Bir zamanlar bana sadece gökyüzünü hatırlatan bir renktin. Şimdi ise hem huzurumu hem de kırgınlıklarımı taşıyorsun. Çünkü insan en çok sevdiği şeylerin içinde yaralarını da saklıyor. Ben maviyi severken, biraz da anlaşılmayı sevdim. Biraz ait hissetmeyi, biraz değer görmeyi... Ama bazen insan, kalbinin en güzel köşelerini açtığı yerlerden kırılıyor. İşte o zaman mavinin tonu değişiyor. Gökyüzü aynı gökyüzü kalıyor ama insanın içi eskisi kadar aydınlık olmuyor. Yine de maviden vazgeçemiyorum. Çünkü o bana hem kaybettiklerimi hem de hâlâ içimde yaşattığım umutları hatırlatıyor. Kırgınlığım büyük olsa da sevgim ondan daha büyük galiba. Bu yüzden ne zaman gökyüzüne baksam, içimde aynı cümle yankılanıyor: "Bazı insanlar gider, bazı hisler kırılır; ama insanın ruhuna işleyen renkler kalır." Ve benim ruhumda en çok mavi kaldı. Belki biraz kırgın, belki biraz yorgun, ama hâlâ mavi...