Stilbon'un yurdu alınmıştır, dostlarını, çocuklarını,
karısını yitirmiştir. Yurdu baştan aşağı yakan yangından bir
kendisi kurtulduğu halde mutludur. Kentleri yere serdiği için
Poliorcetes yani "kent yağmalayan" lakabını alan Demetrius
ona, "Bir şey yitirdin mi?" diye sorunca şöyle der: "Benim
olan her şey benimle birlikte."
Güçlü, cesur adam diye buna denir işte! Düşmanı zafer
kazanmışken bile yener düşmanını. "Hiçbir şeyimi yitirmedim," der ve düşmanını "Acaba zafer kazandım mı ben?" diye
kuşkuya düşürür. "Benim olan her şey benimle birlikte": Yani
adalet, cesaret, sağduyu ve insandan geri alınabilecek her
şeyi değerli saymamak becerisi onunla birliktedir.
Epikuros'u yağma edeyim yine,
onun şu sözünü bugün okudum: "Gerçek özgürlüğe ulaşabilmek için felsefeye köle olman gerek." Felsefe, kendisini onun
kucağına bırakan, teslim eden kişiyi başka güne ertelemez,
hemen özgürleştirir onu. İşte felsefeye köle olmak, gerçek
özgürlük demektir.
Bir sefahat ve açgözlülük örneği, birçok kötülüğe yol açar.
Soframızda oturan züppe, bizi yavaş yavaş gevşetir, yumuşatır. Zengin komşu, aşırı isteklerimizi kamçılar; kötü kişi,
arkadaşı ne kadar saf, yalın olsa da pasını ona geçirir. Ya bütün halkın saldırdığı ahlak ne hale gelir o durumda, söyler
misin? İster istemez ya onları örnek alırsın ya da onlardan
nefret edersin. Her iki halden de kaçınmak gerek: Ne sayıları kabarık diye kötülere benze ne de sana benzemiyor
diye birçoklarına düşman ol.
Umudu korku izler. Bu iki duygunun birbirini izlemesine
şaşma. İkisinin ruhu da kararsızdır, ikisi de geleceğin bekleyişi içinde endişelidir. İkisinin de en büyük nedeni, bugüne
uymamamızdan, düşüncelerimizi hep ileriye atmamızdan
ileri gelir. Bu yüzden insan türünün en büyük nimeti olan
ileriyi görme niteliği, bir kötülüğe dönüşmüştür. Vahşi hayvanlar gördükleri tehlikelerden kaçarlar. Kaçıp kurtuldukları
zaman da güven duygusu içindedirler artık. Oysa bize hem
gelecek hem de geçmiş işkence eder. Elimizin altındaki birçok nimet zarar verir bize: Bellek, korkunun işkencesini geri
getirir, öngörme onun önüne geçer. Hiç kimse sadece o günün sorunları yüzünden mutsuz değildir ki!