5/10
·432 syf.··
2026 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
inanilmaz hevesle basladığım ama benim icin kocaman bir hayal kırıklığı olan bir kitap oldu. yani bu kadar beğenmemem gerçekten benim için de surpriz oldu. her sey o kadar sacma sapan ki. bir arpa boyu yol gitmedik kitap boyunca zaten. tamam sarıyor bir sekilde evren sizi icine cekiyor merak ediyorsunuz ama bu da can sıkılıyor abi. VE asiri asiri istemedigim sahne oldu boyle bir tanesi ruyama girdi hatta kabustu benim icin igggrenccc yani HAYIR anlatabiliyor muyum spoi vermeden bir sey demek de cok zor benim acimdan uc gun onca daha cok sinirliydim okudugum bir sahneden dogru su an son 50 sayfamı falan okuyup bitirdigim icin sinirim gecti ama yok yani. ayrıca bazı cumleleri sizi boyle cok 2015 wattpadindeymis gibi hissettiriyor bilginize. ikinci kitabi elimde diye onu da okurum ama devamindan emin degilim simdi parantez icinde spoili konusucam okumayın (yani caleb ve torry ne alakaydı mesela İSSSSTEMMİİİYOORUMMM kimin eli kimin cebinde belli degil ayrıca o kadar geri donulemez hareketlerde bulunuldu ki esas erkekler o dortlu icerisindense isimi yas abi ben cunku o yapılan seyleri unutamam maalesef ki cokcokcok sacma ve kotu)
UyanışSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2025365 okunma
Puan vermedi
ᴏᴅᴜɴʟᴀʀɪɴ ɢᴜ̈ᴄᴜ̈ ᴀᴅɪɴᴀ Okur Severlere Merhaba Gülce Anlatıyor ; Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı Oymapınar köyüne gidiyoruz arkadaşlar.. Mahalle kültürü, köy hayatı, akrabalık, aile bağları, oyunlar ve yaramazlıklar öyle güzel işliyor ki içine.. Muhammed, kuzeni Hasan ve ailesinin birlikte geçirdikleri yaz tatilini okurken annemin çocukluğunada gitmedik değil.. Muhammed ve Hasan'ın köyde yaşadığı tertemiz hayatları, hem güldürüyor hem de kalbine işliyor insanın.. Muhammed ve kuzeni Hasan kavga etselerde birbirlerinden hiç ayrılmıyorlar, yaptıkları şakalar, ve yaramazlıklarda güldürüyor.. Macera dolu bu kitabı okurken annemle, babamın bir çok çocukluk anılarınıda dinleyerek sohbet ettik.. Annemde şöyle dedi ; Seninde sokakta güvenle gülüp, oynadığın, yaramazlıklar yapıp, koşturduğun günleri görmek çok isterdim. Hatta zillere basıp kaçtığın dedi ve sustu Ama o zamanla, bu zaman çok farklı.. Toprak oynamak, düşmek bile bizim hayatımızın bir parçasıydı..'dedi'.. Okurkende, okuduktan sonrada sohbet ettirecek bir kitap, belki biz çocuklar o zamanları şimdi çok yaşayamasakta Muhammed ve kuzeni hasan sayesinde aralarınızda bende varım diye haykırtıyor insanı.. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Kitapla Kalın, Hoşçakalın
Odunların Gücü AdınaDilek Nazlıoğlu · Lora Yayınları · 202215 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·408 syf.··
2026 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 00:31
