Giriş Yap
637 syf.
·
3 günde
·
10/10 puan
Diriliş - L. N. TOLSTOY (Bazı kitaplar ertelemeye gelmez, okumadan ölmeyin!)
Okumadan önce korkutmuştu hacmi! Kalın gelmişti gözüme! Ah o lanet olası ön yargılar! "Sen bu kadar çok şeyi, bu kadar az sayfaya sığdırabilmeyi nasıl başardın
Lev Tolstoy
!" Evet doğru duydunuz! En son bu duyguyu
Fyodor Dostoyevski
'nin
Karamazov Kardeşler
kitabında hissetmiştim. Öylesine dolu dolu, katmanlı bir eser ki, bunu ancak Tolstoy gibi bir usta yazabilirdi. Büyük yazarlar en donanımlı eserlerini ölmeye yakın veriyorlar olsa gerek!
Diriliş
Neresinden başlasam bilemedim! Elimden geldiğince spoiler vermeden devam edeceğim! Bir dirilişin, Bir uyanışın, Bir yeniden var oluşun romanı! Başkahraman Prens Nehlüdov merkezinde gelişiyor olaylar. Daha gençliğinde kendini keşfetme, ruhsal dünyasını zenginleştirme sürecindeyken toplumla tanışıyor kahramanımız! Ve toplum onun özünü kendi hamuruyla yoğurup kendisi olmaktan çıkarıyor! Sonrasında bir kızın hayatını alt üst edecek bir hata yapıyor ve yıllar sonra bu hatayı düzeltmek adına çırpınmaya, diriliş öyküsüne başlıyor. Sibirya'ya giden bir mahkûm kafilesi... Birçoğu suçsuz. Öyle bir adalet sistemi var ki 15-16 yaşındaki çocuklar bile idam ediliyor. İnsanların kaderi birkaç kişinin ağzında... Dayaklar, işkenceler, rüşvet. Dönemin Rusya'sında kokuşmuş olan ne varsa olanca cesurluğuyla gün yüzüne çıkarmış Tolstoy. "Ee, anlatın bakalım, toplumun temellerinin altını oydunuz mu? Suçluları aklayıp suçsuzları mahkûm ettiniz mi?" (s. 129) Kadın olmak neden her dönemde bu kadar zor! Kadınsan bir de güzelsen seni güzellikler beklemesi gerekirken yaşamadığın acı kalmıyor! Ne çocukluğunda rahat veriyorlar, ne gençliğinde, ne çalışma hayatında ne de hapishanede! "İnsanın içindeki vahşi hayvanın hayvani yönü iğrenç." (s. 433) Bunun hayvanlıkla da bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Eminim hayvanlar birbirlerine karşı bu kadar art niyetli olmazlar! Muhteşem betimlemeler var eserde. Bir mahkûm kafilesinin göçü o kadar etkili kaleme alınmış ki... Sıcak, orada yaşananlar, mahkûmların çektiği sıkıntılar, ölümler... Ve ne yazık ki birçoğu gerçek hayatta yaşanmış şeyler. Tolstoy hayatı ve tanık olduklarından yola çıkarak kaleme almış. İçiniz "cız" ediyor okurken... İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı diyorsunuz. Yazarın toprakla ilgili görüşleri de oldukça enteresan biçimde ortaya çıkıyor. "Toprak kimsenin malı olmamalı," görüşü var. Bu görüşü köylerine gidip anlatıyor ve oradaki kahramanlar ile tartışmalarından yazarın görüşlerine hakim oluyorsunuz. Bir aşk romanı değil bu, bir diriliş, başkaldırı, değişim, toplum, yozlaşma ve aile romanı. O kadar çok konuya temas etmiş ki yazar her açıdan bilgi sahibi oluyor, doyuma ulaşıyorsunuz.. Hayatını inceleyecek olursanız yazarın eserdeki görüşleri nedeniyle aforoz edilmiş olduğunu görürsünüz. Kiliselerde yapılan ve İncil'de yeri olmayan birçok şeye karşı Tolstoy. Ve bunu dile getirmekten çekinmiyor! Okurken söylediği birçok şeyde haklı olduğunu düşünüyorsunuz ancak haliyle o dönemin toplumu böyle düşünmüyor. Ve kendi gibi olmayanlara, kendi gibi düşünmeyenlere eser boyunca neler yaşattıklarını gördük! Rahmetli Kemal Sunal'ın Kibar Feyzo filminde bir bölüm vardı: "Bu şıh dediğiniz gavatın dinden de haberi yok. Kitabın neresinde yazıyor bu takvim?" O dönemin Rus toplumu da İncil'le değil birtakım dogmalar ile yaşıyor dini ve Tolstoy bunu birçok yerde eleştiriyor! Bundan önce bir eser okumuştum
