Gönderi

"Madem ben henüz dışarı çıkamıyorum, bari bahar içeri gelsin."
7/10
·68 syf.··
2023 36. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2023 22:45
Stefan Zweig , eserlerinde sıklıkla ele aldığı kırılgan, hassas ve narin insanları ilk olarak işlediği romanı "Kızıl". Kızıl hem varoluşsal sıkıntılar çeken, hassas ve kırılgan karakterinin oluşumunun başladığı yer hem de kendisinin gençlik dönemi yapıtlarından birisidir. Konusu itibariyle de aslında yazar karakteri hakkında oldukça bilgi vermektedir. Kısa hikayesinde yazar, taşrada yaşamını sürdürmüş olan ancak tıp okumak için Viyana'ya gelen Berger'i ele alıyor. Berger daha 17 yaşında ve bu yaşına kadar sadece kendi küçük dünyasında yaşamış, ilk kez sevdiklerinden ayrılmış bir karakter. Viyana ise hem büyüklüğü hem de içerisindeki insan çeşitliliği ile gözüne gaddar ve acımasız gelir.  Hikaye her ne kadar yazarın gençlik dönemi eserlerinden olsa da ben doğru zamanda okuduğumu düşünüyorum. Karakter gelişimini görmek bir yana aslında yazarın derdini, anlatmak istediği sorunu, durumu daha iyi anladığımı düşünüyorum.  Berger büyük şehre uyum sağlamak konusunda büyük bir sıkıntı yaşar. Arkadaş edinir ancak karakteri ve fiziksel özellikleri bakımından kimse tarafından ciddiye alınmaz "çocuk" olarak kabul görür. Zweig özellikle Berger üzerinden taşradan büyük şehre göç eden kişilerin yaşadığı ikilemi bu kısa hikayesinde güzel ele almış. Türkiye de, aslında taşradan büyük şehre göç konusuna yabancı değil. Dolayısıyla hayal kırıklığı, çaresizlik, korku, güvensizlik, uyum sağlama çabası ve tabiri caizse kalabalıklar içerisindeki yalnızlık duygusu zaman zaman kendinizden izler bulacağınız duygular olmaktadır.  Kitabı okurken çoğunlukla hüzünlendim. Yaşadığı gelgit, o çaresizlik gerçekten çok zordu. Bilhassa da var olmaya çalışmak, uyum sağlamak için yaşadığı bocalama... Belki büyük bir çoğunluğumuz büyük şehirlerde büyüdük, okuduk ancak insanın bu duyguları yaşaması için illa taşradan büyük şehre göç etmesine gerek olmadığını bir kez daha fark ediyorsunuz. Çünkü uyum sağlama ve var olma çabalarımız iş yerlerimizde, arkadaş çevremizde yeri geldiğinde ailemizde yaşadığımız duygulardan olmaktadır.  Kitabı son bölümlerine kadar severek ve keyifle okudum. Ancak son bölümde Berger'in duygularının başka bir şekilde gelişmesi açıkçası beni biraz düşündürdü. Konu tasvip edip etmemekten ziyade acaba bu şekilde mi ele alınmalı ya da doğru mu diye düşünürken rahatsız olduğum durum oldu. Bu durumda okuma keyfimi kaçırdı. Okuduğum için pişman değilim ancak bu yüzden tavsiye edip etmemek noktasında kararsızım.  Bu kitabı sevgili nalkan okuyup incelemişti. Bende kendisinin yazdığı şahane inceleme(#102888690) üstüne listeme ekleyip, aldım; okumak şimdiye kısmet oldu.
Edebiyat
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
··
1.021 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yelizz
Gönderi Sahibi
Güzel yorumunuz için bende teşekkür ederim 😊 aslında kitabı bitirdikten sonra incelemeyi yazarken oldukça düşündüm bu konu hakkında fakat sanırım duygusal olarak daha yakın baktım ben. Ancak sizde düşüncelerinizde haklisiniz.
Her zamanki gibi kitabı bütün boyutlarıyla ele alan bir inceleme olmuş. Ben de sizin rahatsızlık duyduğunuz konudan rahatsızlık duymuştum. Fakat kitabın yazıldığı dönemi, sosyal ve kültürel yaşamı göz önünde bulundurarak bu konunun değerlendirmesini okura bırakmıştım. Tüm bunlara rağmen Berger'in hikâyesi gerçekten hüzün verici bir hikâye. Güzel düşünceleriniz için çok teşekkür ediyorum. Kaleminize ve yüreğinize sağlık.🙏📚