Nereye gitmek istiyorum ki.
Nereye gidebilirim ki.
Sürekli gitmek istemek de, bi yerde,
Hiçbir yerde olmak istemek değil mi?
Olabileceğim bir yer kaldı mı?
Hiçbir yerdeyim.
"Yalnız, elbette en önemli gelişme zihinlerimizde -ve yaptığımız şeylerdedir," diye atıldı Somel. "Sizde de, fiziksel çeşitliliğinizin yanı sıra, fikirler, duygular ve ürünlerde de aynı oranda bir çeşitlilik görülür mü? Ya da, dış görünüşü birbirine benzeyen insanların içsel dünyalarıyla yaptıkları işlerin de birbirine benzer olduğu görülür mü?"
Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver.
Bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu.
Hep böyle mi bu?
Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...
Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına
aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden!
Paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben.
Oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.
Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına
niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?
"Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş.
"Bir süre sonra anne sevgisinin birden fazla ifade kanalı olduğunu anlamaya başladık. Belki de çocuklarımızın hepimiz tarafından böyle, bu kadar çok sevilmesinin nedeni, bizim -hiç birimizin- yeterince sevilmemiş olmasıdır."