Ben şimdi seni,
Bir gecenin sessiz huzurunda,
Hem de bir yudum uykuya hasretmiş gibi,
Vazgeçmenin ve sarılmanın mümkünsüz olduğu bu anda,
Bir delinin güncesine yazabileceği,
Bir delinin beyaz sayfasına karalayabileceği,
Her şeyin huzurunda korkusuzca,
Korkakça ve ayak tabanlarımın ruhuma aykırı olduğu bu vakitte,
Sonsuz bir ay ışığının her zerremde aydınlandığı bu gecede,
Bakmanın görmekten önce geldiği,
Her dizenin bir tükenişe, her tükenişin bir yaşama dönüştüğü;
Beklediğimiz bekledikçe içimizde çürüttüğümüz kalbimiz.
Dışardan bir bütün durduğu halde
İçten içe paramparça ettiğimiz ruhumuz.
Tıpkı bir nara benziyor içimiz,
Ve patlamaya hazır bir bomba gibi şu zaman,
Tam da şimdi..
Bir anne ölebilir evladının korkusundan,
Bir kadın doğabilir anne olmak için zamanın ortasından,
Babaların da iyi olduğu tatsız bir hikaye zamanından,
Ben şimdi seni bir yürek sancısının tam ortasından,
Uzun uzadıya süregelen bir kaybedişin yamacından,
Bir yaranın ötesinden, yâr olanın busesinden;
Ben şimdi seni tanıdık bir kokunun zerresinden,
Uçan kuşun kanadından, boyalı bir kelebeğin kanadından.
Kimsesiz zamandan, korkak ama güçlü bir kadından..
Ben seni kendimden, ben seni kimsesizlikten
Sorar dururum, arar dururum..
Yine de bulamam.