Gönderi

Saflık
9/10
·779 syf.··
2023 28. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2023 00:16
Budala, İdiot hatta Aptal olarak da bilinen Dostoyevski nin en kalın romanlarından biridir. Kitabı Dosto, İsviçre, İtalya ve Almanya da da yazmıştır. İlk bölümü İsviçre nin Cenevre kentinde oluşturmuştur. Almanya da devam etmiş, Floransa da da yazımını bitirmiştir. Roman için hazırlık defterleri(3 adet) Rus Hükümeti tarafından itina ile saklanmış ve 1931 de halkın ziyaretine açılmıştır. Taslak ve el yazmaları ne yazık ki günümüze kadar gelememiştir. 2003 yılında yayımlanan 10 bölüm 50 şer dakikalardan oluşan Bortko yapımı dizisini bu arada bitirdim. İncelememi de bunun arkasına yazayım dedim. Çünkü bende oturmayan bazı kısımlar vardı. Diziyi izledikten sonra çok daha iyi oturdu. Dizi bence hem oyunculuklar, hem sahne, hem de gerçeğe yakın asıl metinden kopmama açısından değerlendirecek olursak, kusursuza yakındı. Emek vererek, değer vererek Rusya Hükümetinin yapımcıya özel ricası ile yapılmış bir diziymiş. Dizinin girişinde de bu belirtiliyor. Ayrıca girişinde yine Dosto nun otururken çekilmiş bir fotoğrafı mevcut. Dizi ile bir bütün olarak bu kitap bence değerlendirilebilir. Neden derseniz. Çünkü kitapta sizde okuyunca anlayacaksınız ki, çok fazla uzun isim var, çok fazla karakter var, her ismin farklı söyleniş biçimi var, geçmişe gidip gelmeler var, kültür olarak da zaten duruma pek aşina değiliz, Generaller Prensler, varda var yani, bir şekilde yukarıda da belirttiğim gibi bazı parçalar tam oturamıyor, kalın bir kitap, tek solukla da okunamayacağından dolayı, araya giren zamanlar anında unutmalara sebep oluyor, bu nedenle diziyi kitabı daha iyi anlamak istiyorsanız kesinlikle izleyin. pişman olmayacaksınız. Kitabı Dosto 4 ana bölümden oluşturarak yazmış. O nedenle bende kısaca şekilde değinmek istiyorum konuya. Prens Mişkin öncelikle şunu belirtmem lazım ki; bende en iyi kitap karakterleri listesine adını yazdırdı. Epilepsi hastası bir karakter. İsviçre den tedavisini tamamlayıp, yurduna geri dönüyor. Nastasya Filippovna da yine herkesin beğendiği o güzeller güzeli kadın olarak kitabın ilerleyen sayfalarında resmediliyor. Dizideki oyuncuda gerçekten çok güzeldi. Güzel bir oyuncu seçimi yapmışlar. Mişkin, trende genç bir tüccar olan Parfyon Rogozhin ve hikayesini ustaca anlattığı emekli bir memur olan Lebedev ile tanışır. Bu tanışıklık durumu kitabın son sayfasına kadar devam eder. Aralarında bu üçlünün gayrisamimi, Prens Mişkin saflık derecesindeki körlük derecesindeki iyi niyetten dolayı devam eder. Parfyon Rogozhin in de Nastasya Filippovna ya aşık olduğunu öğrenen Prens imiz, ilerleyen sayfalarda da kendisi de onun bir portresini görünce, bu aşk kervanına o da katılır. Kitabın bana kalırsa ana konusu bu aşk üçgenidir. Mişkin, bir uzaktan akrabalık bağının olduğu General Epanchin in eşinin evine gider. Bir diğer önemli karakter Aglaya ile işte o esnada tanışır. Aglaya, General in üç kızından biridir. Onun saf, iyi niyetli, masum hayata bakışı ilk başta Aglaya yı üzse de daha sonradan Mişkin e aşık olur. İkinci önemli üçgen de işte burada oluşur. Aglaya, Mişkin ve Nastasya üçgeni. Kitabı sonuna kadar okuyan herkes ne Aglaya yı, ne de Nastasya yı tam olarak anlamayacaklardır. Zaten