·152 syf.····Okunma: 18 Kasım 2022 18:52 Tıpkı kitabın adındaki gibi hep birinci tekil şahısın başrolü oynadığı öykülerden oluşuyor bu kitap. Ve genelleme yapacak olursak, karakterlerin yaşamına kısa süreliğine girip çıkan kadınlardan ve sonrasında bıraktıkları küçük izlerden bahsediyor yazar.
Yazardan okuduğum ilk kitap. Hakkını teslim etmek gerek. Çok farklı işleyen bir zihni var. Çok yaratıcı. Ve entellektüel birikim satırlardan okunuyor. Gerçeklik ile gerçeküstü öğeleri kullanması benim açımdan ilgi çekici. Yormayan, sakince okunacak öyküler. Anlatım genel olarak kolay anlaşılır bir dil üzerine kurulu. Buna rağmen öykünün içinde sürekli bir dipnot varmış gibi düşünmenize neden olacak açıklama bölümleri göze çarpıyor. Hani şu yazdım ve anlamayı okura bıraktım sakinliği var ya, işte o yok:)
Anlatıcıların ağzından dökülenlerle sizin okuyup hissettiklerinizin birbirini tutmaması da garip bir şey. Bu kitapta en çok yaşadığım duygu buydu sanırım. Yani, anlatıcının “insanın yüreğini derinden, şiddetli bir şekilde sarsan” dediği yerde yürek sarsan bir şey görememek gibi.. “Dolambaçlı yaşamımın bir parçası” dediği yerde bir dolambaç olmaması gibi..Kelimeler özenli, güzel, ama havada asılı kalıyormuş gibi bir his...
Gözüme çarpan başka bir ayrıntı da, kalabalık eden ne kadar çok cümle olduğu..Özellikle ilk öykülerde muhabbet uzuyormuş gibi hissediyorsunuz, nereye varacak bu paragraf acaba diyorsunuz, varmıyor. Ve aynı öykü içinde bir sayfada hayran kaldığınız yazarı, başka sayfada çok basit buluyorsunuz. Acemi öykücülerin kitaplarında rastlanabilecek bir durum.
Sonuç olarak, çok iyi bir başlangıç yapamadık Murakami’yle. Yazarın sevenleri bu kitabın iyi bir başlangıç kitabı olmadığını söyleyerek beni başka kitaplarını okumaya cesaretlendirdi. Eğer yeni başlayacak olanlarınız varsa en fazla gelen öneri #k:2993.
Keyifli okumalar dilerim..