Gönderi

“Çiftlik kuralım; Kâzım Ağa, İsmet Ağa olalım!..”
İsmet Paşa'nın başlangıçta Milli Mücâdele'ye inanmadığını Kâzım Karabekir'e: “Çiftlik kuralım; Kâzım Ağa, İsmet Ağa olalım!..” AÇIKLAMASI:
Sayfa 17·Kitabı okudu
Tarih
··
2.779 Gösterim
5 Yorum
Keşke yunan galip gelseydi diyen biri için pek bir şey söylemem. Ama yanlı olmayın, tek taraflı olmayın. Objektif ve geniş açıdan bakmazsanız soylediklerinizin bir önemi kalmıyor.
Nedense herkez anlamak istediği taraftan anlıyor. Keşke Yunan galip gelseydi değil, Yunan galip gelseydi, Mustafa kemalin yaptıklarını yapmazlardı dedi. Biri hakkında konuşurken önce olayı iyi anlamak lazım.
4 yanıtı göster
Hezimet! Anadolu'nun ortasında bir avuç toprağa, ayaklarımızı ıslatacak bir avuç suya mahkum edilmediğimiz için hezimet! Romantik hayallerin peşinden koşmayıp, var olan askeri, ekonomik, siyasi imkan ve koşullarla gerçekçi, elde edebilecek azami toprak parçasının geri kazanılması nedeniyle hezimet! Birileri birilerinin mandası, kuzusu olma yarışına girerken bağımsızlığı getirmesi nedeniyle hezimet!
Önceki 1 yanıtı göster
Şu konuda öncelikle bir yanılgaya düşmeyelim. Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti arasında tarihsel bir rekabet inşa etmeye çalışan, Türkiye Cumhuriyeti'ni Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılan son ülke gibi nitelendirmelerde bulunan, Osmanlı İmpartorluğu'nun Türklüğü konusunda ideolojik demagojide bulunan zihniyetleri bir kenara bırakarak tarihi değerlendirelim. Sonuçta Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran liderler ve ulus Osmanlı İmparatorluğu'ndan çıkmıştır ve kurulan devletimiz devamıdır. Bağımsızlıktan kastınız sadece yöneticilerin milliyeti ise Osmanlı İmparatorluğu'nun bağımsızlığını kaybettiğini kimse söyleyemez fakat kaybetme eşiğinde de durduğunu inkar edemezsiniz. 19. başlarından itibaren göreceli olarak ekonomik anlamda yabancı bankerlerin, sömürgeci güçlerin elinde oyuncak haline geldiğimizi, yaşama şansımızın sadece büyük güçler arasındaki rekabetten siyaset üreterek çıkmaya çalıştığımızı düşünürsek sizce ne kadar bağımsızdık? Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bile Samsun'a gitmek için İngilizlerden pasaport-geçiş belgesi aldığını düşünürsek ne kadar bağımsızdık? Örnekler çoğaltılabilinir şayet siz sadece yönetenlerin kimliklerinden bağımsızlığı tanımlarsanız biraz eksik kalır. İmparatorluk ile Cumhuriyetin kuruluş ve yaşama dinamikleri farklı ve farklıydı, sadece bunun idrakına varabilmek bile tarihsel tartışmayı! doğru zemine oturtabilir sadece romantizmi ve ideolojik at gözlüklerini bir kenara bırakıp hak edenlere hak ettikleri saygıyı gösterebilme bilincine sahip olabilsek. Şovenizm ve algı manipülasyonların ürettiği doğrulardan ziyade gerçek doğruları tartışabiliriz.
Lozan eserini yazmak için on bin sayfa vesika okudum diyor, bütün değerlendirmelerimi İslam ile mizan ettim diyor, ortaya koyduğum delilleri İslam'a göre tartın hatamı gösterin size müteşekkir olurum diyor. Buna rağmen slogan seviyesinde tenkitler ile bayağı bir tartışma içerisine girmek yersiz. Aynı şekilde kitaba yazılanları slogan seviyesinde hezimet dediyse hezimettir şeklinde savunduğunu düşünmek de yersiz. Tenkit mi edilecek, eseri alırsınız tahlilini yaparsınız şurasında şu hata var burası böyle yanlış diye delillendirirsiniz yahut ben yazarın ölçüsünü kabul etmiyorum kendi ölçüm şudur hataları şunlardır dersiniz. Yazarın haklılığını mı savunacaksınız, eseri alır söylediği ölçüye göre ortaya koyduğu iddiaları mizan edersiniz doğruluğunu ispatlarsiniz. 3 cilt kitap yazılmış burada iki üç mesajla kitap tahlili yapmaya çalışmak kör dövüşü sadece. Buyurun eseri okuyup incelemenizi yazın biz de sizden yeni bir şey öğrenelim.
atatürkün parmağı varsa hezimet mi sorusu saçma. hezimet demek hafif kalır
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.