onların kafalarındaki bu belirsizlikler kitabın sonunda kendi olumsuz sonlarını da hazırlamış oldu. Aglaya nın ki tabi biraz farklı. İnsanları bence son bir kez ne diyecek diye dinlemek, konu her ne olursa olsun şart. Yalan söyleyeceğinden emin olsan bile dinlemek lazım. Kadını para ile satın alma mevzusu vardı. Tabi birde kadına şiddet mevzusu. Kitapta bu o dönemde Rusya da gerçekten olabilecek bir şey miydi, tabi bilemiyorum. Ama Dosto yazdığına göre, olabilecek bir şeydir kafasıyla bakacak olursak, geçmiş kültür yapısı olarak Ruslara benzer bir altyapımız varmış. Onu anladım. Mişkin in Rogozhin in evinde gördüğü tablo Hans Holbein jr. in ünlü Ölü İsa Tablosudur. Bu tabloda İsa hiç kimsenin yapamadığı kadar iyi tasvir edildiği bir tablosudur. Bu tablo 1522 yılında yapılmıştır. Holbein in en korkunç eseridir. İsa burada bir cesettir. Yani çürümeler falanda portrede resmedilmiştir. Dosto nun eşi Anna, eşim üzerinde ezici bir etki bıraktı ve sanki şaşırmış gibi önünde durdu ,telaşlı yüzünde, bir sara krizinin ilk dakikalarında birden çok kez fark ettiğim o korkmuş ifade vardı demiştir. Gerilimli bir bölümde geçtiğini düşünürsek, bu tesadüf değildir yani. Rogozhin ile olan gerilimli bölümler kitapta bence çok iyiydi. Rogozhin in gözleri, Mişkin in korkusu sanki gözlerimin önüne geliyordu. Yine kitapta Dosto nun ne kadar büyük bir Aleksandr Puşkin hayranı olduğunu da ona ait bir şiire kitapta yer vermesinden anlayabiliriz. Ayrıca baş harflerinin Nastasya Filippovna ya çıkması ayrıntısı da mükemmeldi. Mişkin'in hem Aglaya, hem de Nastasya ile konuşmaları beni heyecanlandırdı. Romantizm bakımından çok tatmin edici idi. Kesinlikle romantik kitapları sevenlerde kitabın yazarı Dosto deyip, kitabı elemesin. Bu açıdan da okunabilir bir kitaptı. Lizaveta Prokofievna karakteri de, yani Aglaya nın annesi ve generalin eşi, mükemmel bir tutucu anne, olgun, saygı duyulan, herkesin düşüncesini merak ettiği, danıştığı, çocuklarına sahip çıkan, onların geleceklerini merak eden bir Rus kadını olarak önemli bir karakterdi. General babadan daha aktif, daha söz sahibi, daha çocuklar ve ev üzerinde etkisi olan bir karakterdi. Türk kadınlarına da benzettim. Kitaba iki açıdan baktığımda çok beğendim ; birincisi saf, iyi niyetli, hassas kalpler öyle yada böyle bu dünyada kaybeder. İkincisi de bu tip insanlar, toplumun gözünde en tehlikeli insandan bile kötü görünürler. Çünkü bu insanların basit bir hatası bile, o tehlikeli insanların orta seviyede yaptığı ve daha zararlı olabilecek hatalarından daha büyük görünür. Bu kitapta bunları bir kez daha gördüm. Özellikle kitaptaki kadınların bu hassas kalp üzülmesin, onu üzmeyelim diye, bir şekilde ondan kaçmaları bile bu mağlubiyetin göstergesi. Sonunu özellikle çok beğendim. Spoiler olmaması açısından yorum yapmayacağım ama hem bağlama, hem de mesajı iletme açısından çok çok iyiydi. 