Toplumda oluşan bu yargı belki de daha evvel başlarına gelmediği için büyütülür. Ama bu kitabı okurken aklımdan geçen o cümle onu daha iyi anlamama yardım etti.
“ Kimse sınanmadığı günahın masumu değildir”
Bizler yaşamadığımız şeyler hakkında kesin yargıda bulunabilen varlıklarız.
Spoiler vermeden nasıl anlatabilirim diye kendimce düşündüm ve sadece şunu söylemek istiyorum.Hayvan gibi yaşamak yerine insan olmayı seçen bir adam.Okurken hadi canım bu mümkün mü? Ve ben olsaydım ne yapardım? Gibi soruları kafanızın içinde durmadan geçireceksiniz.
Kitabı okumaya başladığınız andan itibaren tüm karakterlerden kuşku duyacaksınız. Kafanızda kitaptan ayrı bir senaryo kurarak okumaya devam edeceğiniz bir kitap.
İnsanlık için ideal fikirlerin sergilendiği bir kitap. Yalnız ütopik bir kitap. Çünkü hiçbir insan mevki makam karşında komünizmi savunamaz. Bu düşünceler hep yazılarda kalmıştır. Hatta bazen sadece üniversite sıralarında. Başa geçene kadar herkes eşitlikten yanadır. Ama geçtikten sonra da güç tüm dengeleri değiştirir.
17. yüzyıldan biriyle aynı sahneyi paylaşmak isterseniz bu piyesi okumanızı tavsiye ederim. Olduğu gibi görünmek istemeyen, farklı biriymiş gibi davranan bu ahmak adamı bir yerlerden tanıyacağınıza eminim.