Knut Hamsun’un okuduğum ilk kitabıydı Victoria. Söylenenler gibi, sihirli bir kalem, akıcı bir dil, sayıca az kullanılan karakterler üzerinden muhteşem bir kurgu.
19.yy sonları kaleme alınmış, değirmencinin oğlu Johannes’in gönlü ‘sarayın efendisi’ nin kızı Victoria ya düşmüş, hemde ta çocukluktan. Victoria imkansız ama, Victoria soylu, Victoria nın yine soylu, zengin biriyle olması lazım.
Johannes’in tek hayali şair olmak, oluyor, üstelik tanınıyor. Tüm şiirler aşkına yazılmış, hepsi birbirinden anlamlı. Aşkın bu kadar güzel anlatıldığı nadir eserlerden biri olmalı.
İtibarını kaybetmek üzere olan bir aile ve sevdiği arasında seçim yapmak zorunda kalan bir kadının hikayesi satırlanmış, oldukça lirik bir eser halini almış.
Okurken zorlanmayacağınız, sıkılmayacağız, karakter karmaşasına girmeden, muhteşem bir sadelikle anlatılmış. Sanırım tekrar okuyacaklarım arasında yerini aldı.
‘Ve aşk dünyanın başlangıcı, hükümdarı oldu, ancak aşkın yolları çiçek ve kanla, kan ve çiçeklerle kaplıdır.’