BAKİ KALAN
.
2025 #donkişot iyi edebiyat ödülü birincisi bir okumayla geldim sizlere.
" Gerçekten yaşayan kim, geride kalan kim? " diye soruyor, yazar #üstüngeları bizlere .
.
Baki Kalan. 70 yıllık göz kapaklarını zorla kaldırıyordu o sabah. Onun için her sabah, yeniden doğuşun değil, sanki tekrar tekrar yok oluşun göstergesiydi. Belli ki yatarken işitme cihazını yine kulağında unutmuştu. Yoksa 70 yıllık kulakları nasıl duyabilirdi camiden yankılanan anonsu. Yaşlandıkça uydurur olurdu insan ya; hatıralarını uydurur,söylediklerini uydurur,duyduklarını uydururdu ya! Kendi cenazesinin anonsunu mu duyuyordu? Belki de ölmüştü! Anons tekrar edildiğinde 70 yıllık kalbine bir ağırlık çöktü, duydukları doğruydu. Ondan önce ölen, Kemal Arıcı'ydı.
Eski dostunun cenazesine gitmek için hazırlanmaya başlayan Baki Kalan, her adımında, her soluğunda bizi eski yaşanmışlıklarına götürüyor bir bir. Öncelik ilk aşkı Bahar ve dostu Kemal ile geçirilen gençlik zamanları. Damarlarında kanın kaynadığı, ülkeyi kurtardıkları anılar. Bedeninin 47 yıl daha yaşamaya devam ettiği ama ruhunun gövdesini o meydanda, Bahar'la saklandıkları o arabanın altında terk ettiği, 1 Mayıs 1977'de öldüğünü söylüyordu Baki Bey.
Başka bir darbe sonrası da evini yakmış, eşi Mürvet Hanım ve kızı Hasret'i kaybetmişti ki, bir sahil kasabasına yerleşmişti bir başına. Öyle ki, acı gerçeği şimdi kabul ediyordu belkide. Genetik bir hastalık olduğunu ve kendisinin de zamanında çok çektiği bu hastalık; Despot,otoriter,kuralcı, hayatı dar eden bir illetti! Insanlar başkalarının hayatlarını konuşmaya bayılırlardı ve Evet, hepsi biliyordu başına gelenleri Baki Bey'in. 1977'de omuzuna aldığı darbe ,2014'te karnında açılmıştı. Hayat muharebelerle, insan çelişkilerle doluyken, yaşam özgürlük kisvesi altına saklanmış koskoca