Merhaba 1000kitap,
Bu kitabın seveni de çok, sevmeyeni de çok. Hatta bazıları gereğinden fazla abartıldığını düşünüyor. Ben ise seven taraftayım, kitap genel olarak hoşuma gitti. Konusu tamamen özgün olmasa da bana farklı bir bakış açısı sundu. Özellikle akıcı anlatımı sayesinde merakla okudum ve hiç sıkılmadım.
Kitabı okurken en çok düşündüğüm şey, insanın pişmanlıklarının hayatını ne kadar etkileyebildiğiydi. Nora’nın farklı hayatları deneyimlemesi, ona geçmişte verdiği kararların sonuçlarını görme fırsatı verdi. Ancak ilerledikçe şunu fark ettim. İnsan bazen yaşamadığı ihtimalleri kusursuz sanıyor. Oysa Nora’nın girdiği hayatlar, en doğru gibi görünen seçimlerin bile kendi sorunları ve eksikleri olduğunu gösteriyordu.
Bazı bölümlerde “Tamam, bunu gördük, artık diğerine geçebiliriz.” diye düşündüğüm de oldu. Çünkü kitabın asıl amacının farklı hayatları göstermekten çok, pişmanlıklarımızla nasıl başa çıktığımızı ve sürekli “Ya şöyle olsaydı?” diye düşünmenin bizi nasıl etkilediğini anlatmak olduğunu hissettim.
Sonuç olarak kitap bana, geçmişteki seçimlere takılıp kalmak yerine elimizdeki hayatın değerini görmenin daha önemli olduğunu düşündürdü. Bu yüzden kitabı hem akıcı hem de pişmanlıklar üzerine düşündüren bir eser olarak değerlendirdim.