Okumak Özgürlüktür
9/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2022 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2022 23:47
Ürgüp'e, atalarının eskiden yaşadıkları diyara ayak basar Dimitrios. Anneannesi ve diğer büyüklerinden dinlediği kadarıyla yer etmiştir zihninde bu diyar. Bu topraklara gelişinin iki sebebi vardır Dimitrios'un: Zorunlu göçe tabi tutuldukları yurdun hasretini çeken iki büyükannesine birer küçük torbada toprak ve hâlâ akmasını ümit ettikleri soğuk suyu olan köyün çeşmesinden birer şişe su götürmek. Diğeri ise merak ettiği bu toprakların ta kendisidir. Öyle ki büyüklerinin ballandıra ballandıra anlattığı yemekleri gelip tatmak en büyük arzularından biridir. Nitekim ilk sorularından biri de "Nerede mantı yiyebilirim?"olur. Dimitrios Türkçe'yi pekâla konuşabilmektedir. Dimitrios, bu yolculuk için heyecanlıdır. İlk başlarda biraz da çekinmektedir aslında. Nasıl bir yolculuk geçireceğini merak etmektedir haklı olarak. Dimitrios, farkında değildi elbette en doğru kararı vererek bu yolculuğa başladığının. Çünkü kendisi bilebilir miydi ki en güzel yaşam öykülerinden birine birinci elden tanıklık edebileceğini. ... İşte o en güzel yaşam öykülerinden birine sahip olan kişi Mustafa Güzelgöz'dür. Kimdir bu Mustafa Güzelgöz? Neden bu kadar ehemmiyetli bir öyküsü olduğunu belirttik. Mustafa Güzelgöz, soyadı gibi hayata güzel gözlerle bakmayı ilke edinmiş bir kişiliktir. ... Mustafa Güzelgöz'ün okuma sevisi küçüklüğünde yeşermiştir. Okumayı öğrendiği andan beri eline ne geçtiyse okuma isteği duymuştur. Öyle ki okuma arzusu takdir edilmiş hem de beğenilip teşvik edilmiştir ailesi ve köylüler tarafından. Genç Mustafa Güzelgöz, köylülerin hâline üzülmektedir. Cahilliğin hat safhada olduğu ve bunun sonucu halkın pek çok şeyden mahrum kaldığı acı bir gerçektir. Örneğin kendi başlarına bir işi başarabilme korkusunu yenmekten acizlerdir. Otorite altında ezilmeye mahkum hissederler her daim. Ağalık, beylik saltanatı yıpratmıştır onları ama ses çıkarmaktan korkarlar. Özellikle 'ben' olma kavramından mahrumdurlar. Hâlbuki 'Ben' olmanın getirdiği özgürlükten, haberdardır Mustafa Güzelgöz. Özellikle çocukların okuma alışkanlığı kazanmasını ister Mustafa Güzelgöz. Çünkü cahilliğin karanlığının, çocukların ışığıyla aydınlanabileceğinin farkındadır. O yüzden çocuklara kitap okutulması gerektiğini ve bu kitapların özenle seçilmesi gerektiğini düşünür. Fakat imkanlar yeterli değildir. Halkın da böyle bir talebi yoktur zaten. Oysaki Eline bir fırsat geçerse çok iyi işler başarabilecek azim ve özveriye sahiptir Güzelgöz. Ve bu fırsat nihayetinde eline geçmiştir. Bulduğu bu ilk fırsatla da ışık saçmıştır etrafına. Peki bunu nasıl başarmıştır. Kitap'la... ... Nihayet eline bir fırsat geçen Güzelgöz bu fırsatı çok iyi değerlendirmiştir. Bu fırsat, Mustafa Güzelgöz'ün kitaplık memuru olarak atanmasıyla başlar. Bu atama kararı gökten zembille inmiş değildir. Orasını sevgili