Eyvallah' maneviyatının farklında olan, bilerek, inanarak, severek kabul ettiği için taklidi imandan çıkar, tahkiki iman etmiş
olur. Eyvallah insanı benlikten, kibirden, enaniyetten kurtarır.
Tevazu sahibi yapar.
Bizler imtihanlara eyvah değil, eyvallah deriz .. .
Önemi yoktur güzelin, çirkinin, iyinin ve
kötünün. Bilir ki hepsi Hak'tandır, hepsine çekeceği tek şey eyvallahtır ...
Eyvallah ki tüm kelimeleri temize çeker ...
Öyle bir tamam, öyle bir kabulleniş ve teslimiyettir ki; artık
başına ne gelirse her şeyde akıl ve kalp Hakk' ı arar!
Hak olan her şey de zaren aşka çıkar. ..
Bizim Yunus der ki:
Verirsin celalinden cefa,
cemalinden vefa
İkisi de cana sefa,
lütfun da hoş, kahrın da ...
Her şeyi Hakk'tan bilip, sefaya da cefaya da hoş gözle bakmak,rüm imdhanlara eyvallah demek lazımdır. Eyvallah dilin değil,kalbin işidir .. .
Sevmek özlü söz okumaya benzemiyor. Yaşadığın zaman, içine
girdiğin zaman o çıkmazı anlayabiliyorsun. Anneannelerin nasihatleri, dedelerin tecrübeleri hikaye oluyor. Düpedüz yanıyor
insan. Kağıtta durduğu gibi durmuyor sevmek. Sevince biyolojisi değişiyor insanın.
Hele ki sevdiği gidince. Ah! Bu 'ah'ı dağlar taşlar kaldıramamış. Ayrılıklar, sevmeler bize yüklenmiş. Bütün ayrılıklar bütün
dertler 'ham' olanı pişirmek içindi. Biliyordum ama yaşadığın
zaman kaldırması o kadar kolay değildi işte