iki ırmak onlar. İkisinin de birleşip büyük bir ırmağa dönüşmeden önce aynı ayıı akıp geldikleri kumullu yataklar, mecralar, kimyalar var.
Benim var olmam için birbirine doğru akmış bu iki ırmağın birleştıği
yerde milyonlarca ihtimal arasında mümkünlerden bir mümkünüm sadece ben. Öyleyse mümkünümün yola çıkış anını, ırmaklarımın kaynağını bulmam gerek. Dedemin bile başaramadığı şeyi başarmak yani; geri dönmek. Başlangıç noktasına ittiba etmek. Gitmek.
Çünkü sen yıllar içinde değiştin ve büyüdün, o binanın içine sığamıyorsun artık, taşıyorsun. Seni içine alabilecek yeni, bir yere ihtiyacın var ama bugüne kadar verdiğin emekleri de bırakıp gitmek istemiyorsun. Ama aslında bırakip gitmene gerek yok, sadece üzerine inşa etmeye devam etmen yeterli.
“ vaktimin çoğu ayrı bir dosyada muhafaza ettiğim notları yazmakla geçiyor ama zaman zaman biraz da alışkanlıktan olsa gerek ruh hallerimi ve düşüncelerimi de yazmadan edemiyorum. Zaman şimdi yeni bir boyut kazanıyor bir yanıt arayışında çalışırken o çalışmanın içinde kaybolup gitmek…”