9/10
·80 syf.·
Beğendi
·
2017 53. kitabı
Spoiler olabilir siz yine de bir okuyun da gelin. Yine Stefan Zweig yine tek atımlık ama sindirmesi zor,düşünce bağırsağında emilmesi daha da zor bir başyapıt. Ama dikkat çekilmesi gereken nokta bu kitabın aslında Zweig'in kaleminden çıkmamış olduğudur. Ayrıntılı bilgiyi inceleme altındaki yorumda vereceğim. :) Bir an için çok çok aç olduğunuzu düşünün, yıllardır bir şeyler tüketmişsiniz ama hiçbir şey yememişsiniz, arayış içindesiniz ve sonra çok lezzetli ama küçücük bir tatlı(hadi baklava olsun) atmışsınız ağzınıza, bitmesin diye hareketsiz bekliyorsunuz ama eriyor, tükeniyor sonunda. İşte kitap bitince uzun zamandır hissetmediğim bu hissi tattım tekrardan. İşte dedim, incelemeye değer bir kitap. Hepimiz hayatımızın bir döneminde bir tükenmişliğe doğru ilerleriz, yaşamın anlamsızlığı bir yana bizim yüklediğimiz, gerçek olmasını umduğumuz, hayat dağına tırmanırken kullandığımız kamamız olan anlamımız elimizden kayıp terk eder bizleri. Duygusal bir donukluk sendromuna tutuluruz, bazısı için her şeyi yapacak parasının olmasıdır sebep; bazısı içinse hiçbir şeye sahip olamamanın acısıdır. İntihar düşüncesi de geçer zihnimizden, sanki varlığını yok olarak kanıtlamak mümkünmüş gibi. İşte bunun son bulduğu, zamandaki bir kopma noktası vardır, Zweig buna olağanüstü bir gece demiş. Hepimizin böyle bir gecesi vardır (ya da olacaktır) kim bilir. O andan sonra başka biri oluruz,hayatımızın geri kalanında o gecenin izini taşırız. Eğer o bilet ayağımızın dibine düşmese o gece belki de hiç gerçekleşmeyecekken, kaderimiz üzerindeki etkimizin bir yanılsamadan ibaret olduğu daha iyi nasıl suratımıza çarpılabilir ki? Yalnızlığın insan ruhunda uyandırdığı dalgalanmaları bu kadar güzel ortaya koymak, betimlemeler ve karakter analizlerindeki derinlik kendisinin bir Freud hayranı olmasının bir getirisi olsa gerek. Toplum insanın tutkularını öyle bir köreltir ki tek tip bir insan olursunuz. Başkaları ne yapıyorsa siz de ben kimim demeden aynısını yaparsınız. Sınıfsal toplum düzeninin ve insanları belli kalıplara sığdırarak ayrıştırmanın mantıksızlığı insanların belli toplulukların akımına kapılıp onun üzerinden kendini tanımlamasının yetersizliği de bunun bir sonucudur zaten. At yarışı yapılan stadyumun kapanmasıyla sembolize edilen, Hayat yolculuğumuzda daha fazla daha fazla diyerek kendimizi boş bir hevese kaptırmamız sonra bunun devamında hayatımızı harcamamız, sonra her şeyin bitmesi ölüm geldiğindeki ruh halimizi anlatıyor. Öfkeliyiz çaresiziz haksızlığa uğramış gibiyiz ama yapacağımız bir şey yok. Zaman celladı karşısında çaremiz var mıdır? Kısa kitapları daha çok severim, en uzun olanlar onlardır çünkü. Birkaç saatte okunur ama sindirmesi bazen birkaç ciltlik kitap okumak kadar uzun sürer. Beynime üşüşen düşünce ırmaklarına bir su yolu açar, yön verir. Son olarak bu kitabın modern klasikler arasında hep ayrı bir yeri olacağını biliyorum çünkü her insan zaman çizgisinin sonuna gelip aşağıya düşer ama hiç tükenmeyecek, daha da değerlenecek olan şey insanın kendini buluşunun, benliğinin okyanusunu keşfinin hikayesidir. Zweig'in ifadesiyle: "Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan, bütün insanları anlar.”
Edebiyat
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,8bin okunma
··
37,7bin Gösterim
18 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Samet Ö.
Gönderi Sahibi
Kitap hakkında not;Avusturyalı bir subayın (Baron Friedrich Michael Von R.) öldükten sonra ailesi tarafından 1914 sonbaharında Zweig'e ulaştırılan ve isimler haricinde hiçbir değişiklik yapılmadan yayımlanan kitabı Olağanüstü bir gece. Bunu 1-2 yayınevi hariç(bilgi yayınevinde not düşülmüş) hiçbir basımda göremememiz üzücü bir durum. Bu da ticari kaygıları ya da araştırma yetersizliğini düşündürüyor. İncelemem altında beni uyararak ve kaynak göstererek bir yanlışı düzeltmemizi sağlayan değerli Tolga Ural Beyefendiye teşekkür ederim. İyi okumalar.
Kısa kitapları daha çok severim, en uzun olanlar onlardır çünkü..! Zweig uzun zamandır listemde. Başlamanın zamanı gelmiş demek. İnceleme sağlam. Teşekkürler :))
Samet Ö.
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim, merak uyandırabildiğime sevindim.
"İntihar düşüncesi de geçer zihnimizden, sanki varlığını yok olarak kanıtlamak mümkünmüş gibi." çok doğru bir değerlendirme. Tebrikler.
Harika olmuş. Zevkle okudum. Mutlu oldum. Mutlu ettiniz. Kaleminize, yüreğinize sağlık
Samet Ö.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Metin ağabey, kitabın felsefesi gibi, mutlu ettiysem ben de mutlu oldum.
Harika bir inceleme olmuş; karekteri önümüze koyuşunuz, insani duyguları anlatımınız olağanüstü... Hiç kopmadan, ilgiyle ve zevkle okudum. Bu yeteneğinizi farklı mecralarda da umarım kullanıyorsunuzdur...
Samet Ö.
Gönderi Sahibi
Bu güzel yorumu yeni görebildim, teşekkür ederim hocam. :) Klasikleri bizim gözümüzde eşsiz yapan herhalde kişisel yaşanmışlıklarımızdan başkası değil. Demek ki sizin hayatınız da bu konudaki aynı yaşanmışlıklarla zenginleşmiş ki, sizde bir yankı uyandırabilmiş olduk. İncelemeyi yazalı 4 koca yıl geçmiş ama hâlâ bahsettiğim duygular yeni okumuşçasına taze. Böyle iz bırakan müthiş kitaplara denk gelmeniz ümidiyle... Sağlıcakla kalın.