"Daha iyi durumda olan ve işinden dönen işçi, çocuklarının uslu durmasını ve gürültülü oyunların kesilmesini ister, çocukların kendiliğinden ortaya çıkan sevinçlerini ve acılarını bastırır. Yoksul evlerde olduğu kadar, varlıklı ailelerde de baba ceza veren en yüksek kişidir; aracı olmak isteyen ana ise, çoğu zaman çocuklarla benzer yazgıyı paylaşır. Ayrıca yoksul evlerde babanın ekonomik ve toplumsal üstünlüğü, daha açık ve daha kolayca kabul edilir; baba, ataerkil yönde hareket eder"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sürekli ölen biz değil miyiz? Daha önce sayısız kez öldürülmedik mi, yarın yine öldürülecek olan biz olmayacak mıyız? Her gün ölmüyor muyuz? Hayatımız ölümden bile beter değil mi? Anadilimiz, kültürümüz ölüm tehdidi altında değil mi? Ölen bizim kültürümüz değil mi? İkimiz onların diliyle konuşmuyor muyuz? Niçin, söyle niçin? Bizi köklerimizden, tarihimizden uzaklaştırmadılar mı? Baskı, zulüm boyunduruğu sürekli bizim omuzlarımızda değil mi? Toprağımızın en güzel yerlerine, kendilerine çok güzel hanlar hamamlar, saraylar, konaklar inşa etmiyorlar mı? Biz de kendi topraklarımızda birer yabancı gibi onların oralarda yaptırdıkları görkemli binalara, yapılara bakmıyor muyuz?"
"Uyuşmuş bacağını ovuşturan Baz, pürdikkat onlara, hareketlerine, yemek yemelerine, yüzlerine, mimiklerine bakıyor. Daha yemek yemeyi bile beceremeyen bu cahil cühela takımı, hangi cesaretle devlete başkaldırmaya yelteniyor? Devletin bir fiskeyle her şeylerini tarumar edebileceğini, bütün mallarına mülklerine el koyabileceğini bilmiyorlar mı? Bu kaçıncı yenilgileri? Bu kaçıncı burun sürtmeleri? Daha önce başlarına gelenlerden de mi haberleri yok? Bu güruh, bu başıbozuk takımı, bu yoksul cahiller kim oluyorlar da devlete, orduya başkaldırıyorlar?"