Böyle cadalozlar hep kendi uzağındakileri severlermiş. Gözlerinin önüne cenneti serin, o cenneti onlara verin istemezler, sevmezlermiş de, ulaşamadıkları çölü, dikenli kıracı severlermiş.
İşte bu kimsesizlere, ağzı var da dili yok gariplere aklı olan, yüreği, acıması, sevgisi olan insanların yardım etmeleri gerekmez miydi? Üstelik de, bu kadarcık, küçücük kuşlara yardım edeceklerine onları vuruyorlar, öldürüyorlar insanlar.
Bugün her şey gene bir güzellik, bir mutluluktu. Ama içinde bir boşluk vardı gene de, mutluluğu engelleyen, içinde gittikçe kendini duyuran, onu acıktıran, büyüyen bir boşluk.
Hemen hepimiz yaşamışızdır benzer şeyleri. Yaşadığımız zorluk psikolojikse eğer, pek görünmez. Kolu bacağı alçıda insandan beklemediklerini bizden beklerler. Bizim o insanlardan daha zor hareket edebildiğimizi düşünemezler çoğu zaman.