“Yüzünde göz izi var,
Sana kim baktı yârim?” demiş vaktiyle Karacaoğlan..
Sevdiğini başkasından kıskanmanın bu kadar zarif ve hisli ifade edildiği daha başka bir söz olmasa gerek.
Şimdi söyle şiir gözlüm..
Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yarim?
Kıskanıyorum seni.
Kendimden bile kıskanıyorum.
Nasırlı ellerini,
Cennet kokan boynunu,
Dünyayı maviye boyayan gülüşünü,
İçimi ısıtan sesini,
Ben burdayım sana kimse bir şey yapamaz diyen gözlerini..
Uzaktan uzağa seni izlerken sende gördüklerimi görme ihtimallerini,
Gülerken başını öne eğip kollarına kapanışını,
Tiril tiril giydiğin üstünü başını,
Yakandan görünen göğüs kafesini,
Biriyle göz göze gelme ihtimalini,
Olmadığım olamadığım zamanlarda benden çok duydukları sesinin tınısını,
Bilirim bakmazsın ama bi başkasına sevgi dolu bakma ihtimalini,
Bensiz içtiğin kahve saatlerini,
Sensiz kaldığım seni ardımda bıraktığım saatlerde aldığın nefesi,
Sana istedikleri zaman sarılan minik haylazlarını,
Sarıldığımda kemiklerim kırılırcasına hissettiğim kalp atışlarını,
Kalbimi ziyan eden hüzünlü bakışlarını,
Su içtiğin bardağı bi başkasının yıkıyor oluşunu,
Yediğin sofrayı kaldıramayısımı,
Okuyacağın kitapları seçemeyişimi,
Aldığın o küçük notları okuyamıyor oluşumu,
Tozlanan raflarını silemeyişimi,