Organize İhanetin Gölgesinde Başkentin Anatomisi
Puan vermedi·160 syf.··
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 02:30
İncelemeye bu cümlelerle başlamak istiyorum; -Neye gülüyorsun Deniz? +Duvarda adalet yazıyor ona gülüyorum... İlk kitap olan Parsel Parsel "de okuduklarımın meğer sadece bir fragmanmış. Vurgun kitabı, Melih Gökçek yönetimindeki başkentin, devleti yavaş yavaş saran FETÖ'ye, din tüccarlarına ve rant çetelerine nasıl rehin bırakıldığının resmi bir iddianamesi sanki. Kitap, milli ve dini hassasiyetleri dillerinden düşürmeyenlerin, arka planda Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni FETÖ'nün üst düzey imamlarına nasıl teslim ettiğini itirafçı beyanlarıyla bize anlatıyor. Eski ATO (Ankara Ticaret Odası) Başkanı Salih Bezci'nin, bizzat Gökçek tarafından ABD'ye FETÖ ile görüşmeye gönderildiğini itiraf etmesi, belediyenin kasalarının başına firari FETÖ'cülerin yerleştirilmesi, eski meclis üyelerinin "belediyeyi onlar yönetiyordu, ellerini kollarını sallayarak giriyorlardı" şeklindeki beyanları, ihanetin devletin başkentinde nasıl yapılandığını gösteriyor. Melih Gökçek sadece belediye uğruna bu kadar uğraşmamıştır; sırf oğlu Osman Gökçek'i de ATO Başkanı yapabilmek için FETÖ'cülerle girilen kirli işbirlikleri ve seçilmiş başkanı "devlet büyükleri böyle istiyor" yalanıyla zorla istifaya sürükleme girişimleri, pervasızlığın ve gözü dönmüşlüğün ulaştığı boyutu kanıtlıyor. Önceki kitapta Ankapark'taki plastik dinozorlar, bu kitapta ise ismi gibi "vurgun" ihaleleri... Murat Ağırel'nde dediği gibi millet evine ekmek götürme derdiyle yanıp tutuşurken; milliyetçilik ve dindarlık taslayanların Ankara’yı yandaşları için nasıl bir cennete, namuslu vatandaşlar içinse nasıl bir cehenneme çevirdiklerini okumak kelimenin tam anlamıyla mide bulandırıcı. Yıllık 46 milyon TL geliri olan Belya belediye şirketi sadece 9 milyon TL'ye satılarak içi boşaltılıyor. Kullanılmayıp depolarda çürümeye terk edilen
Alıntı
VurgunMurat Ağırel · Kırmızı Kedi · 2021241 okunma
Puan vermedi·32 syf.··
2026 53. kitabı
Bugün sizlere renkli ve çok tatlı bir çocuk kitabı ile geldim; @arsu_aty ’in yazdığı “Bulutlara Mektup Yazan Kardeşler”. Bu kitap, kapağını açtığınız andan itibaren sizi pamuk şeker kıvamında bir yolculuğa çıkarıyor. Hikâyenin kahramanları olan iki kardeşin, ellerinde kalem kağıtla gökyüzüne, o devasa beyaz bulutlara fısıldadıkları hayalleri okurken hem gülümsüyor hem de derin bir nefes alıyorsunuz. Kitapta beni en çok etkileyen şey, çocukların o saf ve sınırsız hayal gücünün ne kadar güçlü bir ‘iletişim’ aracına dönüşebilmesi oldu. Yazar, sadece bir çocuk hikâyesi anlatmakla kalmamış; aynı zamanda çocuklara (ve içindeki çocuğu kaybetmemiş biz yetişkinlere) imkânsız diye bir şeyin olmadığını, yeterince isterseniz sesinizi bulutlara bile duyurabileceğinizi hatırlatmış. Aslında kitap, çocuklara sadece bir hikâye anlatmakla kalmıyor; onlara gökyüzüne bakıp hayal kurmanın ne kadar kıymetli olduğunu fısıldıyor. O minik mektupların bulutlara ulaşma çabası, hepimizin içinde bir yerlerde sakladığı o saf umudu temsil ediyor sanki. Çocukların dünyasındaki o sınırsız merakın, yetişkinlerin mantık dolu dünyasına nazikçe kafa tutuşunu okumak gerçekten çok keyifli. Bazen en büyük mucizelerin, başımızı kaldırıp bir buluta gülümsediğimizde başladığını hatırlatıyor bize. ” İyilikle ve kitapla kalın.
