ayseakkan

ayseakkan
Okul öncesi öğretmeni /

ayseakkan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·325 syf.·
32 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2025 00:00
·
2025 3. kitabı
Daniel Keyes
8.8/10 · 36,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Beyaz Ayılar
Bir hayvanat bahçesinde beyaz bir ayı görmüştü, dar kafesinde, sürekli ileri geri yürüdüğünü. Saatlerce, durmadan, aynı şekilde... Çocuklar bağırıp çağırıyor, ona bir şeyler atıyordu; ama ayı hiçbirini görmeden boş bakışlarla gezinip duruyordu. Sadece ölümle bitecek bir hareketti bu. “Kim bilir ne kadar acı çekiyor," diye düşünmüştü. "Kim bilir neleri özlüyor, hangi özgürlüğü düşlüyor?" Ruhu yaralıydı, belli ki. Kapatılmanın o sessiz, amansız hastalığına yakalanmıştı. Başka bir beyaz ayı ise o güzel, heybetli başını durmadan iki yana sallıyordu; günler, aylar, yıllar boyunca, sadece o sallanan baş... "Dehşet verici,''diye geçirmişti içinden. Kafeslerin ardındaki tüm hayvanların gözlerinde büyük bir hüzün görmüştü; bu yüzden bir daha hayvanat bahçelerine gitmemişti. Belki dev akvaryumlardaki balıkların gözlerinde de aynı keder vardı ama onların bakışlarını anlayamıyordu çok uzak ve yabancıydılar. Şimdi ise o acıdığı hayvanlar gibi kendileri de kapatılmıştı. Demir kapılar ve demir parmaklıklar ardındaydılar.
Sayfa 66 - Can·Kitabı okudu
…Uyanırken, henüz tam kendine gelmeden, o bulanık aralıkta, soğuk bir his kalbini sıkmaya başlıyor. Bilinç, "Bana ne yapacaklar?” sorusunu henüz oluşturamamışken kötü bir şey olduğu/olacağı hissi içini kaplıyor. O soğuk his, beyninden önce kalbine ulaşıyor, bir mengene gibi sıkıştırıyor. İşte o an anlıyor ki, kalp her şeyi beyinden önce seziyor. Kalp, sadece kan pompalayan bir kas değil; Eski Mısırlılar haklıydı; o, ruhun bir parçası, korkunun ilk başladığı yer. Kötü bir şey olacağı hissi düşünceden önce geliyor; beyin korkuyu kelimelere dökmeden kalp çoktan etkilenmeye başlamış.
Sayfa 54 - Can·Kitabı okudu
Selim ve babası
Teftişten dönüp bir pazar günü elinden tutarak Büyük Sinema'ya götürdüğü ve Yedi Kardeşe Yedi Gelin filmini izledikleri gün, sinemaya girmeden önce pastaneden aldıkları kuru pastanın kâğıdına sızan o hafif yağ lekesi, babasının onu hiçbir zaman yalnız bırakmayacağı hissi, tekrar o anlan yaşar gibi canlanıyor. Ya da cinayet soruşturmasına giderken nehir kıyısında çakılların üzerine serilmiş çıplak bir ceset ve onun görmemesi için ne kadar uğraşsalar da gözucuyla yakaladığı o dehşet ânı. Çocukken sevmediği bazı sebze yemeklerini ona sevdirebilmek için çatal bıçağıyla özenle kesip küçük lokmalar haline getirmesi, sonra o etkileyici sesiyle bunun ne kadar güzel, ne kadar özel bir lezzet olduğunu anlatıp onu ikna etmesi, at binmeyi öğretmesi, ilk Hemingway kitabını hediye ettiği gün... Bütün bunlar zihninde canlanmaya başlıyor. Koğuşa döndüğünde, bu anlamlı ziyareti ve babasının sözlerini anlatmak istiyor ama belki bazı arkadaşları üzülür, belki de onların böyle destekleyici bir ailesi yoktur diye düşünüp susuyor.
Sayfa 53 - Can·Kitabı okudu
Koğuşun duvarları yalnızca bedenlerini değil hafızalarını da tutsak etmiş. Anılan birer cellat olmuş peşlerine düşüyor, onları geçmişin kuytularında boğuyor.
Sayfa 42 - Can·Kitabı okudu