Bir sevmek bin defa ölmek demekmiş!
9/10
·133 syf.··
2022 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2022 20:26
“Ah sevgi, gözleri bağlıyken bile  Nasıl da görür, yolunu seçer dilediğince!” (s.11). Dünya edebiyatında en bilindik hikâyelerden biri de sevip de kavuşamayanların hikâyesidir. Bu konu sayısız romana, şiire ve tiyatro eserine mevzu olmuş. Sinemanın gelişmesiyle birlikte de beyaz perdeye aktarılmış. Aslında bizim bu konuda çok uzağa gitmemize gerek bulunmuyor. Zira pek çoğumuz Leyla ile Mecnun, Aslı ile Kerem, Şirin ile Ferhat’ın hikâyesini ama okuduğumuz ders kitaplarında görmüş, ama kulaktan da olsa duymuşuzdur. Aşkından çöllere düşen Mecnun’un hikâyesiyle yüreğimiz sızlamış, dağları delen Ferhat’ın hikâyesiyle de “aşk sen nelere kadirsin sözleri” dudaklarımızdan dökülmüştür. • • • İşte dünya edebiyatının en büyük isimlerinden biri olan William Shakespeare’in kaleme aldığı “Romeo ve Juliet”in hikâyesi de o bilindik hikâyelerden biri. Sevip de kavuşamayanların hikâyesi… Romeo ve Juliet iki düşman ailenin çocuklarıdır. Onların hikâyesi karşılaştıkları bir baloda aşkın kalpleri tutuşturan ve akılları devre dışı bırakan rüzgârına kapılmalarıyla başlıyor. Ailelerinin izin vermeyeceği düşüncesiyle aşkları üzerine sözleşip, Dadı ve Rahip Lawrence’nin yardımıyla herkesten gizli bir şekilde evlenmeleriyle devam ediyor. Tüm oyun aşkları için her şeyi göze alan bu iki gencin yaşadıkları üzerinde şekilleniyor. • • • Elbette Shakespeare, Romeo ve Juliet’in hikâyesi üzerinden yalnızca sevmenin ve sevip de her şeyi göze almanın kavuşmaya yetmeyeceğini anlatmıyor. Aynı zamanda sevgiyi, nefreti, düşmanlığı, barışı, kavuşma arzusunu, yaşamı, ölümü, kaderi ve düşmanlıkların anlamsızlığını harika bir şekilde ortaya koyuyor. Saf aşkın bazen birbirine kavuşmaya yetmeyeceğini, ama onun oluşturduğu sevgi dalgalarının düşmanlıkları ortadan kaldırabileceği mesajını veriyor. Yine Romeo ve Juliet’in hikâyesi üzerinden o dönem toplumunun ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi ve dini yapısıyla ilgili önemli ipuçları veriyor. • • • Gerçekten de Shakespeare okumak, kitap dünyasından bir ara verip insanlığın bin bir hallerini anlamak için bir yolculuğa çıkmak gibi geliyor bana. Yalnız bu yolculukta inci mercanınızı bulmak için denizin çok derinlerine dalmanız gerekmiyor. Ya da birçok kitap da olduğu gibi küçücük bir tadı yakalamak için bir çuval keçiboynuzu yemeniz de gerekmiyor. O neredeyse atasözleri haline dönüşmüş, her biri için bir kitap yazılabilecek veciz söyleriyle yapıveriyor bunu. “Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?” (s.13), “Aramak boşuna bulunmak istemeyeni” (s.37), “Yarayla alay eder, yaralanmamış olan” (s.37), “Ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin” (s.62), “Felaketin devası kederde barınmaz” (s.113) sözlerinde olduğu gibi. • • • Doğrusu Shakespeare oyunlarını okunması için değil, sahnelenmesi için yazmış. Ama onun oyunları dört yüz yıldan bu yana değerinden herhangi bir şey yitirmeden sayısız dilde hem sahnelenmeye hem de okunmaya devam ediyor. Bu durum onun tüm insanlığın ortak sorunlarını evrensel bir dille anlatarak nasıl toplumların gönlünde taht kurduğunu gösteriyor. Nitekim diğer eserlerinde olduğu gibi “Romeo ve Juliet” de kırka yakın dile çevrilmiş ve dünyada sayısız kez sahnelenmiş, romanlara ve sinema filmlerine konu olmuş.  