Aklıyla, ruhuyla ve bütün benliğiyle içine sine sine sevdiği adam karşı tekli koltukta Mariam'ın başını bekliyordu. Mariam ise uzun koltuğun üstünde, başı koltuğun sırt kısmına dönük bir şekilde uzanıyor dinleniyordu.
Hastaneden yeni gelmişlerdi.
İkiside tedavinin başarılı bir şekilde ilerlemediğini doktordan duydukları andan itibaren çok üzgün ve yıkıktı.
Doktor mariam'a " Eğer çabalar gayret gösterirsen bu hastalığı yıkabilirsin Mariam" demişti.
Oysa sadece sevdiği adam için bile savaşmayı yaşamayı çok isteyen Mariam bu gücü kendinde bulamıyordu. Hastalığının ciddiyetinin farkındaydı ve yakında ebediyette dahi seveceği bu sevgi dolu adamdan, üzerinde yaşamaktan yorulduğu koca yaşlı şişko dünyada ayrı düşecekti.
Mariam odanın matemli sessizliğinde sevdiği adamla kısa zamanda yaşadıkları mutlulukları, aşklı bol tutkulu vakitleri, sanki bir ömürdür birlikteymişcesine hissettikleri ilişkisini düşünürken biran zil çaldı. Sevdiği adam tekli koltuktan kalktı ve kapıyı açtı. Gelen aynı bina içindeki yakın dostlarından Sena idi. Hastaneden gelişlerini görmüş bilgi almak için uğramıştı.
Gülcanxkan
İnsanın ve canlıların biyolojik sistemini olağanüstü koordinasyonla çalıştıran güç ; kendi kendine evrimleşmeyle varlık kazanmak, ortaya çıkmak, yoktan meydana gelmek, teşekkül etmek, vucut bulmak, vucuda gelmek mümkün değildir.
gl_cn
Geçmişte bu ülkenin yoksulluğunu fakirliğini çok çekmiş insanlar cimri değilseler eğer kolay kolay ısraf etmezler ve bu günleri iyiyse çok şükrederler. Geçmişinde zengin şimdiki hayatında eski ekonomik durumu yoksa eğer; bu zamanı kötü, geçmişini iyi zanneder.
Geçmiş ve şimdiki zamanda ki mali durumu iyi olanlar ise ya şükreder ya küfrederler.
Hiç bir zaman yoksulun halinden ya hiç anlamaz yada tam tersi olabilirler.
Ama ben pek görmedim zenginin zengin fakirin hep fakir kaldığını.
Hayatın bu noktasında bile, hep bir sirkülasyon dönüşüm var gibi {`... }
gl_cn