3/10
·256 syf.··
2022 26. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2022 16:31
Yazdıklarım beni yakından takip edenler dışında Salih Mirzabeyoğlu'nun sevenlerinin hoşuna gitmeyecektir. Ama benim elimde değil, kitabı okumadan bende nasıl bir içerikle karşılaşacağımı bilmiyordum ve bana faydası olacağını umuyordum. "Şeriat'ın hükümleri dışında dine âit işler çoktur. Burada beşinci asıl İLHAM'dır. Hattâ denilebilir ki, üçüncü asıl, yani üçüncü vesika "ilhâm"dır. Kitap ve sünnetten sonra kıyamete kadar bu asıl devam edecektir." (95.s) İslam'da dini hükümlerin kaynakları: 1. Kitap 2. Sünnet 3. İcma 4. Kıyas Salih Mirzabeyoğlu, İlham'ın 5.asıl olduğunu iddia ederek kendisinin hiçbir yetkinliği olmadığı bir konuda ilim ehli tarafından benimsenen yönteme aykırı fikir belirtiyor: "Nasıl ki İÇTİHAD hükümlerin zâhir olması ise, İLHÂM da esrarın ve ince bilgilerin zâhir olmasıdır ki, bunu birçokları anlayamaz. Evet, İÇTİHAD ile İLHAM arasındaki fark açık ve bellidir; o GÖRÜŞ'e dayanır, bu ise GÖRÜŞLERİ YARATAN'a dayanır. O hâlde ilhâmda, içtihatta bulunmayan bir asalet vardır. İlhâm, Peygamberlerin "mehaz-asıl alınan kaynak" olan ilhâmlarına benzemektedir. Her ne kadar ilhâm zannî ve Peygamberlerin ilmi katî ise de..." (96.s) İlham zanni ve hususi olduğu halde, ictihatta bulunmayan bir asalet bunun neresinde? Dini hükümlere estetik bulduğumuz oranda mı değer vereceğiz? "İslâm'ın dışı Şeriat, içi Tasavvuf... " (101.s) Bu çok büyük bir iddia. Yazar Şeriat ve tasavvufu birbiriyle eşit görüyorsa ona göre Tasavvuf ehli olmak imanın şartı olmalı. Halbuki tasavvuf; dini daha iyi yaşayabilme amacıyla takip edilebilecek, müspet ve menfi yönleri olan bir yoldur. "Allah Sevgilisi'ne eksiklik izafesi muhal; ve Allah, Sevgilisi'nin sözünü haklı çıkarır!.." (179.s) Bu tür yanlışlıklar Peygamberlerin ismet sıfatını, Allah’ın kemal sıfatıyla karıştırmaktan ileri geliyor. Eksikliklerden münezzeh olmak Allah’ın bir özelliği, aynı şeyi Peygamberimiz Aleyhisselam için düşündüğümüz zaman onu yüceltmiş olmaz mıyız? Hem de bu konuda başından uyarıldığımız halde. “Hristiyanların Meryem oğlu İsa’ya yaptıkları gibi beni batıl ve aşırı surette methettikleri şekilde övmeyin! Ben ancak Allah’ın kuluyum. Bana ‘Allah’ın kulu ve Rasûlü.’ deyin!” (Buhari, Enbiya, 48; Müsned, 1/23; 4/25) Diğer bir husus, Allah’ın Resûlü'nün -Aleyhisselam- sözünü haklı çıkarması.. Tamamen yanlış değil fakat kesin anlamda doğru da değil. - Peygamberimiz kendisine soru soran müşriklere "yarın sorularınızı cevaplayacağım" buyurdu. İnşallah demediği için beklenen vahiy 14 gün gecikti. (İnanmayanlar kehf Suresi 23-24. ayetlerin tefsirine bakabilir) - Münafıklar bir bahaneyle savaşa katılmamak için Peygamberimizden izin istediklerinde yalan söyleyenler ortaya çıkmadan izin vermesi Tevbe Suresi 43.ayetin nüzulune sebep olmuştu. "Allah seni affetti de, doğru söyleyenler sence belli olmadan ve kimlerin yalancı olduğunu bilmeden niçin onlara izin verdin?" Bir de esirlerin serbest bırakılması meselesi var. Öğrenmek isteyenler araştırabilirler, fazla uzatmayalım :)) Belki aklına takılanlar olabilir diye başından açıklıyorum. "O kendi hevasına göre konuşmaz." Necm Suresi 3. ayetini göz ardı etmiş değilim. Bu ayet hem konuyla ilgili değil hem de buradaki verdiğim örneklerin hiçbiri benim uydurduğum şeyler değil. __________ Kadını kafes arkalarına ve haremlere hapsetmek, hiç kimsenin karşısına çıkarmamak ve topuğundan saçına kadar simsiyah bir torba içine sokup öylece ve bir ân için cemiyet koridorundan geçirivermek, İslâmî ölçü ve gereklerin emrettiği bir iş değildir. İslama Muhatap Anlayış (186.s) __________ Katılmadığım fikirleri olsa da, benim kitabı yarım bırakmama sebep olan bu alıntıdır. Burada "simsiyah bir torba"dan kastettiği müslüman kadınların giydiği 'çarşaf' değilse nedir? Aynı söz Necip Fazıl Kısakürek, İdeolocya Örgüsü kitabında da geçiyormuş. Her iki kişinin de hayatları göz önünde bulundurulunca Peygamber Aleyhisselam'ın hanımları, Müminlerin Annelerinin giyimleri hakkında saygısızca bir tutum sergilemeleri uzak bir ihtimal olsa da ilgili söz muttaki bir Müslümana kesin olarak yakışmayacağından fikirlerinde muteber olma durumları sarsıntıya uğramıştır.
