10/10
·
Beğendi
TÜRK SANATININ BÜYÜK USTALARI HÜSEYİN ZEKAİ PAŞA NİLÜFER ÖNDİN "Türk Sanatının Büyük Ustaları"adlı seri ,Türk sanatının gelişim evrelerinde önemli yer alan büyük sanatçıları mercek altına alıyor. Seride yer alan kitaplar yalnızca birer yaşam öyküsü sunmakla kalmıyor,okura ,manzara ve natürmortlardan ibaretmiş gibi görünen ilk Türk resmi örneklerinde gözden kaçırmaması gereken nüansları nasıl yorumlayacağına dair bilgiler de sunuyor. Kitapta Hüseyin Zekai'nin hayat hikayesi yanında ayrıca ressam kimliği ele alınır .Işık, gölge, perspektif ve estetik algısına sahip bir sanatçı olarak detaylı incelenir. *** Hüseyin Zekai Paşa 1860 yılında Üsküdar'da doğar. Üsküdar İhsaniye'deki Fıstıklı Mektebinde ilköğretimini tamamladıktan sonra askeri rüştiyeye ve ardından da Kuleli Askeri İdadisine gider. Hüseyin Zekai Paşa Mektebi Harbiye'de okurken Süleyman Seyit'in öğrencisi olur. Natürmort ve peyzajlarıyla, perspektifi üç boyutlu izlenimi veren batı tarzı resim anlayışını benimseyen Süleyman Seyit resim bilgisini öğrencisi ile paylaşır. Sultan ikinci Abdülhamid'in takdirini kazanan Hüseyin Zekai Paşa Mektebi Harbiye'de öğrenci iken sarayda yaver olarak görevlendirilir. Yaver ressam olarak görev yapan paşa saraydan kendine bir eş seçer. Sanat kariyeri boyunca Yıldız Çini Fabrikası için tasarımlar da yapar. Sultan Hamit'in fotoğraf albümlerinin hazırlanması amacıyla kurulan komisyonda görev alır, askeri müze kurulması için oluşturulan komisyonun üyesi olur. Entelektüel kişiliği sayesinde mihmandarlık yaptığı ve aralarında Paul Signac'ın da bulunduğu pek çok Avrupa'lı sanatçıyı Üsküdar'daki evinde ağırlar. Manzara ve natürmort ağırlıklı eserleri ile dikkat çeken Hüseyin Zekai Paşa koleksiyonculuğuyla da saygı gören bir asker olarak yaşamın sonuna kadar
Edebiyat
Hüseyin Zekai PaşaNilüfer Öndin · Hayalperest Yayınevi · 202212 okunma
İpi sıkı tut
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
"Kalbim bir hazine sandığı... İçi tıklım tıklım çocukluk dolu. O sandığın en nadide parçalarından biri de babamla uyku öncesi yaptığınız şahane sohbetler."️ ️Tatmadan tadın ne olduğunu, işitmeden sesin ne olduğunu, görmeden görmenin ne demek olduğunu nerden bilecekti insan, Yaradan vermeseydi bu nimetleri. Furkan doğuştan görme engeli olan bir çocuktur. Doğduğu anda kararmıştı dünyası. Sabırlı, dirayetli olan annesi hep yanında olmuş. Babası da tabii. Kardeşi Nehir, peynirin tadını beğenmezken annenin ağzında bir çift söz " Bunu bulamayanlar var." Tek başına yaptığı her işte bir çift buğulu göz Furkan'ı sesizce hep takip etti: Anne. ️Siz hiç umutsuzluk kuyusuna düştünüz mü? Dipsiz, karanlık ve sessiz olan. ️ ️Bir yerini çarpar, bir şeyi kırar diye kımılmadan durmasını isyenlere "Ben biblo muyum" der Furkan. ️Karanlık dünyasında içine mi kapansın, sessiz mi dursun, yerinden kıpırdamasın mı? ️Kulaklığını takar, sesli kitaplar dinler: "Çocuk, Köstebek, Tilki ve At", "Küçük Prens". ️ ️Bu kitaplar sayesinde Furkan kendine inanmaya, bir şey yapmaya karar verir. İlk iş olarak herkesin gittiği bir okula gider, braille alfabesini öğrenir. Okul yolunda yaşadığı zorluklarla baş etmeyi, zorbalıklarla, kötü düşüncesi olan ve kendisine acıyan insanlarla "Karanlık Gölge" ile baş etmeyi öğrenir. Okul yolundaki yoldaşı, dostu Kamar adlı köpeği onu birçok zarardan korur. ️Bu hikayede; zorluklarla başmedebilmeyi, empati kurabilmeyi, dost olabilmeyi, engelli bir ailede yaşamı, iyiliğin gücünü, azmi, hayvan sevgisini bulacaksınız. İpi sıkı tutmayı öğreneceksiniz.
