Güçlülük, yürekli olmayı gerektirir. Yüreklilik ise insanın kendi gerçekleriyle yüzleşebilmesini içerir. İnsanın kendine yabancılaşması pahasına kazanılan güç, gerçek güç değildir.
Resim asmayı ertelemekle yaşamayı ertelemek aynı şeydir, çünkü yaşam böyle küçük, önemsiz görünen detaylardan oluşur. Çehov “ Herhangi bir aptal bir krizi atlatabilir. İnsanı tüketen şey, günlük yaşayıştır.” demişti.
İçin için bir başarı sevinci duyuyordu; çünkü artık hayatın kıyısına çekilmişti; o hayat ki insanı durmadan işe çağırır, büyük sevinçlerin ışığıyla aydınlanan, büyük acıların yıldırımlarıyla dolan geniş bir gök altında, fırtınalar içinde geçer, o hayat ki içinde boş umutlar, parlak mutluluk hülyaları hüküm sürer ve düşünce kendi kendini yakar kavurur; tutkular insanı kemirir, zekâ yener ya da yenilir; orada insan sürekli bir savaşa girişir, savaş sahnesinden yaralı, bitkin ama gene de doymamış, muradına ermemiş olarak çekilir.