okuyucuya bırakmak makbuldür. Velhasılkelam, Mustafa Güzelgöz az sayıda kitabı olan ve bakımısızlıktan çürümeye yüz tutmuş kitaplıkta görevlidir. Kendi çabasıyla düzenler elbette. Fakat, Güzelgöz bakar ki kütüphaneye uğrayan yok. O zaman ben onların ayağına giderim deyip âdeta yeni bir çağ açmıştır. Bir köye kütüphane götürmenin çöle su getirtmek kadar zor bir iş olduğunu bilir ama hiçbir şey onu yıldıramaz. Çünkü her şeyin başının bilmemezlik ve cahillik olduğunu çok iyi bilir. Onunkisi çok kutlu bir davadır. Karanlığa dalan âdeta bir meşale. Ve öyle de olmuştur. Bu yolculuğunda Güzelgöz'e ayaklı kütüphane görevi üstlenen sevgili eşekleri yârenlik etmiştir. Her köye uğrayarak kitapları sevdirmiştir yediden yetmişe herkese. Hayatını bu yolda harcamaya hazırdır eşekli kütüphaneci. Öyle ki her köye kütüphane açmak istemiştir. Bunun için ne kadar çok uğraştığını kitabı okuyunca açıkça görüyoruz. Saf, temiz yüreğiyle kendini bu yola adamış bir adamdır Mustafa Güzelgöz. Onun savaşı, halkın üstüne çöken karanlığın ta kendisiyledir. Ve en büyük silahı da kitaplardır. ... Toplumcu gerçekçi bir yazar olan Fakir Baykur'tun son eseriyle ilgili bir kaç cümle yazmak istedim. Umarım hissettiklerimi bir nebze olsun aktarabilmişimdir sizlere. Yazar, bu romanında bize kitapların ne değerli bir yol gösterici olduğunu cehaletin başa bela olduğunu ve bunu giderebilmenin tek yolunun okumaktan geçtiğini çok net ifade ettiğini düşünüyorum. Ayrıca yazarımızdan okuduğum diğer kitapları Yılanların Öcü Irazca'nın Dirliği Kara Ahmet Destanı yılanların öcü serisi ve Kaplumbağalar kitabı okunmaya değer kitaplar olduğunu belirtmek isterim. İyilikle kalın...
Edebiyat
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
·
474 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Promotheus'un insanlara ateşi taşıması hikayesini hatırlattı bana. Onunla kıyaslanacak bir suç da diyebiliriz belki aynı zamanda. Uyuyanları uyandırmak her zaman olumlu karşılanmaz, bazen uyandırma diye dayak bile yiyebilirsiniz. 😅 Alıntılarız dikkatimi çekmişti zaten. Şimdi listeme almak farz oldu. Kaleminize sağlık... 🙏🏻👏🏻👏🏻
Umut durdu
Gönderi Sahibi
Evet güzel bir noktaya değindiniz. Kitapta da bu olaydan bahseder zaten. Benzer olaylar diyebiliriz. Tabii insanların aydınlanmasını istemeyen pek çoktu ve hâlâ da çok. Mustafa Kemal Atatürk o yüzden cahillikle savaşın da fiziki savaş kadar zor ve çetin olduğunu belirtmişti. Bazılarının tekerine çomak sokunca dayak da attılar hatta öldürdüler de. Okumanızı tavsiye ederim. Fakir Baykurt'un kalemini severim. Sizin de hoşunuza gidecektir bu kitap. İyi okumalar diliyorum. 🤓🧐📚📚
Çok güzel ifade etmişsiniz.. Yüreğinize kaleminize sağlık.. 👏🏻👏🏻 Küçük büyük demeden herkesin okuyup istifade etmesi gereken bir kitap.. Teşekkürler incelemeniz için.. 🙏🏻📚✨🍀
Umut durdu
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum efendim.. Okuma listemizde muhakkak yer alacak bir kitap bence de. Esen kalın 🤗🤓📚📚