Bulutlara Mektup Yazan KardeşlerArzu Atay Gökçek · İkinci Adam Çocuk Yayınları · 20261 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·296 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 00:00
" Geçmiş ve gelecek arasında, şimdiki zaman; maneviyat ve gerçeklik arasında ilahi bir desen vardır." " İyilik ve kötülük birbirine göre verilen iki yargıdır, mutlak değildir ve gerçeklik algımızı sürekli olarak değiştirir." " Hak Teâlâ her bir burçta cennet ehlinden bir melâikeyi orada iskân ettirir." " Gerçekten Bilge olan kişi evrenin doğasında bilir ve onun yasalarına karşı yasayı, sufli olana karşı ulvi olanı kullanır." "Müslüman astrologlar da bölgeleri burçlara ve gezegenlere göre ayırmışlardır." "İslami olarak oruç tutma geleneği Satürn ile ilişkilendirilir." " Haftanın her günü belirli bir ilahi isim tarafından yönetilir. Hangi gün doğmuş iseniz o kutsal isimsizin yoldaşınız, koruyucunuzdur." Astroloji Akademisi Gnostik Astroloji Okulu'nun kurucusu Minerva Emine Gökçek'in kaleminden İslam Astrolojisi Kadim İyileşme Reçeteleri okuduğum en farklı ve ilgi çekici kitaplardan biriydi. Öncelikle kitabın beklentimin çok üstünde olduğunu belirtmeliyim. Yazar dolu dolu bir kitap hazırlanmış. Kitabın sonundaki kaynakça kısmından büyük bir araştırma ürünü olduğunu anlayabilirsiniz. Kitapta yer alan fotoğraflar okuma süreci daha ilginç ve dikkat çekici hale getirirken ayetlere yer vermesi ve alıntılar ile de zenginleşmiş bir okuma deneyimi sunuyor. Kur'an'da on iki burç, aylar ve surelerin izdüşümü, mevsimlerin oluşumu, gezegenlerin anlamı, gezegenlerin günleri, gezegen ve bitki arasındaki ilişkiler, ebced düzeni, nazar, renkler, ilahi alametler, El-Battani'den yüz astrolojik öneri,... gibi konular yer alıyor kitapta. Astrolojiye ilgisi olanlar kadar benim gibi farklı okuma yapmayı seven ve farklı konularda bilgi edinmek isteyenlerin de dikkatini çekecek bir kitap #islamastrolojisi
İslam AstrolojisiEmine Gücek · Vagon Kitap · 20256 okunma
Puan vermedi
Ahmet Mithat Efendi; He is an enlightened writer with a strong oratory who dominates all fields such as journalist, story and novel writer, philosopher of history and contributes to the enlightenment of the society he is in, transferring his knowledge and experience to all segments of society. He wrote about the renewal movement that started with the Tanzimat in his works and he became a guide by writing his writings for information purposes. He read a lot of French books, gained knowledge about literary movements and transferred them to his works with his own interpretation. Ahmet Mithat Efendi is the leading name in the works of the Tanzimat Period. He conveyed his existing experiences both in his novels and his works such as Müşahedat, Taffüf, Mesail-i Muğlaka, Ahmet Mithat Efendi, Edebiyat Yazıları 1 and 2, he became one of the most enlightened writers of Turkish novelism, and he deserved to be known as a novelist because he was mostly engaged in novels among prose genres. Ahmet Mithat Müşahedat criticized Emile Zola in his introduction titled 'Hasbihâl with Kâriîn' in his work titled Müşahedat and