Bir Hukuk ve İnsanlık Çıkmazı: Dava
10/10
·248 syf.·
2022 6. kitabı
Yıllar önce Dönüşüm’deki o yumuşak inişten(!) sonra bu romanın bana yaşattığı hissiyat; insanın kendisini havasız, basık ve sıcak bir odaya kapatmasıyla aynı.Üstelik nefes almak için bir pencere arama çabalarınız da nafile bir uğraştan fazlası değil, pencereler ya ulaşamayacağınız kadar yüksekte, ya da yorucu bir dekor içinde kaybolup gitmekte. Toplumun ona ayırdığı tüm rolleri layıkıyla yerine getiren müşfik karakterimiz Josep K. otuzuncu yaşını onu hayli şaşırtan tatsız bir sürprizle karşılar; Tutuklanmıştır! Yalnız ortada ne bir iddianame vardır, ne de bir mahkeme.İdrak sınırlarını zorlayan bu haberi ona bir sabah ‘bunaltıcı düşlerden uyandığında’ odasında gördüğü pejmürde kılıklı iki yabancı verir.Josep için hazırlanan kahvaltıyı yemekte bir beis görmeyen bu arsız ikili onun haklı merakını gidermek adına sordukları tüm soruları cevapsız bırakırlar.Gerçeklik algısı alt üst olan Josep K. düşünmeden edemez; Huzur ve barışın hüküm sürdüğü bir hukuk devletinde bunlar nasıl yaşanır? Baskın, sevgisiz bir baba ile pasif bir annenin büyüttüğü özgüvensiz bir çocuk Kafka.(Ana karakter Josep K.’nın Kafka olduğu bana kalırsa kuşku götürmez bir gerçek.) Prag doğumlu bir Yahudi olması, onu yaşadığı toplumda ‘ötekinin de ötekisi’ olduğu bir dışlanmışlıkla kuşatacak, içinden atamadığı bu yabancılık hissi eserlerine yön veren başlıca unsur olacaktır.İçinde asla duyamadığı o aidiyet hissi, varoluşsal korkuyla birleştiğinde kaleminden çıkan her öykü, ölümünden sonra tüm Avrupa’ya cehennemi yaşatacak faşizmin kehaneti olacaktır.Öyle ya, kendini tutuklama haberini veren nöbetçilere bunun sebebini sorduğunda, aslında onların da bu durumdan haberdar olmadıklarını anlar.Onlar sadece vazifelerini yerine getiren devlet memurlarıdır. #153385565 Bu cevap bana toplama kampında katledilen savunmasız insanlar için “Biz sadece işimizi yaptık.” diyerek kolektif kötülüğün nasıl işlediğini gözler önüne seren Nazi subaylarını hatırlattı.Kötülük, kendi muhakemelerini bir kenara bırakarak makineleşen insanların topluluğudur. Roman boyunca bizi sıkıcı bir fatura sırasında, ya da mecbur kalmadıkça(!) gönüllü gitmeyeceğimiz bir devlet dairesinden gerekli olan evrağı almaya çalışırcasına ordan oraya sürükler Kafka.Dar koridorlardan, eciş bücüş, kasvetli yapılardan geçirir sürekli.Görmemizi ister; sisteminin görünüşü kadar işleyişi de içler acısı ve sahtedir.Kısa süreli bir kriz anından sonra rahat bir nefes almamıza izin vermez, niyeti her an başımıza gelebilecek absürtlüğün süreğen akışındaki toplumun tepkisizliğine dikkat çekmektir. Bu kadar eksantrik bir roman okumuş olmamdan daha garip olan bir durum varsa o da kitapta yaşanılan sürreal olaylarla, ülkemdeki varolan sistemin birebir örtüşüyor olması.Sorgusuz sualsiz tutuklanan insanlar, saçma sapan gerekçelerle sürüncemede bırakılan davalar.Kötülüğün parçası haline gelmiş, gerçekliğinin sorgulandığı kurumlar.. “Bu nasıl olabilir?” diyeceğimiz yerde, “O kadar da imkansız değil.” diyorsunuz kendi kendinize.Kafka’nın hayal dünyası, bizim gerçekliğimiz olmuş bile çoktan. Sona gelmeden, siyah beyaz fotoğrafların peşi sıra dizildiği eski bir aile albümüne bakar gibi bahsetmek istediğim kişiler var; Valli, Elli ve Ottla.Kafka’nın kız kardeşleri. (imgyukle.com/i/o3E5XN) Bu genç kadınlar tıpkı onun eserlerindeki gibi sistematik kötülüğün gadrine uğramaktan kaçamazlar ne yazık ki.Holokost Avrupa’daki milyonlarca insan gibi onların da celladı olur.O despot baba kadar, bu sevimli kız çocukları da hatırlanmayı sonuna kadar hak ediyor. Dayanma sınırımızın çok ötesindeki bu gerçekliğin ağırlığını bir çarmıh gibi sırtında taşıyan insanın trajedisini Kafka’dan iyi kim tahayyül edebilirdi? Kafka’nın kalemi, demirden leblebi.
