Bazı kitaplar vardır ki her yaşta okumali dediğim tarz bir kitaptı. Her yaşta anlayacağimiz bize neler katacağını bize gösteren en iyi kitaplardan birisiydi zeze'nin yaşadıkları ....
Neler yaşamış küçük yaşta zeze ? zeze'nin kendi küçücük yüreği büyük olan çocuk!
Zeki ,sınırsız hayal dünyası ,her şeyi bilmis bilmiş cevaplari,buyumuste küçülmüş bir çocuk sanki kendi çocuğum gibi çok sevdim zeze'yi .Zeze'nin bu parıltısı gören bir öğretmen ve Portuga vardı sadece iki insansın yanında uslu uslu oturup onların dediğini yapıyordu çünkü onları seviyordu en çok da portuga'yı .
Ailesi hep Zeze'yi dövmesi çok zoruma gitti çünkü o çocuk olduğu görmek yerine şeytan yerine koydular hep şeytan asılda bence onlardı .
Kitapta en çok canımı acıtan iki kısım oldu birincisi Portuga ile göl gittiginde yaraları görmesini istememesi portuga'dan çekinmesi
Ve Portuga'nin kaza geçirip vefat etmesiyle Zeze'nin sonra ''Onu aklımdan çıkaramıyordum. Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.'' demesi oldu .
Sevgi ,sevmeyi ,sevilmeyi unutmuşsanız ,saf şefkatin ne olduğu bilmiyorsanız ya da 5 yaşındaki bir çocuğun nasıl birden büyüyüp büyükler gibi davrandığını başladığı içi hâlen çocuklugu bilmek görmek isterseniz okumanız tasviye ederim ....
Seni çok seviyorum zeze'm sen benim biricik cocugumsun hep yüreğimde olacaksın ve her çocuk sen gibi özel olduğu her hissettirmek için elimden geleni yapacağım sana söz yavrummm