Peşkeş, hortum, sakal Oh ne ala memleket Bi tutam huzur için tutup başı gitmek mi gerek? Lalalar, Yarın Yokmuş Gibi
Değmez Bu Yangın Yeri Avuç Açmaya
Her gidiş ardınca yangınlarını bırakır. O nasıl gidişti yârim! Gitmek için önce gelmek gerek. Şimdi sen gidiyorsun ya, Sahi bana ne zaman geldin? Sinan Yağmur Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun
1000Kitap
Reklam
Dünya telâşesi hiç bitmiyor, değil mi?
Dünya telâşesi hiç bitmiyor, değil mi? Her mevsimin kendine has bir ağırlığı, her günün "yetişmesi gereken" bir gündemi var. Hani bir söz var; "yazı var, kışı var, aceleye ne gerek var"... Aslında bu söz, hayatın o bitmek bilmeyen koşturmacasına karşı çok zarif bir duruşu temsil ediyor. Tabiat kendi döngüsünde ağır ağır, vakti geldikçe değişirken; biz insanoğlunun her şeyi bir an evvel olup bitirme gayreti bazen sadece yorgunluk getiriyor. Belki de ara sıra durup o meşhur "daha vakit var" felsefesine sığınmak, işe sükûnet ile yaklaşmak gerek, işler bir şekilde yoluna girer, ama kaçan huzuru geri getirmek zordur. Dengeli olarak yazın sıcağını, kışın ayazını hakkıyla yaşamak varken, zihni hep bir sonraki adımda tutmamalı... Sabretmek güzeldir, insan gün içinde, demli bir çay içmeyi ya da güzel bir şiir okuyarak hayatı demlemeyi alışkanlık hâline getirmeli.. Eğer koşturtan, "acele" dedirten özel bir uğraş varsa veya hayatın genel temposuna bir serzeniş varsa, hemen bir mola vermeli; o kadim "teenni" hâlini kuşanmalı, bu mola modern dünyanın aceleciliğinin en büyük panzehiri olacaktır. Her şeyin "hız" üzerinden ölçüldüğü bir çağda, durup nefes almak neredeyse inkılabcı bir eylem gibi... "Acele işe şeytan karışır" sözü var ya, aslında sadece bir uyarı değil, aynı zamanda bir psikoloji dersi... İnsan acele ettiğinde dikkati dağılır, detayları kaçırır ve en önemlisi ruhu, bedeniyle aynı hızda hareket edemez hale gelir. Bu yoğun tempoda teenniyi elden bırakmamak için şu dengeyi kurmak kıymetli olabilir: Bir işi hızlı yapmakla acele yapmak arasındaki farkı gözetmenin idrakıyla vakti verimli kullanmak gerekir. Hızlılık beceridir, acelecilik ise telaş. Karar alırken veya bir eser ortaya koyarken bir an durup "demlenmesine" sakince izin vermek, sonucun çok daha
Değerli alıntılarınıza güzel cevaplar
Şevval Şalış Şevval Şalış adlı kullanıcının alıntılarına cevap vermek istedim teşekkürler hakkınızı helal ediniz saygılar dualar selamlar Fakat âşık olmak sevmek demek değildir. İnsan nefret ederken de âşık olur. Karamazov Kardeşler Fyodor Dostoyevski Nefret eden insan En büyük kötülüğü yapar kendine Kötülük yaparsan Hiç iyilik uğrarmı semtine Sana, senin sözlerini tekrarlayarak veda ediyorum Merhaba Beyaz Gemi, ben geldim!" Beyaz Gemi Cengiz Aytmatov Cengiz Aytmatovun beyaz gemisi Yahya Kemalin sessiz gemi şiirine ne kadar çok benzer evet hepimiz bir gün o gemilerle bir yolculuk yapacağız kimimiz azaba kimimiz vuslata akıbetimiz rahmete olsun Yeryüzünde bizi ne beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır. Beyaz Gemi Cengiz Aytmatov Gelin iman edelim Hak ve hukuka Ne olursa olsun sığınırsak hakkın kapısına Cenabı Hak bizi tutar ayakta Hak var olacak insanlar yaşadıkça "Yılı, ayı, günü saymaya gerek var mı?"
1000Kitap
Gitmek...
Gitmek… bazen bir bavul değil, bir kalp taşımaktır yanında. Kimse durduk yere gitmez. İnsan, içinde kalamadığı yerlerden ayrılır. Bir bakarsın, aynı odadasın ama yabancı gibisin… işte o an başlar gitmek. Gitmek biraz da susmaktır aslında. Söylesen anlaşılmayacak şeyleri içine gömmek, son bir kez bakıp hiçbir şey demeden dönmektir. Ve garip olan şu en çok da kalmak isteyenler gider. Çünkü en çok onlar yorulur, en çok onlar bekler, en çok onlar kırılır. Gitmek bir son değil çoğu zaman… bir uyanıştır. “Ben burada eksiliyorum” dediğin anda, kendini kurtarmaya karar veriştir. Ama şunu unutma: Bazı gidişler var… arkada kalan her şeyi susturur, ama gidenin içinde uzun süre yankılanır. Şahin Ç.
Alıntı
Gitmek gerekir bazen , Fazla yormadan daha fazla bıktırmadan. . Eğer vakti ise ardına ardına dönüp bile bakmadan. . . .
Reklam
Reklam