Türk şiirinin İkinci Yeni akımının en özgün, en lirik ve en derinlikli seslerinden biri olan Turgut Uyar’ın ölümsüz eseri "Göğe Bakma Durağı", modern insanın şehir hayatının keşmekeşi, yabancılaşması ve yalnızlığı içinde kaybolmuş ruhuna adeta bir sığınak sunan sarsıcı bir başyapıttır. Şair; toplumsal dayatmalardan, zamanın acımasız akışından ve modernitenin gri duvarlarından kaçmak isteyen iki insanı, evrenin en saf, en sınırsız ve en ortak paydası olan "gökyüzü" altında bir araya gelmeye davet eder. Uyar; aşkı sıradan bir romantizmden çıkarıp varoluşsal bir direnişe, dünyaya karşı birlikte durulan bir siper haline getirir. Şiirde geçen her imge; gündelik hayatın hiyerarşisine, tüketim çılgınlığına ve insanın insanı anlamadaki yetersizliğine karşı çekilmiş zarif ama sarsıcı bir bayraktır. Turgut Uyar’ın dilindeki o büyüleyici ritim, samimiyet ve felsefi derinlik; bu eseri sadece bir şiir olmaktan çıkarıp Türk edebiyatının hafızasına kazınmış zamansız bir özgürlük manifestosuna dönüştürmüştür.