Öte yandan bu cümlenin ikili ilişkiler için yazılmadığı aşikar, aslında burada din ve öğretilerle ilgili bir atıf var. İki anlamlı bir cümle diyelim biz buna.
İkinci anlamında sahip olduğunuz dini ve öğretileri düşünün. Her yapılanda bir hikmet bulunan yaşamı ve ahlaka uygun gerçekleşen deterministik yapıları düşünün. Anladığınız anda, fakir olmanız önemli olmuyor, kısıtlanmanız önemli olmuyor. Çünkü anlamak tüm olumsuzlara karşı bir perde görevi görüyor, fakat akıl ile anlamayı değil kod ile anlamayı düşünmek gerekiyor.
Bir surata inen tokat karşısında öbür yanağı çevirirken anlar kodlanan insan, anladığı an diğer tokat da iner yüzüne ve tam o anda acısıyla affeder tokat sahibini.
İşte Nietzsche’nin asıl eleştirisi bu, akıl ile anlamayanların, idrak yoksunlarının derdini çeker tüm bir insanlık. İtaat severlerin iki yüzlü anlayışları, sahte affedişlere döner.
Buradaki affetme daha çok kişinin kendi geçmişiyle olan barışıklığa atıf gibi duruyor.
yargılamanın ortadan kalkmasıyla sonuçlanan bir anlayışa işaret ediyor gibi.