21 kere film, 4 tiyatro, 7 opera,2 bale, 6 kere de dizisi çekilmiştir. Rusya harici, İtalya, Almanya, Fransa, Japonya, Brezilya, İngiltere, İspanya, Hindistan, Polonya ve Estonya yapımları mevcuttur. Dediğim gibi 2003 yapımı İdiot isimli Rus yapımı diziyi öneririm. Bence belirttiğim gibi kusursuzdu. Floransa ya gidenler olursa kitabın yazıldığı evi görebilirler. İncelemelere fotoğraf ekleme olsaydı İsa ve bu evi eklemek isterdim. Rusya'da Ateizm ve Hristiyanlık ile ilgili de yine bu kitaptan bilgiler öğrenmek mümkün. Mişkin e bu konu ile ilgili uzun bir cümle yazmış Dosto. Ayrıca Dosto nun da çok şiddetli bir epilepsi hastası olduğunu bilmekte fayda var. Doktoruna şöyle demiştir: "Bu epilepsi beni alıp götürerek ve her şey sona erecek... Hafızam tamamen zayıfladı. Artık insanları tanımıyorum... Delirmekten veya aptallığa düşmekten korkuyorum.'' Kitabın adının nereden geldiğini de bu şekilde anlamışsınızdır. Prens Mişkin aşağılayıcı anlamda bir " aptal " olmadığının tamamen farkında olsa da , bazen özellikle şiddetli nöbetler sırasında zihinsel durumuyla ilgili olarak bu kelimenin uygunluğunu kabul eder. Ara sıra, semptomların kronik olduğu ve gerçekten "neredeyse bir aptal" olduğu, bir İsviçre sanatoryumuna kapatılmadan önceki anlatı öncesi döneme atıfta bulunmaktadır. Paradoksal olarak, hastalığın bazı yönlerinin zihinsel yetilerinin yoğun bir şekilde yoğunlaşmasıyla yakından bağlantılı olduğu ve daha yüksek ruhsal meşguliyetlerinin gelişmesinin önemli bir nedeni olduğu da gözükmektedir. Budala kitabı benim 3. Dosto kitabım oldu. Suç ve Ceza ve #k:126. 3 kitabın bendeki ortak noktası şu: Yazar kendinde olmayanı yazmıyor. Hep kendi yanlışları, hastalıkları, eksiklikleri vs üzerinde oluşumlar içinde. Kesinlikle ben Dosto realist bir insan olduğuna inanıyorum ve de kendini de eleştirebilen bir adam olduğuna inanıyorum. Kitaba Puanım 9.
Edebiyat
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,5bin okunma
··
14,3bin Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ellerinize sağlık yine güzel bir inceleme olmuş 🍂
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Teşekkürler Melek 😇
Kaleminize, yüreğinize sağlık hocam. Ben kitaba devam etmekteyim. Fyodor Dostoyevski mükemmel bir yazar. Ben yazarın en çok Karamazov Kardeşler beğenmiştim. Mutlaka okunması gereken bir baş yapıt. Ama Budala yı okuyunca anladım ki. Yazarın tüm eserleri mükemmel ötesi. 2003 yapımı idiot dizisini de mutlaka izlemeye çalışacağım. Youtube da vardır inşallah.
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Ôneririm diziyi.
sonunu begenmedim dedim ama haksızlık etmeyeyim ;) ya da saygısızlık bu büyük esere.Son, duygusal açıdan çok zorlayıcı ancak edebi açıdan mükemmeldi. Ben klasik bir peri masalı sonu bekliyor ve istiyorken, garibin yüzü şimdi gülecek diye beklerken, Rus gerçekliğinin ve insan ruhunun karanlık derinliklerinin içine fırlatti. Keşke gerçekten "Budala" olsaydı ama o dünyanın normlarına uymayan, çok ileri bir ahlaki seviyede yaşayan biriydi. Ve maalesef, Dünya bu seviyeyi kaldıramamış.
ben de sonunu beğenmedim ;) hep ikilemler , gel hitler , aman güzel birşey olsun diye beklerken ;((( ama güzel bir kitap, ama ilk başlar daha çok sardı beni , . Klasik Rus eserlerinde olduğu gibi bunda da en büyük sorun isimleri karıştırmak,
Dizi hangi platformda?
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Rusça akıllı altyazı ile izledim.
Reklam
Bu inceleme için çok teşekkür ederim, kitabın ilk bölümünü okudum, ağır geliyordu bir şeyler oturmamıştı, incelemeyi okuyunca oturdu, teşekkür ederim tekrar. 🌸
Emre Bulut
Gönderi Sahibi
Rica ederim. Ne mutlu bana 😇