Bu avare şehir, bu kimsesiz gece;
Sokak lambalarını solgun sarı rengi;
Sarı yapraklarını, rüzgara feda etmiş çıplak ağaçlar;
Yağmurun incecik sesi, su damlaların busesi;
Bir mevsime dair her şey gidiyor..
İnsanın eşsiz çığlığını bastıran bir mevsim geliyor..
Sesimizi yutan beyazlık,
Bir yerde sevincinden göğe benzemiş çocuk çığlığı,
Bir yanda kefen gibi kuşatan insanı.
Bundan sonra hep geçit vermeyen yollar,
Hüznün tam orta yerinde yaşananlar.
Düşünmek için bolca zaman,
Yaşamak için çaba, kuvvet ve sızı.
Bir mevsim geliyor kuşları uzaklara uçuran.
Ve bir çiçek, beyaz bir topraktan
Soğuk ölümün ürkütücü sessizliğine inat,
Çığlık çığlığa gülümsüyor;
Bir kar tabakasının altından..
İnan bana,
Ben bir mevsim olsaydım,
Muhakkak kış olurdum..
Türkiye'de nasıl ki tamir edilmemiş bir musluk damla damla milli serveti harcıyorsa, kapanmamış bir ampul onu kapatmayan kişi farkında olsa da olmasa da milli serveti boş yere harcıyorsa, gelişmesine önem verilmemiş her çocuk da milli servete bir ihanettir.