İpi Sıkı TutYusuf Yıldız · Nesil Çocuk Yayınları · 202553 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tanıştım gölgemle ve sarıldım ona en içten halimle…
10/10
·528 syf.··
2026 99. kitabı
Gölgeyle Buluşma benim için okunup biten bir kitaptan çok, üzerinde çalışılan bir kitap oldu. Hatta kalınlığı yarısı kadar olsaydı bile muhtemelen yine aynı sürede okurdum. Çünkü her bölümden sonra durup düşünmek, bazen geçmişe dönmek, bazen de kendime pek hoşlanmadığım yerlerden bakmak zorunda kaldım. Kitap, Jung’un gölge kavramını merkeze alıyor. Yani insanın görmek istemediği, kabul etmekte zorlandığı, çoğu zaman kendine bile itiraf etmediği taraflarını… Okurken şunu fark ettim: Bir özelliği reddetmek, onun yok olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, fark edilmeyen taraflarımız bazen hiç beklemediğimiz anlarda ortaya çıkabiliyor. Kitabın en etkileyici yanlarından biri gölgeyi yalnızca karanlık taraflarımızla sınırlamamasıydı. Bazı insanların gölgesi öfke, kıskançlık ya da bencillik olabilirken, bazılarının gölgesinde iyilik, merhamet ve şefkat saklı olabiliyor. Bu bakış açısı bana oldukça düşündürücü geldi. Kitapta üzerinde en çok durduğum konulardan biri de buydu. Bazen bir insanda gördüğümüz ve tahammül etmekte zorlandığımız özellikler, aslında kendi gölgemize ait olabiliyor. Kendimizde görmek istemediğimiz ya da henüz fark etmediğimiz yönlerimizle başka birinde karşılaştığımızda verdiğimiz tepkinin bu kadar güçlü olmasının sebebi de bu olabiliyor. Bu bakış açısı, yalnızca başkalarına değil, kendime de farklı gözle bakmamı sağladı. Özellikle aile ilişkileri, eşler, kardeşler, anne-kız ilişkileri ve insanın yakın çevresiyle kurduğu bağlar üzerinden yapılan değerlendirmeler uzun süre aklımda kaldı. Çünkü kitap teoriyi anlatıp geçmiyor; dönüp kendi hayatına bakmanı istiyor. Kitaptaki bazı çalışmalar için tamamen dürüst olacağına güvendiğim birine ihtiyaç vardı. O bölümleri uygulayamadım. Dürüst cevapların canımı yakmasından değil, karşımdaki kişinin gerçekten
Gölgeyle BuluşmaKolektif · Timaş Yayınları · 2022310 okunma
7/10
·384 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 00:00
Leigh Bardugo, Gölge ve Kemik ile sadece bir fantastik dünya yaratmamış; adeta kendi mitolojisini, coğrafyasını ve politikasını inşa etmiş. Ravka’nın o soğuk, parçalanmış topraklarında geçen bu hikaye, Alina Starkov’un kendi gücünü keşfetmesiyle birlikte tamamen değişen bir kaderi anlatıyor. Kitabın en güçlü yanı, o ürkütücü 'Gölge Geçidi'nin (Fold) yarattığı atmosfer. Yazar, sıradan bir haritacı olan Alina'nın, aslında tüm dünyayı kurtarabilecek veya yok edebilecek o kudrete sahip olduğunu fark etme sürecini çok sürükleyici bir şekilde işlemiş. Karanlıklar Efendisi ile olan gerilim dolu etkileşimler ve Grisha dünyasının o kendine has kuralları, kitabı bir oturuşta bitirmenize neden oluyor. Eğer epik bir yolculuğa, biraz gizeme ve dünyayı değiştirecek kadar güçlü bir karaktere ihtiyaç duyuyorsanız, bu yolculuğa başlamanın tam vakti. #darkfantasy #gençyetişkin #roman #fantastik
Gölge ve KemikLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20137,5bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:27
