GÖKHAN

GÖKHAN
@gok_ley
İki seçeneğin var; ya kal, ya git bu diyarda Bir cümle yeter sözden anlayana. Destan yazsan fark etmez laftan anlamayana. Mehmed Uzun
sokaklar karanlık sensiz
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken Gidersen kim sular fesleğenleri Kuşlar nereye sığınır akşam olunca Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor Bir de seni ekliyorum susuşlarıma Selamsız saygısız yürüyelim sokakları Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız Yüreğimize alırız onları, ısıtırız Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam Gidersen kar yağar avuçlarıma Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
Sayfa 345 - Sen ben
Alıntı
Reklam
gözyaşlarım kurmadı anne tek ve çaresizlik
☘Ne oyuncağım ne bir elbisem olmadi arkadaşlarım gibi anne benim hiç sapanım olmadı anne, ne kuşları vurdum, ne de kimsenin camını kırdım... çok uslu bir çocuk değildim ama, seni hiç kırmadım, hep boynumu kırdım. ben hayatım boyunca bir tek kendimi vurdum! .. suskun görünsem de, fırtınalı ve mağrurdum anne. bir mızrak gibi, aynada hep dik durdum anne! .. ben sana hiçbir gün laf getirmedim, leke sürmedim. ama göğsümü çok hırpaladım, kalbimi çok yordum... ben hayatım boyunca, en çok kendimi sordum! ... benim hiç sevgilim olmadı anne, ne bir yuva kurdum, ne bir gün şansım güldü... öpemeden bir bebeğin gidişini, tükendi gitti çağım... kimi yürekten sevdiysem, yüreğini başkasına böldü... bir muhabbet kuşum vardı, o da yalnızlıktan öldü... sen beni göğsünde hep acılarla mı soğurdun anne? yoksa evlat diye, koca bir taş mı doğurdun anne? eziyet değilim, zahmet değilim,
Sayfa 745 - yan
Alıntı
kırık düşlerim Aryorum
Şimdi umut sokağında, Ümit aryorum kaldırımlarda sahipsiz üşür yüreğim.. Hayallerimin ayak bağları çözülmüş, Eğilip bağlamaya mecal arıyorum.. Şerha şerha damlıyor yüreğime, Sol yanımda en acınası hüzünler.. Hani diyorum; Şimdi aldığım nefesimle Yaslasam başımı huzura, İki büklüm mutluluğumla seyre dalsam Son nefesimi vermeden.. Sümük gibi beynime yapışan hatıraları Kaç tekme vursam terk eder acıyan yanlarımı ? Hezeyan edilen düşlerim bitik. firak edilen düşlerim yitik. Ne gitmelerle gittim de kendimden,
Sayfa 344 - Seni beklyorum
Alıntı
bugun benim yanlızlığım günü
Bugün benim dogum günüm sevdiğim bana kus ailem desem yok yılların derdi kederi hep bir ağırlıkla üzerimde omuzlarım biraz daha agır sanki bedenime içimde;kaybettiğim sevinçlerin sızısı ellerimde tozu kalmış bir ömrün sürekli bitmeyen çilesi... bugün benim dogum günüm sevdiğim hiç çalmayacak kapımı bilyorum gözlerim nemli kalacak yüregim yeni vurgunlarından yine nasibini alacak bugün de bile;özlemlerim ellerime tutuşturulacak bedenim yeni rüzğarlara umarsızca savrulacak yüreğimi doğduğum günü yine yalnız kutlayacam içimde deli hasretinle sen gözlerimden inceden süzülen yaşlarla ben kimbilir belki;kimselere söylemeden bu dogum günümü de sensiz kutlayacağım ama hüsran ama kalbi kırık bir kutlayış (doğdugum günde yoksun!!!kimbilir belki öldüğüm günde olursun!!! bu aslnda bir şiir degil içimdeki en aci bir hikaye yanliz olmak ne kadar kötü bir durum sevenin ailen yani yoksulsan çok kötü doğum günüm kutlu olsun (;;)
Sayfa 344 - Ben ve yanlızlık
İnsan ve Duygular
dilsiz ülkem ve halkim
Biraz yorgunum, kavgaları birikiyor insanın! Her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla! Yaşımdan yorgun, yaşımdan telaşlıyım bugünlerde! Kaç yaşındayım sahi saymadım, bilmiyorum! Belki kırklarımdayım belki otuzlarımda! Belki de doksan sene yuvarlandım bu dünyanın sırtında! Hiç bilmiyorum! Hayat taviz vermediği hızı ve kavgasıyla akıp gidiyor! Baharın rahiyasından akıp coşan çiçeklerle hatırlıyorum lise yıllarımızı! Kimimize kış, kimimize bahar olup canıyla değen vatansız Bu memlekette insanlar belki de en çok vatansız sancısıyla inliyor, en çok vatan coğrafya deyince aklımıza gelir çocukluğumuz! Mazinin araladığı perdeden sızıyor eski günler! Onlarla kavgalı onlarla sevdalı olduğumuz! En çok vatanımız yokluğunun hüsranıyla kızıyormuş zaman ayrılığın yarasını! İnsan vatanı olmuyunca anlıyormuş disiz bölük pürçuk nasil yaşarmış Ama anlatılmıyor anna dili anlatılmıyor be iki gözüm
Sayfa 344 - sen ve dilim
Psikoloji
Reklam