Güleren

Güleren
@glrnerkus
Diş Hekimi
312 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Küçük bedenler , ağır yükler . .
Puan vermedi·120 syf.··
2025 8. kitabı
Kitabı bitirdikten sonra aklımdaki tek soru : “ Neden ? “ .. Günümüzde kendi toplumumuzun da kanayan yarası haline gelen çocuk istismarı konusunun , aslında bütün dünyanın büyük bir sorunu olduğunu gözler önüne seren bir kitap . Gerçek hayattan uyarlanan bu kitabı okurken bu kadarı da gerçek değildir dediğim her şeyin aslında daha beter olduğunu okumak insanın içini parçalıyor . Okurken öfkenize hakim olamayacağınız , insana hayatı sorgulatan , herkesin çocuk sahibi olabileceği ama herkesin ebeveyn olamayacağının açıkça örneği . Dünyaya çocuk getirirken çiftlerin psikolojik teste tabi tutulması gerekliliğini , anne -baba olabilirlik ehliyetinin olması gerektiğini düşündürtüyor . Her çocuğun layık olduğu sevgiyle büyüdüğü bir dünya görebilmek hayaliyle . .
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
Reklam
İçindeki çocuğa sarıl , sana insanı anlatır . . .
Puan vermedi·144 syf.··
2025 6. kitabı
Herkesin hayat hikayesini bir noktada yakalayabilecek , okuması gereken bir kitap . Pek çoğumuz yaşamının belli bir döneminde anlamlandıramadığı öfkelerle , kaygılarla, korkularla baş başa kalmıştır . Ve bu duygularla nasıl başa çıkacağımızı bilemeden çaresiz kaldığımız , çırpındığımız dönemler olmuştur . Aslında hepimiz bilmediğimizden korkarız , bilinenler bize daha güven verici gelir . Bilinmeyenden de kaçtıkça kaçarız . Ve ne kadar yanlış olduğunu bilsek dahi bilinenin güvenli limanına sığınmaya çalışırız . İşte tam o noktada duygularımızı anlamlandırabilirsek eğer , korkularımızın , kaygılarımızın , öfkelerimizin altında yatan sebebi bulabilir ve bu duygularında aslında korkunç bir şey olmadığını öğrenebilirsek herhangi bir yere sığınmaya ihtiyacımızın kalmadığını görmüş oluruz . Alice Miller ‘de bu kitabında bazı duyguların , alışkanlıkların bizlere çocukluktan miras kaldığını ve bunu değiştirebilme noktasında nasıl hareket edebileceğimizi göstermektedir . Bunu farkeder ve bununla yüzleşirsek yani duygularımızı anlamlandırabilirsek ; zamanında fark edilmemiş , görülmemiş çocukluğumuzla tanışabilirsek yetişkin hayatımızda yerine oturtamadığımız taşların bir bir yerlerine yerleştiğini görmüş oluruz .Çocuk da olsak yetişkin de hepimizin anlaşılmaya ihtiyacı var .Ve bu bilinçle hayatımıza devam ettiğimizde bizler çocuklarımıza bambaşka miraslar bırakabiliriz ve dünya hepimiz için daha yaşanılabilir bir hal almaya başlayabilir .
