m.adar

m.adar
Mirov bi xwe hem tarî ye, hem jî ronahî ye...
YYÜ-Master/Politik Ekonomi
Van
Colemêrg
242 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·64 syf.··
2023 10. kitabı
Dönüşüm "Dışardakiler" Birey, toplum tarafından HİÇLEŞTİRİLİR. Gregor Samsa gibi. ... Konuya bu ifadeyle başlamak kadar doğal bir şey yok sanırım. Evet yani özne olmaktan çıkartılır. Bir hiç olur. Evde kullanmadığımız artıklarımızın bir köşede uzun zaman beklemesi- bekletilmesi gibi. lazım olursa belki çıkartılıp kullanılır o da lazım olursa tabi. Birey-toplum arasındaki diyalektik süreci anlamak ve anlamlandırmak sosyal bilimler açısından büyük önem arz etmektedir. Birey kavramı, toplumdan ayrı otonom özelliklere sahip değildir dolayısıyla bireyler anlamlı bir bütün olan toplumsal yapıyı bir araya gelerek oluşturdukları gibi kendileri de yaşadıkları toplumun içerisinde bir anlam kazanmaktadırlar. Dolayısıyla toplum ve birey arasında güçlü bir bağ bulunmaktadır. Bireyi bir özne olarak anlamlandırabilmek toplumu anlamak açısından büyük öneme sahiptir nihayetinde toplumu oluşturan da çalışmanın başında belirtildiği üzere bireyler arasındaki ilişkiler ağıdır. Bu nedenle birey ve toplum kavramları birbirlerinden tamamıyla ayrı şekillerde ele alınıp değerlendirmek gerekir. Franz KAFKA, eserinde içinde birden fazla konuyu barındıran bence olağanüstü bir yapıt. Menfaat ekseninde kurduğumuz yaşam, içselleştiremediğimiz reel duygularımız; maalesef en ufak bir belirtide yıkılıp yerle bir oluyor. Gregor Samsa, Franz Kafka'nın uzun öyküsü Dönüşüm'deki hayali karakter. aslında bu karakter, bedensel-zihinsel ve buna benzer kendi seçimleri olmayan kişilerin bize ''toplumun bireylerin toplamından daha fazla'' olduğunu kanıtlayan aleni bir cümle. Bu statüde olan kişilerin toplum tarafından ötekiler ya da dışarıdakiler diye kategorize etmek sıradanlaşmış gibi olmuş. Gregor Samsa 'nın düştüğü durum belki de hepimiz bir an düşünmüşüzdür. Fakat sorgulanması gereken durum
dışarıdakiler
DönüşümFranz Kafka · Doğan Kitap · 2019268,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eleştiri kutsaldır.
Puan vermedi·141 syf.··
2022 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2022 19:24
Avusturyalı yazar Ivan Illich tarafından modern dünyada eğitimin rolünü ve uygulamasını eleştiren 1971 tarihli bir kitaptır. Ivan Illich, çoğumuzun farkında olduğu bir eksikliği dile getirmeye çalışmış; fakat yazar bu denli evrensel nitelikte sayılabilecek bir konuyu tam anlamıyla okuyanı doyurabilecek nitelikte bir eser yazmamış diyebilirim. Bu benim şahsi fikrim tabi. Biz toplum olarak bir ritüele inanmış kalmışız: eğitim ve okul … beraber yürütülecek. Bu, birbirini tamamlayan apayrı iki farklı kavramdır. Eğitim sadece okulda öğrenilebilecek bir şey değil. Yeni doğan çocuk nasıl konuşacağını okulda öğrenmiyor mesela. Ya da Thomas Edison, haylazlığından mı ya da tembelliğinden mi okuldan atılmış ve 1879 yılına geldiğimizde Edison çalışmalarını laboratuvarda sürdürürken günümüzde ki işlevselliği olan ampulü icat etti. Yaklaşık 6 binin üzerinde Edison denemeler yaparak elektriğe ihtiyaç duyan ampulü icat etmeyi başarmış oldu. Bunu, okuldan kovulan Thomas Edison bulmuş(!) Tüm insanlığa; dünya yok olana kadar sürecek bu hizmeti kim verebilir? Hepimize kocaman bir soru… Bu detaylı örnek bize şunu diyor okul her şey değil. Her şey oradan öğrenilmez hatta. Kitabın bir sayfasında ‘Herkes nasıl yaşanacağını okulun dışında öğrenir. Konuşmayı, düşünmeyi, sevmeyi, hissetmeyi, oynamayı, küfretmeyi, politikayı ve çalışmayı herhangi bir öğretmen araya girmeden öğreniriz.’ Buradan da net anlaşılıyor. ‘Okullar, yetenekli insanların sayısını azaltmaktadır.’ En çok hoşuma giden de bu alıntısı olmuş yazarın. Aslında bir sistem var ve bu, hepimizi belirlenmiş bir kalıp içine hapseder. Bizim burada olmak istediğimiz kişi değil sistemin olmak istediği kişi olmamızı istiyor. İşte ipler burada kopuyor. Uzunca bir otoban düşünün … bu otobandan sağa sola da ayrılan yollar mevcut. (Bu
