"İzini bırakan insanları severim. Yara izi yok. Bunlar hayatınıza sessizce giren ve sessizce yürüyen insanlardır. Jestler konuşuyor, yüksek ses değil, duygular çığlık atıyor, öfke değil. İzini bırakan insanları severim, orada, kalp denen bu küçük yerde... Onlar, her günün küçük ilgisiyle burayı fethettikleri için asla gitmeyecekler." Stephen Littleword
Bu çocuklar artık okula nasıl gidecek çocuklara yeni bir travma yüklendi severek gitmeyecekler okuyamayacaklar önlem alınmıyor sokakta öldürülen kadınların çocuklar var insan artık sokakta yürürken de çekinerek gidiyor hastanelerin gitsen tedavi olsan ya saatte diploma çıkıyor ya da çocuğunu kaçırıyorlar ya da çocuğunun dövüyorlar ya da doktora saldıran insanlar var Her şey saatte birine baksan öldürüyorlar yanlışlıkla çarpsan Hayırdır diyorlar vuruyorlar yani ülkenin her yere bir travma içeriyor Ben Gün geçtikçe yaşamak artık Survivor gibi olmaya başladı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir sevseler kalır izleri, çok sevseler gitmeyecekler.
Alıntı
Issız kadının günlüğü 17 Ekim 2025
Bu aralar ya kendimden kaynaklı bir öfkem yada bir şeye karşı derin üzüntü den yada kendime olan taraflı düşüncelerimden dolayı sessizlik istiyorum düşünebilmek için kendimi duymak için ama bulamıyorum bu sessizliği çevremdeki herkes bana düşman sanki kimse beni umursamıyor gibi ama umursamalarini da istemiyorum mahçup hissediyorum bir şey borçluymuşum gibi ama düşman değiller çünkü ben kendi içimde bir kurban arıyorum ve onları buldum idam edecek içimdekileri üzenlerine küsüp koktuklarini bahane edip hayatimdan atmak istiyorum ve gitmeyecekler tüm kokuşmuşluklariyla gözümün önünde utancımın resmi olacaklar alaya alacaklar beğendin mi yaptığını içindeki tüm pislik artık içinde olamayacak kadar iğrenç ve sen bunu bilerek yaşayacaksın. Ama ben zaten biliyorum sadece görmek istemiyorum bu yüzden her şeyi tüm pisliğiyle içimde tutuyorum . Her an kusacak gibiyim ama dayanıyorum bugün dayandım , bir şeylerden kaçarken daha da büyük sorunlar yaratıyorum ve düşününce bir şeyim yok ama devam etmek istemiyorum çünkü hayat zor ben çok zorlanıyorum, yetişemiyorum, anlayamıyorum. Bunun için yaşamak yerine oturup sizlaniyorum . İçimdeki şeylerin geçeceğini düşündüm çünkü birden oldular birden hayattan anlam aramaya başladım birden hayat tatsız gelmeye başladı ama onun öncesinde her şey anlamlıydı ama geçmiyor içimdeki tüm şeyler ve ben şu an çok üzgünüm geçmişte olan hatam yüzünden ve ben çok yorgunum hissediyorum çünkü bir şey yapmak istemiyorum yapsam da yetersiz geldiği için yapmak istemiyorum ben istiyorsam her şey benim olacak istemiyorsam hiçbir şey istemiyorum bunun ortası yok kendimi bir fanusun içine koydum. Doğum günüme az kaldı korkuyorum .
"Kafamın içinde ruhlar var ve onlar gitmeyecekler."
1000Kitap
Güneş ve Ay tutulması
Abdullah bin Amr (r.a.)’ten rivâyet olundu, buyurdu ki: “Bir gün Güneş tutulması olmuştu, Peygamberimiz (s.a.v.)kalktılar ve namaza başladılar. (Kıyamı öyle uzun tuttular ki) biz, hiç rükûya gitmeyecekler zannettik. Sonra rükûya gittiler. (Orada da öyle uzun kaldılar ki) biz, hiç başını kaldırmayacaklar zannettik. Rükûdan sonraki kavme, iki secde ve iki secde arasındaki celse de böyleydi. Secdede iken gözyaşları içinde: ‘Yâ Rabbi! Ben, kavmimin içinde oldukça onlara azâp etmeyeceğini sen, bana vaad etmedin mi? Onlar istiğfara devam ettikçe onlara azâp etmeyeceğini bana vaad etmedin mi? İşte biz sana istiğfar ediyoruz.’ diye dua ediyorlardı. Peygamberimiz (s.a.v.), iki rekât namazı tamamladıklarında Güneş tutulması bitmişti. Ayağa kalktılar, Allâhü Teâlâ’ya hamd ü senâ ettikten sonra şöyle buyurdular: “Güneş ve Ay, (Allâh’ın birliğine delâlet eden) alâmetlerden iki alâmettir. O ikisi, hiç kimsenin ölümü veya doğumu için tutulmazlar. Güneş ve Ay, tutuldukları zaman, korku ve tazarru içinde namaza durun.” Câhiliye devrinde, Güneş’in tutulması yeryüzündeki büyük bir hâdiseye işarettir, diye bâtıl bir inanış vardı. Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz, bu inanışı reddetmek için böyle buyurdular. Güneş ve Ay tutulması ile Cenâb-ı Hak, bunları dilersem sizin için nur, dilersem zulmet kılarım, buyurmaktadır. Binâenaleyh Dünya’yı aydınlatan Güneş ve yine onun nurunu aksettiren Ay’ın ziyâları alındığı zaman, kulların namazla meşgul olmaları meşru kılınmıştır. Zira Allâhü Teâlâ’nın azamet ve kudretini, kahır ve gadabını ikrâr edip kahrından lütfuna sığınmak lâzımdır. Bu sebeple Resûl-i Ekrem (s.a.v.), bu esnâda korku ve haşyet duymayı emir buyurdular. GÜNEŞ TUTULMASI 21 Eylül Pazar günü “Kısmî Güneş Tutulması” olacaktır. Tutulma: Avustralya kıtasının ve Pasifik Okyanusu’nun
Din