Merhabalarrr, umarım herkes iyidir! Bugün yakın zamanda bitirdiğim Gölge ve Kemik incelemesini yapacağım. Biraz geç kaldım inceleme yazmak için ama geç olsun güç olmasın 𑣲⋆ (Spoiler yok, rahatlıkla okuyabilirsiniz) Öncelikle ben bu kitaptan hiç spoiler yememek için çok uzun bir süre dayandım. Hedefim Kargalar Meclisi ve Sahte Krallık okumaktı, ama ben bir seriyi yarım yamalak okumayı sevmem, o evrenle ilgili her şeyi bilmek tüm karakterleri tanımak isterim. Uzun soluklu seriler çok hoşuma gider. Bu yüzden tüm seriyi almıştım. Çoğu kişi de Gölge ve Kemik üçlemesini beğenmiyor anladığım kadarıyla çünkü gördüğüm incelemeler ve aldığım yorumlar baya sabır duasıydı hep bana. Herkes bunun kitapla ilgili olmadığını, sadece kargalar meclisi kadar iyi olmadığını ve ana karakterin biraz salak olduğunu söyledi. Ben yine de şans vermek istedim çünkü ben de çok zeki falan değilim ahqsoxhwlfjf. Sonuç : Kitabı 0 spoiler ile okudum, hiçbir şeyi bilmiyordum ve dannn diye daldım kitaba. Kitabı okurken oldukça eğlendim, saray entrikaları olsun, yazım dilinin basitliği olsun beni sevindirdi. Daha ağır bir şey beklemiştim çünkü bu kitap yüzünden reading slump'a giren çok kişi gördüm, bu yüzden çok korkmuştum. İhtiyacım olan son şey bir reading slump şu anda. Ama kitap baya aktı, gitti. Su gibi akıp gitti, bir günde bitirdim diyemem, bir sürü işimin arasında okudum kitabı ve yavaş yavaş sindire sindire okumayı tercih ettim bu yüzden uzun sürdü, yani AŞIRI AKICIII!! diyemem ama akıcıydı yine de. Sadece olaydan çok Alina'nın iç monologları olduğu için okurken "tamam sus artık" dediğim yerler çok oldu. Neyse ki iç monolog okumayı seviyorum, özellikle Alina gibi saf salak karakterlerin, çünkü kendi dertlerimi bir süreliğine unutabiliyorum... Gelelim şimdi biraz daha detaya. Karakterlerden bahsedeyim. Bu
Gölge ve KemikLeigh Bardugo · Martı Yayınları · 20207,5bin okunma
8/10
·308 syf.··
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:42
#KitapYorum #KuzgunYemini #KamuranElagöz #EdebiyatistYayınları #Papatyakitaplığı Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Edebiyatist Yayınları'ndan çıkan, Kamuran Elagöz'e ait, "KUZGUN YEMİNİ" isimli polisiye romanı tanıtmaya çalışacağım. Bazı kitaplar bitmez. İsteseniz de hayatın devamı gibi o arka planda kendi kendini yazmaya devam eder. Çünkü gerçek duygular, doğrular, vicdan, adalet, hırs, kötülük, gizem, aşk, dostluk, ölüm, doğum ve daha nice olgular sönümlenmeden bir yerlerde, rutin yaşanır. Bilinir ki; "Vicdan adaletin kalbidir. İyiliğin çoğalması için bazen kötülüğe izin verirsin." Tabi hakkaniyet adına. Bu cümle aklımın süzgecinde kumla altının ayrışması gibi kaldı. Bir altın avcısının avuçlarındaki serinliği, çizikleri, sevinci, acıyı, cesareti, sabrı, beklemenin kudsiyetini, heyecanı, bulmayı hisseder gibi." KUZGUN YEMİNİ " düşündüren, düşündürürken kendinizle, yüzleştiren, kimliğinize, benliğinize bir soğuk su vurumu misali şoka sokan bir yolculuk daveti. Bildiğimiz ancak itiraf iplerini sıkı tuttuğunuz tüm sırların çözümü, o anda kayboluşun soğukluğuna sıcak bir darbe sanki. Şimdi konu penceresinden şehrin ıslak sokaklarında izler bizi nereye götürüyor hep birlikte bakalım. "KUZGUN YEMİNİ" Polisiye, gizem ve tarihi gerilim unsurları taşıyan bir kurgu eser. İstanbul'un dar sokaklarında geçen, Da Vinci gibi gizemli bir figürün etrafında şekillenen bir intikam ve ihanet hikâyesi. Karanlık sokaklarda işlenen cinayetlerin ardında yatan sembolik ve titizlikle işlenmiş izleri takip eden bir anlatı. Eski Başkomiser Cenk’in yıllar sonra danışman olarak çağrıldığı bu karmaşık dosya, yalnızca bir katilin değil, parçalanmış bir ruhun haritasını da açığa çıkarır. Yirmi yıl önce ekilen kötülük tohumları, bugün kanla sulanarak filizlenir. Hemen aklıma genelde bu tip
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202620 okunma