·328 syf.····Okunma: 25 Ağustos 2023 15:08 Wulf Dorn Alman yazarının okuduğum ilk romanı ve ben sanırım yanlış kitapla başladım. Yazarın Psikiyatrist kitabının yorumlarına bakılacak olursa daha güzel olduğu söyleniyor.
Polisiye gerilim tarzı sevenlerin eli ister istemez gidiyor bu kitaba da. Uzun süre kitaplıkta okunmak için bekliyordu keşke beklemeye devam etseydi diye düşünüyorum bitirince de. Okuduğuma, kitaba verdiğim zamana acıdım çünkü.
Kitap tamamen hayal kurgu, distopik gibi . Laura Schrader adlı kadının deli saçması kafasından uydurduğu bir hikayeyi kitabın başından sonuna kadar psikolog Robert’e anlatmasıyla bitiyor.
Tamam içinde gerçek dünya da yaşanan çocuklara yapılan haksızlıklar, tecavüz, ihmal, küçük yaşta çalışma, açlık vs. var.
“Dünyanın bir yerinde çocuklar duvarlara deve boku yapıştırıyor. Tezgahlarda halı döküyor. Ya da çöpleri karıştırıyor. Ve bu bir oyun değil”
Çocukluklarını yaşayamayan, oyun oynama yaşında dünyanın kötülüğü ile karşılaşan, ağır travmalar yaşayan çocuklar var malesef yazarın anlattığı hikayelerin hepsi birbirinden acı, yürek sızlatan cinsinden. Gerçek hayat öyküleri gibi günümüzde de duyup bildiğimiz artık şaşırmadığımız tarzdan. Ama yazar bu hikayeleri birleştirip kurgulayıp bir gerilim romanı yapmaya çalışmış Travmalıların İntikamı... Kimden peki yetişkinlerden. Bütün yetişkinler ölsün dünya sadece çocuklara, saf masum çocuklara kalsın. Ama nasıl küçük çocuklar? tıpkı göçmen kuşlar gibi, ya da balık sürüsü gibi hepsi birleşerek hareket edip, telapati yoluyla anlaşarak, tüm bir köyü öldürüyor yok ediyor. Hamile bir kadının içindeki çocuğun da onlardan olduğu sanrısı ile bu kurgu kitapta anlatılıyor. Karnında ki çocuğun kendisi ile konuştuğunu, bazı şeyler gösterdiğini, olaylar gösterdiğini, bu olaylar dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan olaylar olduğuna inanıyor. Kadının ise öyle büyük bir travması yok , hamile kalıp bir çocuğun sorumluluğunu alma korkusu insanda böyle bir travma, halüsinasyon, stresten kaynaklı, paranoya yol açmaz dedirtiyor.
Yetişkinlerin olmadığı bir dünya... Dünyayı kirleten, savaşlar çıkaran, çocukları sömüren, istismar eden ya da ideolejiler aşılayan kimsenin kalmaması. Her şeyin çıkış noktasına dönüp sıfırdan başlaması. Her çocuk istediği kadar dirensin, günün birinde o da büyüyecek, Peter Pan’ın Düşler Ülkesi değil diyor yazar gerçek dünya farklı. Vermek istedigi mesajlar çok güzel anlayabilene tabii.
Ama sonuç olarak 315 son sayfayı da okuyunca Eee ne oldu şimdi diyorsunuz. Konuyu güzel bağlayamamış, tam bundan dolayı imiş diyorsun kafa karıştırıcı bir sayfa ile son bulmuş oluyor. Nedenini, niçinini anlamadığız gibi kafanızda bir sürü soruyla kalakalıyorsunuz. Elde var sıfır. Tavsiye edebileceğim bir kitap değil ama yine de siz bilirsiniz.
Keyifli okumalar...