10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2024 46. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2024 22:20
On iki sene boyunca onu dünyaya geldiği adaya geri götürecek gemiyi bekleyen El Mustafa, sonunda geminin gelişini görür. Ancak dönmeden önce Orfales halkının cevaplamasını istediği sorular vardır. Arkasında "Gitme!" diye seslenen halk. "Ey Orfales halkı, neyden söz edebilirim ki size, zaten sizin içinizde akıp durandan başka?" diye seslenen El Mustafa'nın cevaplaması gereken sorular Orfales halkının sözü geçen büyükleri tarafından soruluyor. Soru-Cevap şeklinde devam eden kitap Orfales halkıyla okuyucuların da merak ettikleri soruların cevaplarını bulmalarını sağlıyor. Ve El Mustafa yanıtladı "Siz ölümün sırrını bilmek istiyorsunuz. Ama onu hayatın kalbinde aramadıktan sonra nasıl bulabilirsiniz ki? Gözleri geceye sınırlanmış ve gündüzleri kör bakan baykuş, aydınlığın gizeminden peçeyi kaldıramaz. Ölümün ruhunu gerçekten kavraya bilmek istiyorsanız, kalbinizi tam anlamıyla hayatın kendisine açın. Çünkü hayat ve ölüm tıpkı sevdikleriniz gibi, birdir.
ErmişHalil Cibran · Olympia Yayınları · 202085,3bin okunma
Ağdalı bir dil. Aklı karışık karakterler
5/10
·496 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 19:01
Kitabı hızlıca okudum çünkü okuyacak kitabım yoktu ve çok büyük can sıkıntısı yaşıyordum. Yoksa kitap çok akıcı değil. Olayların hemen ortasında yapılan uzun betimlemeler insanı akıştan koparıyor. O kısımları kırpsanız zaten kitap kuş kadar kalır. Ancak yine de bir sinema sahnesindeki her ayrıntının yazıya dökülmüş hali olarak düşünülebilir. Yazarın 1800lerden bir erkek olduğunu ve toplumun o dönemde kadınlara bakış açısını bildiğimden olurken yer yer kızsam da anlamaya çalıştım. Olay akışını önemli karakterler üzerinden yazmak istiyorum. Bathsheba karakteri kitaptaki ana kadın karakter. Bu karakteri çok derin bulamamakla beraber zeka olarak da pek parlak olmadığını düşünüyorum. Tabi yazarın da kadınlara bakış açısından böyle olduğu çok açık. Başlangıçta özgür ruhlu bir kadın olduğunu anlıyoruz. Çiftçi Gabriel Oak'ın evlenme teklifini reddedip bir erkek olmadan gelin olmak mümkün olsa keşke düşüncesiyle aslında ilgi odağı olmayı istediği ancak sorumluluk almak istemediği çok açık. Çiftliğe taşınıp da amcasının işlerini devraldığında bir kimlik çatışması yaşıyor. Bir yandan sorumluluk sahibi bir çiftlik hanımı olmaya çalışıyor bir yandan da ergen liseli kişiliği en ufak şeyde ortaya çıkıyor. Hizmetçisi liddy yan çiftlikteki Mr. Boldwood'a bir sevgililer günü kartı gönderelim şakasına dediğinde hemen kabul edip yolluyor. Bu kart onun ağzına ediyor desek yanılmayız. Çünkü Mr. Boldwood normal bir adam değil ve maalesef bunu ciddiye alıyor. Bu kitapta en sinir bozucu karakter de bu adam. Normalde şaka yaptım ciddiye almayın diyen bir kızı kim takıntı yapar bu durumda? Büyük ihtimalle hayatında eli bir kadının eline değmemiş veya bir kadından asla yüz bulmamış bir erkek diye tahmin edersiniz. Ama yok. Mr Boldwood zaten gözde bir bekar. Kırklı yaşlarında, zengin, kadınların
