor. Karakterimiz yanlış seçimler yapma konusunda bir uzman. Ona her daim destek olacak eşi, çocuğu, arkadaşı ve iyi bir kariyeri varken bunlar ona huzur vermiyor. Alkol, başka kadınlar, başka bir iş arzu ediyor durmadan. Kendisinin narsist bir tarafı da var. Eşinin ona layık olmadığını, yaşadığı bu hayattan daha iyi bir hayata layık olduğunu düşünüyor. Tabi bunda geçmişte kendi hayallerinin peşinden gidememesi de sebep. Hani arada insanın aklından geçer ya şu üniversiteye girseydim, şu işe girseydim hayatım şöyle olurdu... John'un sadece aklından geçmiyor o direkt şu anki hayatını geride bırakmak istiyor. #SPOILER Onun git gide çöküşünü okuyoruz kitap boyunca. John'dan genelde nefret etsem de ona üzülmeden de edemiyorum istemsiz. Eşi onu her daim desteklerken o durmadan Pamela'yı seçiyor. Pamela ise durmadan bir ilişkiden öbürüne atlayan bir kadın, tam hayatından çıkıyor geri dönüyor ve bu çöküşü hızlandırıyor. Aslında John insanın zayıf bir canlı olduğunun kanıtı, belki de bu yüzden beni bu kadar huzursuz etti. Yine de beğendiğim bir kitap oldu.
1000Kitap
Huzuru Bozmak - Modern KlasiklerRichard Yates · Yapı Kredi Yayınları · 202423 okunma
Yük
Puan vermedi·144 syf.··
2026 19. kitabı
Kitap, üç kuşağın (kısmen dört) kadın hikâyesi üzerinden ilerliyor. Büyükannenin, annenin ve kızın hayatı mektuplarla birbirine bağlanıyor. Her kuşak, bir öncekilerin yükünü taşırken aynı zamanda kendi yolunu arıyor. Sadece bir aile hikâyesi değil aslında; kadınların susmak zorunda kalışı, bastırılmış duyguları ve kendi hayatını seçememe hali de çok iyi anlatılıyor. Bu yönüyle kadınların kendi sesini bulma çabasını da öne çıkarıyor. Anlatım sade ama etkileyici. Büyük olaylardan ziyade iç dünyalara odaklanıyor. Yavaş ilerlese de bazı cümleler insanın içine dokunuyor. Ben beğendim, duygusal ve düşündürücü bir kitap. Tavsiye ederim.
Yüreğinin Götürdüğü Yere GitSusanna Tamaro · Can Yayınları · 201319,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi
//KİTAP TAVSİYEM "KUZGUN YEMİNİ" //ALINTILAR #Karanlık her zaman korkutucu değildir, bazen de öğreticidir... #En büyük korku bilinmeyen değil, insanın henüz tam keşfedemediği kendi zihnidir;çünkü adalet de zulüm de önce orada başlar... #Bazı karanlıklar anlatılmadıkça büyür... #Bazı hikayeler yazılmak değil, susmamak için doğar... #Bilinmezlik kapının ardında kara bir kuyu gibi bekliyordu... #Zaman yalnızca akmıyor, insanın üstüne çörekleniyordu... #Düşünceler bazen insana bir tabanca gibi doğrulabilirdi... #Gölge karanlığı değil aydınlığı getirecek... #Bazen dönmek iyidir, nereye olursa olsun... #Doğrular acıtır... Dönüşen birinin ardından koşan herkes, bir noktada aynı karanlığa girer.. #Bazı sorular soruldukları anda anlamını yitirirdi.. #Hiçbirşey söylememek en doğru cümleydi... #Bazı mesajlar anlaşılmak için değil, uyanmak için yazılırdı... #Bir insanın içinde bu kadar karanlık olabileceğini... Sevginin bazen insanı kurtarmadığını... Geç farketmişti... #Bazı sorular insanı hayatta tutmaz;sadece daha çok acıtırdı... #Yüreğinin ortasından kırılmıştı, nasıl onarılacağını bilmiyordu... #İnsan her zaman gerçeğin iyileştirdiğine inanır... #Bir insanın sevdiği birini kaybetmesinden daha önemli ne olabilirdi? Yanılmış olmak... #Bazı anlar vardır, yaşanmasa hayat devam eder, yaşandığında ise insanın içinden bir şey kopar... #Hiçbir şey aydınlığa erişmemişti, aksine herşey karanlığa gömüldü... #Bazen doğru olan şey, insanın en büyük yanlışıydı... #Bazı pişmanlıklar ses istemezdi., sessizce insanın içine çöker orada kalırdı... #Gölgeler ölümsüzdür... #Tehlike geçmişte kalmazdı, şekil değiştirirdi... //KİTAP HAKKINDA
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202616 okunma
10/10
·144 syf.··
