"İmkânsızları yaşamak mıdır sevmek, Yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek? Zor mudur gözlerine bakarken sevgiyi görmek Yoksa sevgi midir gözlerindeki tek gerçek? Kolay mıdır bir anda vazgeçip gitmek, Yoksa gitmekten vazgeçip, sevmek mi gerek?" Özdemir Asaf
Sevmek
İstemem, eksik olsun!
Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, Taklalar mı atmalıyım? İstemem! Eksik olsun! Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret! Eksik olsun! Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? Eleştiriden mi çekinmeli? “Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? İstemem! İstemem! Eksik olsun! Korkmak, tükenmek, bitmek… Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kapatmak gerek kitabı. Kalkmak gerek..
Zaman boyunca yürümek, Çiçeğe bakmak, Belirsizliği duymak gerek. Var olmanın sonuna dek koşmak gerek Yok olma toprağının kokusuna gitmek gerek. Tanrı ile ağacın buluşma noktasına gitmek gerek. Oturmak gerek genleşmenin yakınında. Kendinden geçme ile keşif arasında bir yere.”
Hani diyor ya Özdemir asaf. İmkansızları yaşamak mıdır sevmek, Yoksa severken imkansız mıdır yaşayabilmek. Zor mudur gözlerine bakarken sevgiyi görmek. Yoksa sevgi midir gözlerindeki tek gerçek. Kolay mıdır bir anda vazgeçip gitmek. Yoksa gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek... Söz: Özdemir asaf
1K
“ - ne yapmak gerek peki? sağlam bir arka mı bulmalıyım? onu mu bellemeliyim? bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? istemem! herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım le bret? sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, taklalar mı atmalıyım? istemem! eksik olsun! her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli? onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? istemem! eksik olsun böyle bir şöhret! eksik olsun! ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? eleştiriden mi çekinmeli? “adım mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? istemem! istemem! eksik olsun! korkmak, tükenmek, bitmek... şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek? istemem! eksik olsun! istemem! eksik olsun! ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek... tek başına... özgür olmak...
Alıntı
“Yüzünde göz izi var, Sana kim baktı yârim?” demiş vaktiyle Karacaoğlan.. Sevdiğini başkasından kıskanmanın bu kadar zarif ve hisli ifade edildiği daha başka bir söz olmasa gerek. Şimdi söyle şiir gözlüm.. Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yarim? Kıskanıyorum seni. Kendimden bile kıskanıyorum. Nasırlı ellerini, Cennet kokan boynunu, Dünyayı maviye boyayan gülüşünü, İçimi ısıtan sesini, Ben burdayım sana kimse bir şey yapamaz diyen gözlerini.. Uzaktan uzağa seni izlerken sende gördüklerimi görme ihtimallerini, Gülerken başını öne eğip kollarına kapanışını, Tiril tiril giydiğin üstünü başını, Yakandan görünen göğüs kafesini, Biriyle göz göze gelme ihtimalini, Olmadığım olamadığım zamanlarda benden çok duydukları sesinin tınısını, Bilirim bakmazsın ama bi başkasına sevgi dolu bakma ihtimalini, Bensiz içtiğin kahve saatlerini, Sensiz kaldığım seni ardımda bıraktığım saatlerde aldığın nefesi, Sana istedikleri zaman sarılan minik haylazlarını, Sarıldığımda kemiklerim kırılırcasına hissettiğim kalp atışlarını, Kalbimi ziyan eden hüzünlü bakışlarını, Su içtiğin bardağı bi başkasının yıkıyor oluşunu, Yediğin sofrayı kaldıramayısımı, Okuyacağın kitapları seçemeyişimi, Aldığın o küçük notları okuyamıyor oluşumu, Tozlanan raflarını silemeyişimi,