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · Can Yayınları · 20184,391 okunma
Reklam
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
4/10
·335 syf.··
2026 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 12:50
Kahve arası -1 (spoili) Kitap arası bir yorum yapmak istedim.Bea birkaç onluk sayfa önce henry'nin şuanki romantik duyguları benim için karar vermemde önemli derken şuan okuduğum sayfada henry, açık bir şekilde kıskançlığını belirtip duygularına hodri meydan çekmişken " bea'nın "aman aman ne yapacağımı bilmiyorum "ayağına yatması çok çok.... Biz buna cepte tutma diyoruz .Kitap benim için yavaş yavaş romantiklikten çıkıp "Henry 'nin aşkı uğruna kullanılma anıları"na doğru gidiyor.En nefret ettiğim şeylerden biridir bu arada bu cepte tutma olayı Ezgi Mola'nın Kocan kadar konuş gop çocuğu sahnesinde ki " Sevmiyorsan oyalama kardeşim" sözü aklıma geldi ahdhdh Cepte tutma olayında genelde diğer kişi durumun farkında olur bu arada tıpkı henry gibi ama çoktan bir zaafa dönüşmüştür artık .Yaşamadım, hiç yaşatmadımda Allah kimseye göstermesin . -Final inceleme- Şimdiii sonuna geldik ne desem ne desem :)Kitap noel temalı aşk kitabıydı.O huzur hissini sevdim sırf o histen puan 4 yoksa çok çok daha düşüğü hakediyor.Öncelikle anlam karmaşası olan yerler vardı bunun yazar kaynaklı mı çeviri kaynaklı mı olduğunu bilmiyorum bu zaten kocaman bir eksi. Olay örgüsüne gelirsek bir geçmişe bir geleceğe gitme durumu o da olur tadındaydı.Hangi zamanda olduğun vs .anlaşılabiliyordu. Konu kısmındayız spoi geliyor kaçın ahsjs İş hayatı ve ve macera döngüsüde tıkırındaydı . "dürüstlük güzeldir,herkese iyilik yapalım ,noel ruhuda arada gelsin aileyiz oley !! "ilkeside işlendi ,bu görevide tamamladı. Zaten noel temalı aşk kitabı.Şimdi geldik zurnanın zoooort dediği yere. ...Aşk nerede? Şimdi anlatıyorum sıkı durun! Bir tane gariban Henry'miz var . Kız bununla sürekli yakıştırıldığı ve görüntüsünü beğenmediği için hoşlanmıyor.Bir tanede gitarcı bad boy var bu zamana kadar
Kar YağarkenBeth Moran · Lapis · 202546 okunma
Kalp Sana Çocuk
Puan vermedi·494 syf.··
2025 72. kitabı
sizlere dizi tadında bir kitap ile geldim. Zaten kapağı bile nasıl olduğunu anlatıyor. Geçmiş ve şimdiki zaman olarak okuyoruz. Okurken gülümseyip bir o kadar da duygulanıyorsunuz. Ama öyle güzel dostluk işlenmiş ki hayran kaldım diyebilirim. O bağ çok kuvvetliydi gerçekten. Hadi gelelim konusuna. Eflatun ve Akgün aynı gün aynı saatte doğarlar. Babaları lise yıllarından beri arkadaşlar o zamanlar söz verdiler birbirinden hiç kopmamaya. Anneleri ise üniversite arkadaşları. Babaları verdiği sözü tuttular ve hiç ayrılmadılar. Evlendikleri zaman bile yan yana olan evlerde oturdular. Dostlukları mükemmeldi. Ve bir gün çocukları doğdu. Birinin kızı diğerinin oğlu oldu. Eflatun ve Akgün Tan. Onlar beraber büyüyen, oynayan sadece birbirinin arkadaşı olan iki çocuk oldular. Her günleri ,saatleri birlikte geçiyordu. Gittikleri