Din
İbda DiyalektiğiSalih Mirzabeyoğlu · İbda Yayınları · 2018118 okunma
··4 alıntı·
3.682 Gösterim
14 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Hocam aktardığınız Peygamberin inşAllah demeyi unutmuş olduğunu aktaran hadisin ravilerinden biri tanınan birisi değil ve olaylar ile tenakuz içinde bu yüzden elmalı bu rivayetin ihtiyatlı ele alınması gerektiğini ifade etmiş. ''Elmalılı Muhammed Hamdi bu rivayette adı geçen râvilerden birinin tanınan bir kişi olmaması, söz konusu sorulardan üçüncüsünün daha önce nâzil olan bir sûrede (el-İsrâ 17/85) açıklanmış olması gibi sebeplerle rivayetin ihtiyatla karşılanması gerektiğini ifade eder (Hak Dini, V, 3219-3220).'' lütfen kaynaklarınızı daha dikkatli seçin hadis konusunda daha çok ihtimam göstermek gerek
Araf 7/199 tespit doğru 'torba' demesi yanlıştır. Kitaplarını hiç okumadım, yaptığınız alıntıya binaen.
Salih Mirzabeyoğlu'nu ne benden ne başkasından öğrenin. Ama şu incelemedeki yanlışların da yanlış olarak bilinmesi lazım. Bir incelemeden bir yazarı okuyamayacağını söyleyenler, kendisi için bitti diyenler vs. Hakikatin itibarı bu mudur... Neyse yorumlardaki arkadaşlara gitmesi için buraya da bırakayım. #186224939
Kübra︎
Gönderi Sahibi
Bu kitap müellifin yazdığı 6.kitap olduğundan yorumlayabilmek için bütün külliyatı değil de önceki 5 kitabı okumam gerektiğini söylersen haklı olabilirsin. Zaten birçok kitabında birbirini tekrar ediyor. Yoruma alıntıyı eklemeyi unutmuşum güncelledim şimdi. En iyisi İncelemeye ekleyeyim hatırladığım kadar uzun değilmiş
Kitap incelemenizi okurken tarafsız olabilme ihtimali zannı oluşmadı maalesef zira Kumandanın tasavvufu şeriat ile eşit görme gibi bir amacının olmadığını senelerce onun fikir eğitimden geçen gönüldaşlar olarak bizler bilirken sizin üç beş kitabını okuduğunuzda nasıl oluştu meçhul zira diğer eserlerinden yaptığınız alıntılar da bir okadar art niyet demek istemem ama ona ispat için kirpmis olduğunuz yerler,alintilarin sonrası ve öncesi okunmadigi müddetçe esas anlatılan fikir tatbik edilemez zira Kumandan ve Üstadın dili,üslubu ağdalı ve kullandıkları terimleri anlamak için bile bizler tekrar tekrar okuma ihtiyacı duyuyoruz fakat burada öyle bir anlatım ve suçlayıcı bir tavır takinilmasi aslında sizin bu fikirden ve fikir sahibinden ve dahi bu fikri benimseyenlerden bi haber olduğunuz hatta hepsini yanlış tanıtıp ve zan altında bırakmakta hiçbir vicdani rahatsızlık duymamaniz zaten garipsenecek bir durum,benim size tavsiyem enaniyetinizi insanlara fikirmiş gibi yansıtmaktan haya etmeniz.Daha çok taraftar toplamak ya da ispat için tesettür bahsini araya sokustururken diger sayfada aslında ne demek istediğini burada paylaşmanız daha doğru olurdu tabi hakkaniyetle yaklasma olgunuz Gelişmişse! umarım diğer kitaplarda bu yanlışlara düşmezsiniz.
Kübra︎
Gönderi Sahibi
Neden vicdani rahatsızlık duyayım ki bende herkes gibi okuduğum kitaptan ne anladıysam onu yazdım. Paylaştığım alıntıların öncesini ve sonrasını okumamış olsaydım alıntıları da okumamış olurdum :) "Sen şu kısmı şöyle anlamışsın ama aslında böyle söylemek istiyor..." türünden bir açıklaman varsa buyur kardeşim 🙂
Kadınlar bazı konularda fikir belirtmesinler. Teşekkürler.
Reklam
Bir görüşe karşı görüş serdederken ortaya "yaa işte bunlar var" edasıyla ayet-hadis konulduğunu görünce kendimi bir müzede, sağında ve solunda tarihi eserler bulunan bir koridorda yürüyor gibi hissediyorum.
Kübra︎
Gönderi Sahibi
Çocukluğunuza yolculuk, hayali müze hizmeti olarak sayfam size her zaman açık. Ne zaman geçmiş günlerinizi yad etmek isterseniz kitaplarla ilgili yazdıklarıma bakabilirsiniz 🌿
Benim için bitmiştir. Başlamış bile denemezdi zaten. İnceleme için teşekkür ederim 🌼
Kübra︎
Gönderi Sahibi
Rica ederim, belki de böylesi daha hayırlıdır