ayseakkan

ayseakkan
Okul öncesi öğretmeni /
İnsan, yani olması gerektiği gibi bir insan başına gelen hiçbir olayda sinirlenmemelidir. Böyle biri koca, duru, sakin bir okyanus gibidir. Olayların içinde kızacak bir insan görmez. Onun için her şey Hak' tandır; dolayısıyla ortada kızacak kimse yoktur. Her şeye eyvallah der, geçer. Başımıza gelen her şeyi eyvallah kalkanıyla karşılamamız duasıyla ...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aşk serden geçmektir, aşık aşkına boyanmadıkça aşk yoktur. Aşk gayret ister, emek ister, sabır ister. En önemlisi teslimiyet ister ... Aşka boyanmaya başlar gerçekten sevenler, Gerçekten sevenler canından da, malından da geçer giderler ...
Biz sadece sevdik, gelirse gelmezse diye değil. Kavuşursak diye değil. Hak için. Yolumuzda bize yarenlik edeceği için sevdik. Gelmezse, küsecek değiliz. Korkmayın, nasibimiz neyse ona sevdiriliriz. Essin rüzgarlar, hiç sönmeyecek sabır ateşinizi yakın yüreğinizde. Gökten yağacak bereket yağmurları, tertemiz ellerle bekleyenlerin ellerinden öpecek melekler ...
Tövbe etmek,eyvallah ile yeni bir sayfa açmak
Bir seferden bir şey olmaz demekle başladı tüm hikayemiz. Kendimizi, sevdiklerimizi, inandıklarımızı, değerlerimizi kaybettik. Böyle olacağını bilmiyorduk sevgili derttaş. Bilseydik, yapmazdık ... Bir masada uzandığını düşünün. Birisi gelse, incecik bir iplikle bağlasa seni masaya? Masadan rahatlıkla kalkarsın; çünkü incecik tek bir iplik seni masada tutmaya yetmez. Düşün ki her kötülüğümüzde, her günahımızda, her hak yememizde o adam incecik bir iplikle daha bağlıyor seni masaya. Sence bu zamana kadar yaptıklarımızla üzerimize örülen iplikler, gücümüzle koparabileceğimiz kadar zayıf mıdır? Ne kadar yığılmıştır kim bilir. Bir şey olmaz dediğimiz ufak ufak lüzumsuz işler, haramlar öyle birikmiştir ki ... Kalkacak. gücümüz yoktur. O incecik iplikler kocaman halat kadar kalınlaşmıştır. Kalbimiz körleşir. Masada o kadar uzun süredir kalkmadan yatıyoruz ki, halimize öyle alıştık ki olan bitenden habersiz yaşıyoruz. lşte bundan dolayı bu kadar rahatız, bilmediğimizden. Yattığımız yerin rahat olduğunu sandığımızdan. Oysaki felaketimiz olacak, oysaki soğuktan donmak ölmek üzereyiz burada. Yata yata vücut yatma şeklini almış ve ona uyum sağlamış. Ayağa kalkma ihtiyacı duymuyor. Dua etme ihtiyacı duymuyor. Bir yerden bu iplikleri sökmeye başlamalıyız Fesleğen. Bizi o masaya bağlayan sebep işlediğimiz o minik günah ise sökülmesi de minik bir tevbeden geçer. Tam şu an düşün sevgili derttaş, yaptığın yanlışlar işlediğin günahlar nedir? Bir tanesinden vazgeç, tevbe et. İşte seni saran bir iplik koptu bile. Arkadaşlarınla bir araya geldiğinde, birilerinin hakkında mı konuşuyorsun? Artık konuşma, işte iplerden biri daha koptu. Sana hiçbir faydası olmayan, haram sevdalar anlatılan dizileri mi izliyordun? Dur artık, izleme, göreceksin kalın iplerden birisi daha kopacak. Sevmeye
Nasıl da dere ermişim gerçek olmayan bir şeyi. Nasıl da kızmışım o kadar kişiye, nasıl da üzülmüşüm gerçek olmayan geçici şeylere. Hepsi boşaymış, hepsi rüyaymış. Hepsi bitecekmiş, hepsi hayalmiş. Belki Fesleğen, belki de şu an bir rüyadayız? Bürün dünya sıkıntılarımız dünyada kalacak. Hadi uyan, cennete geç kalıyorsun diyecek biri ve uyanacağız. Tertemiz bir ırmaktan suyla yüzümüzü yıkayınca ayılacağız? O halde neyin kavgasındayız biz Fesleğen? Neden bu gitmeler? Neden bu gidince küsmeler, üç beş mal için ömürden vermeler? Yüzyıllardır uyanın diyen kitaplara inanmıyoruz da, Birinin gelip bizi uyandırmasını mı bekliyoruz?