2026 15. kitabı
Gerçekten çok güzel ve sürükleyici bir kitaptı. Reading sulmp'ta olmama rağmen rahatlıkla okudum ve çok şükür kitap okumaya geri döndüm bu kitap sayesinde. Bir katilin git gide hafızasını kaybetmesi gerçekten ilginç bir konu. Kitabın bazı yerlerinde kendimden şüphe etmeye başlamıştım artık Herkese tavsiye ediyorum okuyun arkadaşlar
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,2bin okunma
9/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
Teknoloji hayatımıza o kadar hızlı, o kadar agresif bir geçiş yaptı ki... Peki, bu kusursuz sistemlerin, insansız hava araçlarının ve plazaların soğuk duvarları arasında "insan" nerede kalıyor? Son zamanlarda beni hem en çok cezbeden hem de içten içe en çok ürküten kitaplardan biri oldu Çıban. Bilimkurgu ve distopya türünü seven biri olarak, özellikle IHA-1 ve IHA-2 ehliyet sahibi biri olan ben, İHA (Vortex) projesini geliştiren Serdar’ın dünyasına adım attığım an hikayenin içine çekildim. Ama bu sadece teknik bir bilimkurgu değil; insan ruhunun mekanikleşmeyle savaşı. Okurken yer yer öyle anlar oldu ki, kendimi Serdar ile bütünleşmiş, onun hissettiği o çaresiz kaybolmuşluk hissini kendi içimde duyar gibi buldum. Bir yanda teknolojinin büyüleyiciliğini sevip onu kucaklamak isterken, diğer yanda "Acaba ne olacak?" sorusunun getirdiği o git-geller... Sistemin kusursuzluğu arttıkça, insan zihninin ne kadar kırılganlaştığını görmek beni gerçekten ürpertti. Hem çekindiğim hem de elimden bırakamadığım, modern dünyanın getirdiği o tekinsiz yalnızlığı iliklerine kadar hissettiren bir ilk roman olmuş. Peki Siz teknolojinin bu kadar hızlı ilerlemesinden korkuyor musunuz, yoksa heyecan duyanlardan mısınız? Yorumlarda buluşalım!
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202682 okunma
6/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:51
Öbür Dünya ile Dünya arasındaki duvarlar yıkıldığında insanlar ile feyler aynı dünyada yaşamak zorunda kalırlar. Feyler insanlardan üstün olduklarını iddia ederek insanları köleleştirmek ister ve insanlar kendilerini koruma altına almak için feyler ile aralarına bir duvar örer. Fakat feylerin özgürlükleri insanlar tarafından kısıtlanmak istenmesiyle onlara bir savaş açarlar ve o duvar 20 yıl önce yıkılır. (Bir yirmi yıl vakası daha :D) 20 yıldır Doğu Avrupa’da, seçkin feyler ve insanlar egemenlikleri için savaşmaktadırlar. Kızımız Brexley, küçük yaşlarda ailesini kaybetmesiyle ülkesinin baş generali, aynı zamanda babasının yakın arkadaşıydı galiba?, tarafından sahiplenip büyütülmüş bir kızdır. Çoğu kızın aksine şanslı ve ayrıcalıklıdır. Askeri eğitim alan genç kızımız bunun yanı sırasında da hırsızlıklık yapmaktadır. (Askeri eğitimin hiçbir faydası olammış demekki, ki öyle de zaten) Ve kitabımız da böyle başlıyor aslında. Brexley, birlikte büyüdüğü ve ona sırılsıklam aşık olduğu, aynı zamanda generalin oğlu olan Caden ile Seyehat halindeki trene hırsızlık operasyonu gerçekleştiriyorlar. Caden de generalin oğlu ya, yakalanma riskine ve ününe leke gelmesi riskinden dolayı bu duruma çok karşı ama Brexley’e “KARŞI KOYAMIYOR” işte. O da çılgın ama o geleceğin varisi. Böyle şeyler yapmaması lazım aslında ama bunu yaptıkça da anca kendi olabiliyormuş. Kızımız öyle anlatıyor. Ya bu kız kendi dünyasında çok yaşıyor da neyse. Oğlan da salak yemin ederim. Kız öpüşmek mi hırsızlık mı diyor adam hırsızlık diyor. Sen nasıl libidosu düşük bir erkek oluyorsun, Brex’i sen de bu kadar çok istiyorken. Çıldırmalık yemin ederim. Bi de diyor ki bak bak, ‘sono korşo koyomoyom’ BOK! ÖPÜŞELİM DEDİĞİNDE NiYE KARŞI KOYDUN E MAL!!! Yani o kısım bana hiç geçmedi. Saçmalıktan başka
1000Kitap
Yabani TopraklarStacey Marie Brown · Ren Kitap · 2024159 okunma