"Her şeyin açığa çıkması gerekiyor. Biz eğer Nadia'nın hikâyesini zihinlerde tutamazsak, diğer anneler de çocuklarını aynı șekilde kaybedecekler. Bu film Nadia'nin geri gelmesini sağlamasa bile, bir küçük kızın daha aynı kaderi paylaşmasına engel olabilirdi. Birkaç kadını tehlikelere karşı uyarabilir ve kendileri olmadan çocuklarının yabancı ülkelere seyahat etmelerine izin vermelerinin önüne geçebilirdi."
İnsanları pençesine almış, çöl hecinleri gibi hepimizin ağzını kan içinde bırakan "harese"den kurtulmak için yazıyorum ve zaman zaman kendime şu sözü tekrarlarken yakalıyorum: "Ben bir insandım!"
Bir insanla, herhangi bir canlının ayrımını ne güzel anlattı öyle. Bu kitabı gözlerle değilde yürekle okumalı. Her sayfada hayrete düştüm, çok kapıldım. Bazen durup kafama " Tamam, dur bu kitap sadece, bir kurgu var yinede ." desemde böyle şeylerin yaşandığını ve yaşanıyor olması gerçeğini değiştirmedim. Kurgu olan tek şey; Hüseyin,Meleknaz,İbrahim,Zilan,Nergis... isimleriydi. Ne çok vardır Meleknazlar, Zilanlar,nergisler... Onlardan çok vardırda, umarım İbrahim gibilerde vardır. Bu kitap beni her kelimesinde insan olduğumu unutmamam gereken biçimde hatırlattı. Umarım her okuyana da bu şekilde hatırlatır.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma