"Bu incide şeytan var. Onu satıp şeytanı kovmalıydın yanından."
Şeytan incide miydi yoksa insanoğlunun duygularına işlemiş kötülükte miydi?
Bir inci hayatı ne kadar güzelleştirebilir?
Bir inci hayatı ne kadar kötüleştirebilir?
Bir inci hayatı ne kadar değiştirebilir?
Paranın insanları nasıl etkilediğini görmek için seçilebilecek harika bir eser.
Kısa ve akıcı olan bu eserden herkesin kendince bir ders çıkaracağını düşünüyorum.
keyifli okumalar.
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202350bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Eğer varlığınızı arttırmaya, toplumdaki yerimizi yükseltmeye yardımcı olmayan herhangi bir bilgi birikimi faydalı olarak adlandırılmayı hak etmiyorsa, mitolojinin de yararlılık konusunda herhangi bir iddiası yoktur. Ama eğer bizi daha mutlu ve daha iyi hissettirecek şeyler yararlı olarak tanımlanabiliyorsa, mitoloji de edebiyatın en büyük yardımcısı olarak yararlıdır. Çünkü edebiyat, mutluluğa teşvik etmenin ve erdemin en iyi destekçilerinden biridir."
Üniversitede seçmeli mitoloji dersleri alan, bir çok mitoloji kitabı okuyan, Türkiye'de bulunan bir çok tarihi alanı ziyaret eden biri olarak diyorum ki eğer ilgilliyseniz ve acaba alsam mı diye düşünüyorsanız kesinlikle alabilirsiniz.
Bu tarz kitapları görsel olarak desteklemelerini gerçekten seviyorum. Benden bu açıdan artı puan aldı. İçeriğindeki pek çok miti bilsem de yenilerine denk gelmek gerçekten çok hoş oldu. Oldukça mite yer vermeye ve anlatmaya çalışmış. Ancak fazla detay vermemişler maalesef. Okurken bir yandan araştırma yaptığım baya hoş vakit geçirmemi sağlayan bir kitap oldu.
Kimi kişiler güneşi kutsal kimileri ise cezalandırıcı olarak görüyordu tarih boyunca. Sonuç olarak ortaya iki ayrı tür tapınma ve mitler çıktı. Keyifli okumalar dilerim
Son zamanlarda okuduğum en güzel kitap buydu diyebilirim.
Kitaptan kaç alıntı yaptığımı gerçekten bilmiyorum sağına soluna not alarak okudum. Keşke dijital değil de normal basım alsaymışım. Başucumdan ayırmak istemeyeceğim bir kitapmış.
Kitabı ilk yabancı sayfalarda gördüm. Herkes işte hayatımı değiştiren 5 kitap tarzı akımlarda bu kitabı illa ki alıyordu. Dedim ne bu 'Deep work' kitabı.. Türkçe hiçbir yerde karşıma çıkmıyordu çünkü. Bende belki sadece abartılıyordur ama kendim okuyup karar vereyim dedim. İyi ki de öyle yapmışım.
Şimdi kitaba gelirsek ana konumuz adından da anlaşılacağı üzere 'odaklanmak'.
En son ne zaman gerçekten odaklandınız? Hoop tekrar düşünün çünkü arkada çalan müzik, telefondan gelen bildirime bir saniyelik göz atıp dönmeler derin odaklanma kavramına girmiyor. Kitapta emir kipi yok. Bazı kişisel gelişim kitapları şöyledir: 'Bunu yap!' 'Bunu yapamazsın!' tarzı. Bu kitap ise bize derin odaklanmayı hayatına alabilmiş kişilerin yöntemlerini, bu işin taktiklerini, birçok araştırmayı sunmuş. Sevmese bile! 'Bak böyle bir yöntem var ben bunu pek önermiyorum ama denemek isteyenler için şöyle bir kişi var o işte böyle yapıyor ... ' işte benim sevdiğim yöntem bu. Bu konuda kitap gerçekten benden yüksek bir puan aldı.
Kitabı sevmemin bir diğer noktası da belki de genellikle örnekleri bilgisayar- teknoloji alanından seçmesi oldu sanırım. Çünkü kitabı okurken kendi hayatımıza uyarlamaya çalışırız ancak örneğin 'bir sql programlama dilini öğreniyorsanız' veya örnek verdiği kişi yazılımcı olunca kitabı bir bilgisayar mühendisliği mezunu olarak daha çok benimsedim. Merak etmeyin tüm örnekler böyle değil tabii ki :)
10/10 puanı hak etti benim için. Aynı zamanda kitabı okurken bir sayfasına 'mutlu yıllar' yazdım yeni yıl kutlamasının ortasına denk geldi benim için
Eğer bu konforu ve korkuları bir kenara itip, önemli işler başarmak üzere zihninizin kapasitesini sonuna kadar kullanmaya kararlıysanız, sizden önce pek çok insanın deneyimlediği gibi, derinleşmenin üretkenlik ve anlamla dolu bir yaşama kapı araladığını siz de keşfedeceksiniz.
Elinden gelenin en iyisini ortaya koymaya çalıştığı zamanlarda insanın içini bir huzursuzluk kaplar, zira elinden gelenin en iyisinin (henüz) o kadar da iyi olmadığıyla yüzleşmekten korkar.