Ümmügülsüm

Ümmügülsüm
@glsmkrglgl
“ ‘Yani senin anlayacağın, dedemin kötü ressam olmasının sebebi, bu işe geç gönül vermesi ve eğitimsiz oluşuydu. Bunda olağanüstü bir hal yok. Değil mi? Dedemin gözleri sağlıklı, maddi durumu iyiydi. Ne tazyik altında yaşamıştı, ne de ruhu incinmişti. Ne diyorlar şimdi ona? Travma galiba... İnsanlar dedemin tablolarını niye alsın?’ diye sözlerine devam etti. Resimleri gardıroba yerleştirdi ve kapağı kapadı. Üst kata, salına geçtik ve koltuğa oturduk. ‘Dedemin mazereti yoktu. Onun iyi ressam olması lazım geliyordu. Ama değildi. O zaman hasta, sakat, biçare olmalıydı. İstiklal Caddesi’nde bağlama çalan âmâyı görmüşsündür muhakkak. Sazını yenmiş oncalarca sazende, dinleyenlerin gönüllerini dağlayan bir yığın hanende tanıdım. Ama o âmâ adam kadar takdir edilen, sevilen bir sanatçı görmedim. Çatlak sesli, ne makam ne usul bilen bu adam, nasıl oldu da bu kadar sevildi? İnsanoğlu, kusurları affeden; hatta onları sevimli bulan bir mahluk. Öyle değil mi? Maalesef dedem onu sevimli gösterecek noksanlardan yoksundu. Bu sebeple ne adı duyuldu, ne de resimleri bilindi.’ ”
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Peki ya gelmeyince ne oldu, onu mu merak ediyorsunuz? Sorunuzun cevabı içinde. Gelmemenin bir vakti yoktur. İnsan coşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse, o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır. Bir yıl mı geçmiş? Ne yapalım, dersiniz, hazırlanması en az bir yıl sürerdi zaten... İki yıl mı geçmiş? Gelmesinin eli kulağındadır...”
“Bazıları, geleceğe olan inançlarını kaybetmedikleri için sabrederler. Bazıları, işi bitirmeye cesaret edemediklerinden. Korkaklık hiç kuşkusuz hor görülesi bir şey, ama gene de yaşamın düzenine dahil. Tıpkı boyun eğmek gibi, o da hayatta kalmanın bir yolu.”
“Medeniyet neyimizi yumuşatmış? Medeniyetin insanda duygu çeşitlerini artırmaktan başka işe yaradığı yok. Duygularının çeşitlenmesiyle insan işi kan dökmekten zevk almaya kadar vardırabiliyor. Bunun örnekleri var. Cinayetlerde en ince ustalıklar gösterenlerin çoğu zaman en medeni adamlar olduklarına hiç dikkat ettiniz mi? Atillaların, Stenka Razinlerin onların eline su dökemeyeceği zamanlar da olur; bir Atilla ya da Stenka Razin kadar göze çarpmayışlarının tek sebebi de böylelerine sıkça rastlandığı için artık kanıksanmış olmalarıdır. İnsan medeniyete kavuşmakla eskisinden daha fazla kan dökücü olmamışsa bile, en azından daha kötü, daha iğrenç bir kan dökücü olduğu kesindir.”
“Ciddi söylüyorum; ben böyle birini tanırdım: ‘Çok sevdiğim için sana eziyet ediyorum, kıymetini bil.’ derdi. Aşkın insana böyle şeyler yaptırdığını, insanın sevdiği kimseyi üzmekten hoşlandığını bilir miydin? Bunu en çok kadınlar yapar.”