Aynı
Okulsuz ToplumIvan Illich · Şule Yayınları · 20184,937 okunma
//İYİ OKUMALAR DİLEĞİMDİR...//
8/10
·235 syf.··
Beğendi
·
2020 129. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2020 03:36
Sarı Sıcak //Yaşar KEMAL Son zamanlarda hikaye/öykü, roman yazarlarına uzun bir aradan sonra tekrar yöneldim. Yazma süreçleri, kullandıkları dil, gözlem, tasvir etme durumları vs. vs... Yanı bir eser ortaya çıkar-ılır-ken hangi aşamalardan geçildiğini uzun bir zamandır küçük bir not defterime kayıt alıyordum; çünkü ben de yaklaşık bir yıldır bir hikaye kitabını yazmak istedim ve kısa bir zamanda 'KIŞ SABAHININ IŞIĞI' nasip olursa yayın evinden çıkacak. Buraya kadar kitabın incelemesi ile alakalı bir şeyler söylemedim; çünkü bu notu yazmak zorunda kaldım 'sarı sıcak 'ı okuduktan sonra (22 farklı hikaye) de yazar daha doğrusu üstat Yaşar KEMAL kitabın tamamında bile yerel bir dil kullanmasına rağmen müthiş bir eser ortaya çıkartmış. Sanki gece gündüz olup bitenleri gözlemlemiş, öyküde yaşayan herkesin hayatını bizzat yaşamış ve eserini yazmıştır. tasvirler o kadar sağlam temeller üzerine kurgulanmış ki pür dikkat okuyunca hemen fark edilir. Günümüzde ve ilerde de devam edecek gibi görünen * varlıklının, olmayanı ezdiği (ağalık ve alt sınıf), Anadolu insanının o kısacık ömründe sadece yaşayabilmek için çırpındığı* kusurun çekiciliği, mükemmelliğin aldatıcı yüzünden daha değerli olduğunu; yerel halkın nasıl yaşam mücadelesini verdiğini o kadar güzel anlatmış ki 22 hikayeyi okuduğumuzda içinde bizi ya da çevremizi anlatan bir kaç tane ile tanışma fırsatı buluruz, ya da bizim hikaye mi? dedirten gerçek konular bulacaksınız bundan eminim; Çünkü yazar anlattığını yaşıyor. Hikayelerin konusu okuyanda ayrı bir zevk veriyor. Yazma sürecimi tekrar bana daha neler yapabilirim hatırlattığın için nur içinde uyu hemşerim. Okuyan ya da tekrar okumak isteyenlere iyi okumalar dileğimdir...
Sarı SıcakYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20236,8bin okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2020 64. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2020 01:33
Tabi ilk okumamda kitabın tadına varmıştım; fakat insan bir yemeği beğenir, yer ve karnını doyurur ya, sonra tekrar acıkır ve yemek ister; benim de bu kitaba yaklaşımım böyle oldu. Doyamadım, uzaklaşamadım ve her zaman kitaplığımın en kolay ulaşılabileceği yerinde bulundurdum. Hani hayattan nice nice dersler almış ve hayatı tecrübe edinmiş bir kişi sana öğüt verir ve işine o kadar yarar ki o öğüt, bu kitap da benim için öyle oldu. Ufak bir umutsuzluk olsa hemen O'na koşardım. Keşke 80 sayfa değil de 300 sayfa olsa belki de kafamdaki açlığı bir nebze doyurabilirdim. Ali Fuad BAŞGİL 'in şaheseri '' Gençlerle Başbaşa'' Ülkemizde orta okuldan itibaren okutulmalı bence her okuyanın(!) okuması gerek, ısrarla okuması gerek... Bir öğretmen arkadaşımın okuttuğu 6. sınıf öğrencilerine 50 küsur alıp hediye ettim; az da olsa mutlu oldum sanırım... Ya da kafamdaki açlık bir nebze de olsa azaldı.
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil · Yağmur Yayınları · 202419,2bin okunma