Okuduğum üçüncü Ahmet Altan kitabı oldu.' O Yıl ' kitabını okurken bir seri kitabı olduğunu ve son serisini okuduğumu öğrendim. Tabi ki hiçbir eksiklik hissetmedim. Gelelim kitabın konusuna Çok Uluslu,Osmanlı İmparatorluğunun çökmesini engellemek için alınan yanlış kararlar, girilen birinci Dünya savaşı, açılan 9 tane cephe. İçinden bir tanesini kazandık yani Çanakkale cephesi. Yıl 1915 diye öyle başlıyor kitap. Çanakkale Zaferiyle 'Ermeni Sürgünü' de başlıyor. Doğu'daki Ermeni çetelerinin saldırısı Batı'daki kendi halinde Osmanlı'ya hiçbir zararı olmayan hatta yararı da olan Ermenileri etkiliyor. Yaşlı, kadın, çocuk demeden... Zaten ben genellemelerden nefret ederim. Beni o yüzden etkiledi sanırım diyeceğim ama kitapta çok akıcı ve gerçeklerden yana. Genellemeye bakıyorsan, anlayıp dinlemeden, öğrenip araştırmadan senin için taraflı. Sadece tarihi roman değil edebiyat da var. Okumalısın **Nereye kaçacaktık, yol boyunca etrafta Türk, Kürt, Çerkez, Çeçen köyleri vardı. Kaçıp onlardan birine sığınmaya kalksan, ırzına geçip öldürürlerdi. O zamanlarda Ermenileri öldürmek serbestti, kimseye niye öldürdün diye hesap sormazdı ki... Bir arada kalmak gene de En emin çaresiydi. Öyle zamanlar oldu ki keşke askerler bizi götürselerdi, diye düşündük arada kaçanlar da oldu ama sığınacak bir yer bulabilen çok azdı, çoğunu kaçtığı yerde öldürüldü. Paralarını alıp öldürüyorlardı. Öyle büyük bir emniyet tertibatı falan yoktu, yüz binlerce insanın bir yandan bir yana hiçbir emniyet tedbiri olmadan sürüklenerek gitti. Adamları öldürüp, mallarına mı konuyoruz? Plan bu mu? Nevzat bey ellerine iki yana açtı öyle gözüküyor. Ragıp bey ayağa kalktı. Koskoca Osmanlı akbabaların eline mi kaldı? Ölü soyguncusu mu olduk? Cihan imparatorluğu'nun geldiği yer burası mı, Nevzat? Bunun için mi
O YılAhmet Altan · Everest Yayınları · 2025357 okunma
Zeka..
9/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 00:56
Charlie Gordon düşük IQ’ya sahip bir birey. Çocukluğu bunu kabul etmeyen bir anne ve onunla mücadele de fazla etki gösterememiş bir babayla geçiyor. Annesi onun iyi olması için gitmedik doktor bırakmıyor benim oğlum moron değil, herkes gibi olacak diyordu taki kız kardeşi doğana kadar. Bir gece evden zorla gönderiliyor Charlie. Annesi onu evde istemiyor kız kardeşine korkunç şeyler yapar diye. O zamandan sonra fırında çalışmaya başlıyor. Oradaki herkesi arkadaşı sanıyor ama herkes onunla dala geçiyor. Birgün bir deney yapılıyor önce Algernon adlı farenin üzerinde denenip. Charlie’nin zeka düzeyi artıp zeki birine dönüştüğünde yalnızlaşıyor. Çünkü kimsenin yanında olmadığını, arkadaşı olmadığını fark ediyor. Ve bir algernonun başına bir şeyler gelmeye başlıyor ve bu olanlar Charlie’nin de başına gelmeye başlıyor ve her şey geriye doğru akıp unutmaya başlıyor. Okumayı yazmayı bile .. Charlie’nin yaşadıkları, duygu karmaşası, hayatının iyiye gitmişken birden eskisinden de kötü olmasına şahitlik etmek çok üzücü..
