gizem ucgul

“Aklıma bir şey takıldığı için uyuyamamış değildim. Hiçbir şey düşünmemiştim. Zihnim bir şey düşünemeyecek kadar yorgundu, öte yandan uyuyamıyordum da. Bedenim ve ruhum uyku istiyordu. Buna rağmen zihnim durmuyordu. Aklım ısrarla uyumayı reddediyor, ruhumla savaşıyordu. Bu durum tıpkı son hızla hareket eden ekspres trenin camından, geçilen her bir istasyonun adını tam olarak okumaya çalışmaya benziyordu…”
Sayfa 129·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“ Birisinin beni nasıl değerlendirdiği, benimle ilgisi olmayan bir konu. Bu benim sorunum değil, onların sorunu.”
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Bu nasıl aşağılama :))
“Her zaman resepsiyonda duran otel sahibi bakışlarında hüzün olan, orta yaşlı bir adamdı ve iki parmağı eksikti. Bu adamın görüntüsünden, hangi işi yaparsa yapsın o işi beceremeyecek türde biri olduğu anlaşılıyordu. Beceriksiz insanların canlı bir örneği gibiydi. Sanki soluk mavi mürekkep çözeltisinde bir gün boyunca tutulduktan sonra oradan çekilip alınmış gibi varlığı bir uçtan diğerine başarısızlık, yenilgi ve hayal kırıklığının gölgesiyle boyanmıştı. Camdan bir kutuya koyup okulda fen dersinde göstermek isteyeceğiniz türde bir adamdı. “El attığı hiçbir işi beceremeyen adam” diye üzerine bir etiket yapıştırarak. Ona acımak için şöyle göz ucuyla bakmak bile yeterdi. Azımsanamayacak sayıda kişi de ona öfkelenirdi. Bu kadar acınası bir insanı görmek bile insanın durduk yere sinirlenmesine neden olurdu. Hal böyle olunca kim bu otelde kalırdı ki?”
Sayfa 15·Kitabı okuyor
“Her şeyin bir cevabı olduğuna inanmak saf bir iyimserliktir.”
Sayfa 258·Kitabı okudu
Mumları seven insanlar yaşadıkları anın kıymetini bilirler. Mum, karanlığın içinde süzülen, narin ruhlu insanların duyabildiği, içli ve ağır bir şarkıdır. Muma bakan kadınlar ise hayallerinden vazgeçmeyen kadınlardır.
Sayfa 245·Kitabı okudu