DavaFranz Kafka · Can Yayınları · 202063,9bin okunma
··1 alıntı·
1 +1'leme
·
12,2bin Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel bir inceleme! 💚
Bertha Mason
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim ♥️
İnsanlar, gün gelecek Kafka okumadığı her gün için kendisine küfredecek, lanet okuyacak.. Hoş bir yazı olmuş, klavyeniz dert görmesin. Demirden leblebileri yemekten keyif almanız ne güzel. Kitabın zamanlaması da mâlum olaylardan ötürü güzel denk gelmiş. Kafkaesk labirentlerden geçtikten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. "Kafka'nın hayal dünyasının bizim gerçekliğimiz olmuş." deyiminiz de bunu ispatlar nitelikte.. Bir Kafka standında görüşmek dileğiyle..
Bertha Mason
Gönderi Sahibi
Ay ben size teşekkür etmeyi nasıl unuttum.Demirden leblebi için size minnettarım, onu aklıma ilk siz düşürdünüz; bu sebepten beğenmenize de ayrı sevindim. Kafka’nın kasvetli labirentlerinde illaki denk geliriz :)
Kitapçıda görüp almadığım kafka' nin kitabı. Anlatımını nasıl buldunuz? Ben yazarın sadece dönüşüm adlı kitabını okumuştum. Kitapçıda gördüğümde içeriğini incelemiştim ama okuyan biri olarak görüşlerinizi akmak istedim🙏
Çok güzel olmuş inceleme ellerine sağlık. Henüz Nazi Almanyası oluşmamışken, böylesine isabetli bir diktatörlük hikâyesi yazmak başarıdır. Kafka, içinde bulunduğu toplumu ve yöneten sınıfı iyi analiz etmiş de diyebiliriz. Mesleğine dair içsel sıkıntıların gün yüzüne çıkması olarak da adlandırabiliriz. Hukuk gerektiği gibi kullanılmazsa, sömürülürse ve suçtan ziyade suçluya odaklanılırsa ne olur? Ya da belki suç bile yoktur ortada? İşte Dava’da anlatılanlar olur. Belki de daha fazlası… Madem Kafka’yı çok seven birisin sen de, mutlaka Babaya Mektup’unu ve hatta Ottla'ya ve Aileye Mektuplar’ı okumalısın. Bu mektuplardan sonra eserleri daha da anlam kazanıyor. ^^
Bertha Mason
Gönderi Sahibi
Babaya Mektup’u biliyordum ama bunu ilk defa görüyorum; Ottla'ya ve Aileye Mektuplar Özellikle İş Bankası olması beni ayrıca sevindirdi.Tavsiyen ve yorumun için teşekkür ederim:)
Kötülüğün Sıradanlığı O "sadece işini yapan normal insanlar"ın nasıl milyonlarca kişinin ölümüne sebep olduğunu anlatan bir eser önerisi de benden gelsin o halde. Korkunç, fikre ve zikre direnen kötülüğün sıradanlığı. Konu itibariyle bu kitaba çok benzese de temel farkı bunu kurgu adı altında değil de gerçek bir dava sürecinin işlenişi olarak ele alması.
Bertha Mason
Gönderi Sahibi
Bu kitabı sadece ‘kötülüğün sıradanlığına’ sıkıştırmak zaten haksızlık olur.Varoluşsal korku ve bunalımı da sonuna kadar işliyor Kafka.Ama değerli bir öneri benim için, teşekkür ederim. 🙏🏼