Bu itibarla bir oturuşta okunabilecek şiirsel bir dile sahip, güldürürken düşündüren ve dramatik sonuyla da insanı derinden etkileyen bu ölümsüz eseri tüm kitapseverlere canı gönülden tavsiye ederim.  “Bir sevmek bin defa ölmek demekmiş   Bin defa ölüp de hiç ölmemekmiş   Bin defa ölüp de ölememekmiş.”*   Feridun Hürel’in şarkı sözleriyle incelememe son verirken… Sağlıklı ve kitap dolu günler dilerim!  .............................................................. *youtu.be/4BjH_pJ2p-w
Edebiyat
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,8bin okunma
··
4.533 Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
W. Shakespeare'i sanırım ilham kaynağı olarak tanımlamak lazım. Eserleri günümüzde okunur ve izlenirken duygusunun verdiği etki hala yüksek tondan bize dosdoğru ulaşıyor, duygu ve düşünce zenginliği katıyor. Romeo ve Juliet bin defa ölüp de ölmemiş... Incelemenizde ne kadar gerçek bir neticeye ulaşmışsınız. "Kavuşup sonsuza dek mutlu yaşadılar" diye sonlansaydı sanırım sonsuzluğa gömülmüş olabilirlerdi. Shakespeare, ölümleri ile ölümsüzlüklerini yazmış sanki. Kaleminize, emeğinize sağlık. 👏👏📖🖋💫🕊
nalkan
Gönderi Sahibi
Aynen ifade ettiğiniz gibi insana dair evrensel duygu, düşünce, alışkanlık ve sorunları yazdığı için pek çok öykü, roman ve sineme eseri hâlâ ilhamını Shakespear'den almaya devam ediyor.👌 Değerli yorum ve katkınız için çok teşekkür ederim.🙏📚
nalkan incelemeniz güzel. İBB tiyatrosundaki oyunu da güzeldi. 🌈
nalkan
Gönderi Sahibi
Evet, farklı sahnelerde oynanan oyunları da çok güzel.👍Yorumunuz için çok teşekkür ederim.🙏📚
Bana göre Shakespeare'in oyununda ulaştığı trajik sonuç dünya da hiç değişmedi, sadece teknoloji değişti, büyük aşklar sosyal medyada yaşanıyor:) Doğu da intiharın yerine ,namus temizleme adı altında hırsla vicdansızca cinayet işleniyor. Batı da gidenin yeri hemen başkasıyla doluyor. Sebep olarak sevgi gösteriliyor. Ne yazık! Modernleştik derken Trajedi daha da derinleşti... Eserin içeriğini çok iyi yansıtmışsınız kaleminize sağlık. 👏👏👏
nalkan
Gönderi Sahibi
Değerli yorumunuz ve katkınız için çok teşekkür ederim.🙏📚
Eskiden “Efradını cami, ağyarını mâni” diye bir ifade vardı. paylaşımı bu sözle tanımlamak yanlış olmaz sanırım. Elinize sağlık.
nalkan
Gönderi Sahibi
İnceleme amacına ulaşıyorsa ne mutlu bana. Kıymetli yorumunuz ve katkınız için çok teşekkür ederim.🙏📚
Eline, kalemine sağlık 🦋🌸 Feridun Hürel'e de saygılar :)
nalkan
Gönderi Sahibi
Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim.🙏📚🦋
Reklam
Her zamanki gibi, teşekkürü hakeden bir inceleme. Teşekkürler.... 😊
nalkan
Gönderi Sahibi
Ben de değerli yorumunuz ve katkınız için çok çok teşekkür ederim.🙏📚