İnsanın Anlam Arayışı
diye. Bu eserde de Tolstoy o anlam arayışının peşinde! Ve yaşamın anlamını kavrama yolculuğu sizi birçok konuda aydınlatıyor. Dönemin Rusya'sı hakkında bilgi sahibi oluyor, adalet, yargılama sisteminin ne durumda olduğunu görüyor, hapishanelerde neler yaşandığına tanıklık ediyor, insanların çıkarları uğruna neler yapabileceğini anlıyorsunuz! "Asıl suçlular dışarıda ve en masum olanlar derdest belki de," düşüncesi uyanıyor ister istemez ruhunuzda. Tolstoy diyor ki yargılayanlar da en az yargılananlar kadar suçlu. O halde kim kimi yargılıyor! Hani İncil'de geçtiği gibi: “Aranızda günahsız olan, ona ilk taşı atsın!” En çok şaşırdığım ne oldu biliyor musunuz? Hapishaneye bile dışarıdan daha doğru bir ortam kurulabilmiş. "Beni mahkum ettiler diye bir de ağlamıştım," diyordu. "Ömrüm oldukça Tanrı'ya şükretmeliyim. Hayatım boyun­ca öğrenemeyeceğim şeyleri öğrendim." (s. 526) Edebiyat, farklı görüşler, birbirlerini destekleyen insanlar da orada. Kitap okuduğu için dahi birçok insan düşmüş içeri: "Önce büyük bir köyde katiplik yap­tı, ancak kısa süre sonra köylülere kitap okuduğu ve köylü­lerden oluşan tüketim ve üretim şirketi kurduğu için tutuk­landı." (s. 563) Eser bir benliğin uyanışı! Vicdanı olan insanın o vicdan ile yeniden doğuşunun, ayağa kalkışının ele alındığı bir eser! Her şey tamamen gerçeklik ile örülmüş. Ele alınan her konu ustaca işlenmiş. Bir insanın gördüğü yanlışlar karşısında hayretini ve hepsiyle olan mücadelesini adım adım görüyorsunuz! Ve en sonunda İncil'le aradığı anlama ulaşması! Eser boyunca korktum kahramanın yolculuğu ölümle bitecek diye ama aradığı anlama ulaşmasıyla son buldu. Söylenecek o kadar çok şey var ki daha! Tolstoy! Ne büyük yazarsın! Hep tartışılan bir konu var, "
Fyodor Dostoyevski
mi
Lev Tolstoy
mu," diye. Karamazov Kardeşler ve Diriliş'i okuduktan sonra insan bu değerlendirmeyi daha güçlü yapıyor zihninde. Her iki yazarın da eserlerini okumadan ölmeyin diye gönül rahatlığıyla söyleyebilirim! Hangisi daha büyük bilmem ama bu zamana kadar okuduğum edebiyatlar içinde en büyüğün "Rus Edebiyatı" olduğunu gönül rahatlığıyla ifade edebilirim. Mutlu günler kıymetli okurlar! Size bu incelemeyi yapmak için uyandım güneşle birlikte! Siz de "PAYLAŞARAK" daha çok kişiye ulaşmasını sağlarsanız büyük mutluluk duyarım. Kitapla, Tolstoy'la kalın!
Diriliş
8.6/10 · 12,9bin okunma
·
Sırala
Güne
Cüneyt Arkın
'ın ölüm haberiyle uyanmak! Rabbim mekanını cennet eylesin.
Keyifle okuyun.
Mutlu sabahlar dileklerimle. ☀️ Yeni inceleme yükleniyor❗
Asıl ben teşekkür ederim harika eserleri okumam için hatırlatma niteliğinde oluyor bana
Peki ya sizce?
Lev Tolstoy
mu
Fyodor Dostoyevski
mi?
Aynı fikirdeyim 👏
Mutlu sabahlar dileklerimle... İlk defa güneşli bir sabah... ☀️
Sahaftan almıştım. Aldığıma sonuna kadar değdi.
Ne mutlu. Gününüz kutlu olsun.
2
4
40 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42