Yetenekli Çocuğun DramıAlice Miller · Profil Yayıncılık · 20213,917 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2025 2. kitabı
Kitabın incelemesinden önce bebeklik - çocukluk döneminde ebeveynlerle kurulan “ güven bağı “ nın bütün yaşantıyı nasıl etkilediğini bilmek gerekir . Özellikle anneyle kurulan ilk bağ hayatımızın geri kalanında da kuracağımız tüm ilişkileri etkiliyor. Bebek doğduğu andan itibaren kendini besleyecek , koruyup kollayacak “güvenli bir liman “ arayışındadır . Ve bu kişi de çoğu zaman anne olmaktadır . Doğumda başlayan bu bağ çocukluktan yetişkinliğe kişinin kendisine ve diğerlerine bakışına , arkadaşlık ve romantik ilişkiler dahil her türlü ilişkisine ve sorunlarla baş etme tarzına kadar çok geniş bir yelpazede etkili . Malma istasyonu ‘ nda Alex Schulman bizlere çocukluk döneminde ebeveyn-çocuk ilişkisinde bozukluklar olduğunda hayatımızın geri kalanının nasıl aynı oranda bozuk ilerlediğini göstermektedir . Elbetteki hiçbirimiz ağzında altın kaşıkla doğmuyoruz . Kimimizin ebeveynleriyle arasında nesil farkı bile mevcut . Küçüklüğümüzde ailemizden alamadığımız ama aslında ihtiyacımız olan o sevginin , o ilginin hıncını çoğu zaman etrafımızda kim varsa arkadaşımızdan , sevgilimizden, eşimizden , çocuklarımızdan çıkartıyoruz . Bir önceki nesilden gelen bu sakat duyguyu bir sonraki nesle aktarıyoruz . Ancak bu döngüyü kırmak bizim elimizde . Yaşadığımız acıların içine hapsolup , suçu başkalarının üzerine atmak en kolayı . Değişim elbetteki acı verir, alışkanlıkları değiştirmek en zorudur ama gelecek güzel günler bizim elimizde . . Geçmişin acısından sıyrılıp gelecek güzel günlere ulaşmak dileğiyle . .
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,3bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2024 15. kitabı
Kitabın incelemesine başlamadan önce ‘Siddhartha ‘ nın Budizmde kelime anlamının “amacına ulaşmış kişi“ olarak geçtiğini söylemek , kitabın konusunu anlamamıza fayda sağlayacaktır sanırım . Hangi inanca bağlı olursak olalım , hangi hayat tarzını benimsersek benimseyelim hepimizin içinde belli bir amacı , belli ulaşmak istediği hedefleri taşıdığı su götürmez bir gerçek . Kimimiz çok maddesel şeyler peşindeyken kimimizde daha çok varoluşsal şeyler peşindeyiz . Bu arayışların , bu peşinde koşulan şeylerin temeli de (her ne kadar maddesel olsa dahi ) aslında bir noktada içsel huzurumuzu sağlamak adına yaptığımız şeyler . . En temelde hepimizin bir yolculuğu var . Biz de bu kitapta Siddhartha ‘ nın kendi yolculuğunda ona eşlik ediyoruz. Siddhartha ‘ya eşlik ederken ara ara kendimizi , girdiğimiz konfor alanlarımızı sorguladığımız , ‘Ben bu hayatın neresindeyim ? ‘ , ‘Ben neredeyim, ne yapıyorum ? ‘ sorularını sordurtan , Siddhartha ‘ nın yanı sıra kendimize de eşlik etme fırsatı bulacağımız bir eser . ‘Siddhartha’ yani ‘amacına ulaşmış kişi’ olamasak da o yolda olmanın kıymetini anlayabilmek dileğiyle . . .
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Puan vermedi·260 syf.··
2024 13. kitabı
“ ...düşünmemek .. Düşünmek istemiyorum. Düşünmek istemediğimi düşünüyorum. Düşünmek istemediğimi düşünmemem gerek." Kitabı okumaya başlamadan önce acaba okuyabilir miyim , bana hitap eder mi gibi düşüncelerimi boşa çıkartan ; düşünmeyi , kaygıyı bilinçsizce arşa çıkaran her şeyi önlü-arkalı , önemli-önemsiz düşünen benim gibi insanların özeti niteliğinde . Varoluşsal sancılar içerisinde verdiği mücadeleleri , savaşları , yenilgileri , hayal kırıklıklarını kendi beynindeki çatışmaları aslında hepimizin içinde var olan benlik kaygısını hiçbir eser bu kadar güzel anlatamazdı . Oturup kitabın esas karakteri Antoine Roquentin ile sohbet etmeyi isteyeceğiniz bir eser . . Ve tabiki Bulantı ‘ yı okurken ilk aklıma gelen Sylvia Plath ‘ın “ Eğer düşünmeseydim çok daha mutlu bir insan olabilirdim ; birazcık kaygısızlık beni dünyanın en mutlu insanı yapabilirdi . “ sözleri hepimiz için bir temenni . .
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
Reklam