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Biz, Aytmatov’un Taraftarıyız…
10/10
·186 syf.··
2025 165. kitabı
Elinizdeki kitabın ilk hali “Bozkırın İnsanlık Türküsü - Cengiz Aytmatov” idi ve kitabın da sunuş yazısı bana aitti. Böyle olunca haliyle, benim için aynı zamanda duygusal da bir anlamı olan bir kitaptı. Bence, Türk dünyası diye bir dünya varsa, bu dünyanın şüphesiz en büyük romancısı Cengiz Aytmatov'dur. Ben buna bütün kalbimle inanıyorum. Peki, Cengiz Aytmatov'u anlatan bir kitaba isim verme hakkı bana ait olsaydı, inanın ben de kesinlikle Mehmet Yılmaz gibi “Bozkırın İnsanlık Türküsü Cengiz Aytmatov” derdim. Çünkü Cengiz Aytmatov gerçekten bir insanlık türküsüdür. Orta Asya bozkırlarından çıkmış, o bozkırın bütün sevgisini, oradaki bütün insanlığı alıp bütün insanlığa adeta ölümsüz bir türkü gibi sunan bir isimdir Cengiz Aytmatov. Cengiz Aytmatov sevginin sesini yükseltmiş, bana ve benim gibi binlerce insana kalbinin yerini göstermiş bir insandı. O yüzden Mehmet Yılmaz'ın kitabına verdiği Bozkırın İnsanlık Türküsü ismi bence de doğru bir tercihti. Elinizdeki kitap ise ilkinin genişletilmiş, yeni Aytmatov kitap incelemelerinin eklenmiş hali. Bu sefer ise ismi, “Manas’ın Oğlu Cengiz Aytmatov” olmuş. Olmuş ama inanın ilk isme vurulan benim için bile şahane bir tercih olmuş. Öyle ki, Cengiz Aytmatov, bizzat Manas’ın oğludur. Mehmet Yılmaz benim arkadaşım, çok sevdiğim bir dostum, çok önemsediğim bir kalem. Mehmet'le ikimizin ortak birçok noktası var. Mesela ikimiz de birer Cengiz Aytmatov hayranıyız. Ama Mehmet bunu şu şekilde ifade ediyor, “biz Cengiz Aytmatov'un taraftarıyız.” Edebiyatta, şiirde, sanatta taraftarlık olur mu? Valla olur mu, olmaz mı orasını bilmiyoruz ama kesin bildiğimiz bir şey var. Mehmet Yılmaz da, ben Harun Çelik de birer Cengiz Aytmatov taraftarıyız. Beni çok mutlu eden şeylerden birisi birçok insanın bana kitap hediye etmesi, hatta ismime
Manas’ın Oğlu Cengiz AytmatovMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Manas Yayıncılık · 20254 okunma
Babişko Asuman, Prof. Osman
Puan vermedi
Bu kitaba kişisel gelişim kitabı demeli miyiz ? Kitap öyle görünse de değil çünkü farklılık yaratan bir kitap. Başarı üzerine güzel sözlerin tersine başarısızlığı, çaresizliği anlatıyor. Başarısızlıktan, çaresizlikten ders alarak her şeye rağmen inandığın uğurda ilerlemeyi anlatıyor. Kitap Hasan Gökçe'nin hikayesiyle başlıyor. En dipten gelen sonu hüzünlü biten bir hikaye. Ünlü CEO larla, B. Gates, olanaklıların hikayesiyle başlamıyor. Sistemin bize anlattığı masal mı diyelim hikaye mi ya da süslü başarı hikayeleri mi ? Hep bunları dinledik, okuduk, izledik. Peki "başarıya giden yol kazananlardan çok kaybedenlerin" hikayeleriyle yazılıyorsa ki bana göre de öyle yazara hak vermemek elde değil. "Yeter ki inan! Çalışırsan başaracaksın! Çok çalışırsan kimse sana engel olamaz!" çok duyduk anneden, babadan, öğretmenden. Öyle mi oluyor, bir yere kadar evet sonra tak önüne birileri ya torpille ya dayıyla ya şöyle ya böyle önüne geçiyor. Hayalleri yıkılan böyle milyonlarca genç var. "17. başvuruda" şans kimden mi yana tabi ki "BABUŞKO ASUMAN" dan. Ne de olsa genel sekreterin kızı. Peki noldu pes mi edildi hayır daha 30 başvuru denemesi daha var Prof. Osman Bey'in. Sayesinde "Skinner kutusu" da öğrendik ama 60 saniyeyi iyi yutturdu bize. 60 saniye alacağım var. Ama adamın amacı hayatın adil davranmayacağını, hayatımızın boşa geçerken hesap soracak kimse olmayacağını göstermek içindi. "Kendine inan! Çok çalış! Başar!" motivasyonu ile etrafımız bize bunu söylerken "standart tanımlanmış başarılara ulaşma olsılığımız sandığımızdan çok daha düşük." "Bu kitap sadece kendi şartlarınız dahilinde sizin için en doğru olanı yapmanızı sağlayacak." "sizler için çok daha motive edici bir yolu nasıl da açacağını anlatacağım. " "Onca yılın ardından gerçek net ile yüzleşmenin kolay olmayacağı
1000Kitap
Kalk Çalış Başarısız Ol!Behçet Yalın Özkara · Kronik Kitap · 20241,827 okunma