okul bile aynıydı. Bir yaramazlık yapsalar saklarlardı. Ahh neler yaptılar neler . Derken artık büyüdüler ve üniversite çağına geldiler. O zaman bile aynı evde yaşıyorlardı. Her zaman birbirlerini çocukluk arkadaşı olarak görselerde ati'nin kalbi artık başka duygular beslemeye başlamıştı. Eflatunu kaybetme korkusu yüzünden hiç bir zaman söyleyemedi. Akgün birden bire gitme kararı alır ve babasına eflatun beni aramasın diyerek çekip gider. Onun gidişinin üzerine efla çok üzülür. Ama bir o kadar da hem kırgın hemde kızgındır. Eflatun küçüklüğünden beri hayali olduğu oyunculuğu yapar. Ünlü bir oyuncu olur. Ama bir gün katıldığı yemek esnasında eski oyuncu arkadaşı tarafından hakarete uğrar. Aynı mekanda onları duyan başka biri daha vardır. Kim mi? Evet Akgün Tan Acar. Akgün çok istediği mesleği eline almış ve tanınan bir avukat olmuştur. Tam sekiz yıl sonra aşkını inşaat etmeye kararlı bir şekilde dönüş yapmıştır. Efla'sının uğradığı hakarete daha fazla
1000Kitap
Kalp Sana ÇocukŞevval Demirdöğer · Pukka Yayınları · 2025354 okunma
ah o yemendir, anlatılan senin de hikayendir..
Puan vermedi·200 syf.··
2025 489. kitabı
yemen.. islam inancına göre hazreti ademin oğlu kabil, kardeşi habili günümüzde suriyede yer alan şam şehrinde bulunan kasiyun dağında öldürür.. bu olaydan sonra kasiyun dağı çevresi 'dem-u şakik' olarak anılır bölgede yaşayanlarca.. (dem: kan; lugatim.com/s/DEM , şakik: ana baba bir erkek kardeş; lugatim.com/s/%C5%9EAK%C4%B0K ) dem-u şakik: kardeş kanı.. kardeş kanının aktığı yer.. zamanla bu kelime bölgeye gelenlerce gerek söyleniş gerekse yazılış olarak farklılığa uğrar; demuşk, dımaşk, dimaşk, damascus.. kardeşini öldüren kabil, babası adem tarafından kendisine beddua edilerek buradan kovulur.. kabil, yemene gider, burada nesli çoğalır, kendi yaşamı da hazin/ibretlik şekilde son bulur.. buraya dek yazdıklarımı -varsa- dikkatli okuyanlar dem-u şakikin söyleniş ve yazılışı değişirken bölgenin günümüzdeki adı olan şamın geçmediğinin farkına varmışlardır.. peki şam adı nereden gelmiştir? şuradan; şam, arapça sol, kuzey anlamına gelir.. islamiyet sonrası bölgenin, dünyanın, evrenin merkezi sayılan mekkedeki kabe araplarca bölgedeki yerleri isimlendirme konusunda da bölge insanını etkilemiştir.. mekkedeki kabenin sol tarafında kalan dem-u şakik bölgesine araplar dimaşk eş-şam demişlerdir, soldaki kardeş kanı bölgesi.. zamanla bu isim araplar arasında eş-şam, şam şeklinde kısaltılarak kullanılmıştır, bölgedeki müslüman olmayanlar ise buraya hala damascus demeye devam etmişlerdir.. bölgedeki araplarca mekkedeki kabeyi merkeze alarak bölgedeki yerleri isimlendirme olayından etkilenen bir diğer bölge de günümüzde aden körfezinde yer alan yemen bölgesidir.. yemen de kabenin güneyinde, sağında kaldığı için arapça güney, sağ anlamlarına gelen yemen sözcüğü ile anılan bu bölge zamanla dillerde, yazıda ve haritada bu adla belirtilir, gösterilir, ifade edilir
Türk Tarihi
Ah O Yemen'dirRüştü Paşa · Dorlion Yayınları · 020 okunma
Reklam
Reklam