described the situation of Emile Zola, who wrote with a naturalist perspective of French society, from a critical point of view. Mithat Efendi wrote almost all his works to guide and educate people. And for this reason, according to him, transferring the events existing in the society as they are, instead of educating people, he was worried about leading them down the wrong path and therefore he opposed the Turkish society to read Emile Zola. Ahmet Mithat is a socialist and devoted writer. His aim to educate the public has led him to address the problems of the people. In this respect, he is in a way the sociologist of his period. Naturalism is established through the
Edebiyat & Roman
Emile Zola Hayatı ve Edebi FaaliyetiMihail Barro · Dorlion Yayınevi · 00 okunma
UZUN AMA OKUYUN!!! NASIL BİR DÜZENİN İÇİNDEYİZ BİLMENİZ ADINA
10/10
·272 syf.··
2026 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2026 19:43
Murat Ağırel, Melih Gökçek döneminde Ankara’nın nasıl sistematik bir talan organizasyonuna teslim edildiğinin suç duyurusu niteliğindedir. Kamu kaynaklarının halka hizmet yerine tarikatlara, cemaatlere, özellikle Muradiye Vakfı gibi yandaş yapılara ve şahıslara nasıl 'parsel parsel' peşkeş çekildiğini, tarih, belge ve ihale numaralarıyla açık açık anlatmış. Ankapark gibi vasat bir projeye gömülen 750 milyon doların (bugünkü kurla milyarlarca lira ediyor); plastik dinozorlar, hiçbir işe yaramayan oyuncaklar ve atıl oyuncaklarla nasıl çöpe atıldığını, bu israfın arkasındaki şaibeli ihale ağlarını isim isim ifşa etmiş. Başta Korkutata ailesi olmak üzere birçok vasıfsız kişi ve şirketlere ihale verildiği, bu şirketlerin birçoğunun adrese teslim yöntemlerle zengin edildiği belgeleriyle ortaya koymuş. Kitapta ayrıca FETÖ ile girilen kirli ilişkiler, "parsel parsel" satılan arazilerin dökümü ve Fatih Üniversitesi gibi yapılar için sağlanan ayrıcalıklar detaylandırılmaktadır. Ayrıca Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kabri Anıtkabir arazisinin imar planlarıyla tam 73 kez delinmeye veya değiştirilmeye çalışılması, Cumhuriyet tarihine sürülmüş kara bir lekedir. Murat Ağırel organize bir ihanet şebekesinin başkenti nasıl babalarının çiftliği gibi kullandığını, "hayır işi" kılıfı altında yapılan vurgunları tüm çıplaklığıyla kanıtlamaktadır. Daha 75. sayfaya geldiğimde aklımı yitirecektim. Kamu malının bu denli pervasızca, hayâsızca ve "babalarının malı" gibi yağmalanması, halkın vergileriyle alınan o ucube dinozorlar ve yandaşlara akıtılan oluk oluk paralar, Atatürk’ün mirasın, Cumhuriyet değerlerine ve Anıtkabir’e yapılmaya çalışılan saldırı ve saygısızlıklar kanımı dondurdu. Hırsızlığın, pişkinliğin ve ihanetin boyutları karşısında hissettiğim tek şey, bu organize
Edebiyat
Parsel ParselMurat Ağırel · Kırmızı Kedi Yayınları · 2021919 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
Türkiyenin yüz akı gazetecisi Murat Ağırel, bu kitabında, Melih Gökçek ve Fettullah Gülen bağlantılarını, Ankara halkının parasını kimlere nasıl peşkeş çekildiğini açık yüreklilikle anlatmış. Murat Ağırel Vurgun
VurgunMurat Ağırel · Kırmızı Kedi · 2021241 okunma